@FBBasketbol takımımızdan sorumlu Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın @cemciritci, kendisi için küçük ama bir FENERBAHÇE taraftarı olan BENİM için çok büyük bir adım atmış ve nezaket göstererek twitime cevap vermiştir. Kendisine sonsuz teşekkür ediyorum. Birlikte nice başarılara💛💙
@odinerites Ya arkadaşlar bu @FBBasketbol’u yaratan kim ? Bu müthiş başarıları kazandığımız Ülker Arena’yı bize kazandıran kim? Ve Obrodovic gibi bir duayeni getirerek çıtayı daha da yukarı çıkaran kim; AZİZ YILDIRIM… Şimdi Aziz Başkan bu takıma zarar verdirir mi Allah aşkına
🗳️ Sayın Aziz Yıldırım, Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantımızda aldığı 17.245 oyla Kulübümüzün Başkanı seçilmiştir.
🟡 Aziz Yıldırım: 17.245
⚪️ Hakan Safi: 9.927
Fenerbahçe Beko’daki yöneticilik sürem bugün itibarıyla sona eriyor.
Bu sezon 70’ten fazla maçta bu takımın yanında olmak; her salonda, her deplasmanda, her sevinçte ve her zor anda bu armaya hizmet edebilmek benim için tarifsiz bir gururdu.
B��yük Fenerbahçe taraftarına, sahada son ana kadar mücadele eden oyuncularımıza, teknik ekibimize, gecesini gündüzüne katan idari ekibimize; bana bu sorumluluğu taşıma fırsatı veren yönetimimize ve başkanımıza,daima arkamda duran Rams Türkiye ailesine ve Faruk Bülbül’e yürekten teşekkür ederim.
Birlikte sevindik, birlikte üzüldük, birlikte direndik.
Hatalarımız olduysa affola; niyetimiz de emeğimiz de mücadelemiz de hep Fenerbahçe içindi.
Bu şube, bu taraftar, bu ruh asla yalnız kalmaz.
Fenerbahçe Beko’nun yolu açık, hedefi büyük, inancı tam olsun.
Benim kalbim her zaman aynı yerde:
Bu armada, bu renkte, bu sevdanın içinde. 💛💙
Nice kupalara, nice zaferlere…
Fenerbahçe’de görev biter, sevda bitmez.
Unutulmamalıdır ki; bu armaya hizmet etmek bir makam değil, bir emanet meselesidir. O emaneti hakkıyla taşımak, günü geldiğinde de aynı sevgi, aynı saygı ve aynı vefayla devredebilmek en büyük erdemdir.
Kalbimle, emeğimle, vefamla; daima Fenerbahçe.
#YellowLegacy
Dün akşam oynanan Anadolu Efes - Fenerbahçe Beko maçında yalnızca skoru değil, oyunun nasıl yönetildiğini de konuşmak zorundayız.
Bir basketbol maçında 83 serbest atış, 66 takım faulü ve sürekli duran bir oyun varsa, burada mesele artık sadece “sert mücadele” değildir. Böyle bir tabloda hakem standardı, temas kriteri ve kararların oyunun akışına etkisi doğal olarak sorgulanır.
Özellikle play-off seviyesinde oynanan kritik bir maçta düdüklerin ritmi; oyuncuların sahada kalma süresini, takım rotasyonlarını, maçın psikolojisini ve serinin dengesini doğrudan etkiler. Bu nedenle “iki tarafa da faul çalındı” demek tek başına yeterli bir açıklama olamaz.
Asıl mesele faul sayılarının kâğıt üzerindeki eşitliği değil; o faullerin ne zaman, hangi temaslara ve hangi standartla çalındığıdır.
Fenerbahçe Beko’nun uzun rotasyonunda Jantunen, Melli ve Birch’in beş faulle oyun dışı kalması, pota altındaki temas standardının nasıl uygulandığı sorusunu beraberinde getirmektedir. Aynı temaslara iki tarafta da aynı düdük çalındı mı? Hücumda ve savunmada kriter gerçekten eşit miydi? Kritik anlarda verilen faul, hücum faul, devam kararı ve sportmenlik dışı faul değerlendirmeleri aynı hassasiyetle ele alındı mı?
Nicolo Melli’nin sakatlandığı sert temas başta olmak üzere, oyunun akışını ve Fenerbahçe Beko’nun rotasyonunu doğrudan etkileyen pozisyonların hangi kriterle değerlendirildiği kamuoyuna açıkça anlatılmalıdır. Çünkü bu seviyede mesele yalnızca bir düdük değildir; bir oyuncunun sağlığı, bir takımın emeği ve bir serinin kaderidir.
Fenerbahçe Beko’nun talebi ayrıcalık değildir.
Talep edilen şey çok nettir:
Aynı temasa aynı düdük. Kritik pozisyonda aynı standart. Sertliğe değil, adalete izin veren bir yönetim.
Dün akşam ortaya çıkan tablo, Türkiye Basketbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu tarafından detaylı şekilde incelenmelidir. Özellikle kritik faul kararları, sportmenlik dışı faul kriterleri, pota altı temas standardı ve maçın son bölümündeki düdük dengesi kamuoyu nezdinde tatmin edici biçimde açıklanmalıdır.
Fenerbahçe Beko sahada mücadele eder; kazanırsa da kaybederse de emeğe saygı duyar. Ancak bu takımın sezon boyunca verdiği mücadelenin, oyuncularının sağlığının ve alın terinin tartışmalı kararların gölgesinde kalmasına sessiz kalınamaz.
Bu seride kazananı düdükler değil, alın teri belirlemeli; çünkü Fenerbahçe Beko’nun emeği hiçbir hakem kararının insafına bırakılamaz.