"Beni hiç hatırladın mı? Ben seni hiç unutmadım. Mutluluk yanımızdan gelip geçti..."
Kadir İnanır ve Hümeyra’nın başrollerini paylaştığı, yönetmenliğini Ömer Kavur'un üstlendiği 1981 yapımı unutulmaz Kırık Bir Aşk Hikayesi filminden.
Kadir İnanır bi hesreta aşitîyê ji nav me barkir; Ji bo ku aşitîyekî bi rumet û maînde pêk bê û Pirsgirêka Kurd çareser bibe gelek cat u xebat kir. Gelê Kurd vê keda te ya pîroz û sekna te ya bi rumet tu car ji bîr nake! Dewr u daim be! Tatar Ramazan.
İsveç'te, bir konserin sonlarına doğru "Artık konserin sonunu getirmeyelim mi? Geç oldu evine gitmek isteyen olur." dedim. Kalabalıktan, karanlığın içinden bir mülteci belki bir göçmen arkadaşımız "Mala me tune ye."(Bizim evimiz yok) dedi. Benim de aklıma bir filozoftan okuduğum bir söz geldi: "Dil evimizdir." Kürtçe evimizdir. Nereye gidiyorsak taşıyoruz o evi, sürekli değiştiriyoruz. Bir coğrafyaya sabit değil artık, bir coğrafyayla tanımlı değil. Kürtler nerdeyse Kürtçe konser nerede yapılıyorsa, Kürtçe edebiyat, Kürtçe şiir nerde tınlıyorsa, orası bir tür "Kürtçenin evi" oluyor artık.
OT Dergi @otdergi
Li Swêdê, ber bi dawiya konserekê min got: "Ma em êdî dawiyê li konserê neyînin? Dereng e, dibe ku kesên bixwazin herin mala xwe hebin." Ji nav qerebalixê, ji nava tariyê hevalekî me yê penaber, belkî jî koçberekî, got: "Mala me tune ye." Gotineke ku min ji feylesofekî xwendibû hate bîra min: "Ziman mala me ye." Kurdî mala me ye. Em bi ku ve biçin jî, wê malê bi xwe re dibin û her tim wê diguherînin. Êdî ne girêdayî coxrafyayekê ye, bi coxrafyayekê nayê sînorkirin. Kurd li ku derê bin, konsera Kurdî li ku bê çêkirin, edebiyata Kurdî, helbesta Kurdî li kîjan derê deng vede, êdî ew der dibe cureyekî "Mala Kurdî".
Kovara OT'ê
Dönemin Türk devlet gerçeği ile Dersim'in Kürtlük açısından taşıdığı tarihsel-toplumsal anlamı kavramak açısından öğretici bir yazı
Dersim Katliamı’nın kilometre taşları: Tanzimat, İttihatçılık ve Kemalizm | Sedat ULUGANA yazdı.. https://t.co/GcumovhxYB
Son dakika haberi;
Kürdistan İnsan Hakları Ağı, Perşembe sabahı idam cezasına çarptırılmış üç siyasi tutuklu olan #Nasır_Bekirzede, #Kerim_Yakubpour ve #Mihrab_Abdullahzade'nin Urumiye Cezaevi'nden ayrı ayrı bilinmeyen yerlere nakledildiğini ve bu raporun hazırlandığı ana kadar+
Atanmış muhalif Yıldıray Oğur, KHK ve ihbar listeleri hazırlayıp bizi üniversiteden atan ekip ve başını bir güzel yağlamış. Boş küme Akif Beki de bu ekibi Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü'nü kapatmaya çalıştıklarında -beni hedef göstererek- aklamaya girişmişti. Oğur ve Beki bunlara dikkat etsin. Ekibin internette silmeyi unuttuğu linklerden hep beraber ölmüş hocaefendilerine bağlanırlar sonra. Yani "Çû heyfa bavê..."
Bu ekip Oğur'a yazdırdıkları gibi Jaba Arşivini getiren değil, aksine arşivin kopyasının getirilmesine karşı çıkan ekip. Merhum Kadri Yıldırım'ın başında olduğu heyet, Azerbaycanlı bir Kürt işinsanının katkısıyla arşivin kopyasını Mardin'e getirmişti. Ama arşiv atıl kaldı. Dijital kopyalarını güç bela edinebildik. Sonra hendek-barikat savaşı başlayıp yeni bir barbarlık çağına geçilince Oğur'un yeni kankaları enstitüye el koyup onu iyice devlet Kürdolojisine çevirdiler.
Oğur hızını alamamış her sene akademik sıralamada sonuncu olan okula "Eton College" deyivermiş. Ne kadar da Batılı bir sağcı! Ama mister, Hevrîn Xelef'i katleden Ahmad Ihsan Fayyad al-Hayes de dahil olmak üzere çok sayıda şeriatçı terörist bu "üniversite"den mezun edildi! Onu da söylesene. 20 kadar Barış İçin Akademisyenler üyesi akademisyen ile Kürdistan'ın diğer parçalarından gelen 10 kadar ünlü Kürdolog ve 30 kadar uluslararası, kadın ya da Alevî akademisyen ihraç, yıldırma veya onur kırıcı muamele ile o okuldan atıldılar. Mahkeme kararları ile işlerine dönen KHK'lı arkadaşlarımız tekrar tekrar atıldılar. Deyiver hele!
Beyt:
Taşraya geldi deyü ol mülevvis hâmeye
Cümle dâbbe ü mekesân pervâne olısar
Silav û rêz dema we xweş be. Hesabê min ê sêyemîn jî hat girtin (Li Tirkiyeyê hat astengkirin).
Ez ê li ser vî hesabê xwe berdewam bikim. Ez li benda piştgiriya heval û dosta me.