Rusyanın erkekleri İstanbul sokaklarında içip sıçıp konserlerde eğlenirken Putin o** evladı cepheye Türkleri sürüyor. Azınlıkları ve müslümanları cepheye sürüp resmen etnik temizlik yapıyor. Rusyadan nefret etmeyen kendisine Türk demesin.
AK PARTİ, CHP, MHP, İYİ PARTİLİ BELEDİYELERDEN MİLYONLARCA LİRA KEDİ VE KÖPEK YEMİ ALAN AMA DEVLETE ORANTILI ŞEKİLDE VERGİ BEYANINDA BULUNMAYAN ŞİRKETLER-2
2013 yılında Nuri Gündüz tarafından "ASRAN İNŞAAT EĞİTİM TURİZM HİZMETLERİ VE İHTİYAÇ ÜRÜNLERİ İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" unvanıyla kurulan şirket, 27 Mayıs 2020 tarihinde dikkat çekici bir isim değişikliğine giderek faaliyetlerini "A Z DESTEK HİZMETLERİ VE İHTİYAÇ ÜRÜNLERİ EĞİTİM TURİZM YEM SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ" adı altında sürdürmeye başladı. Şirketin isim değişikliğinin ardından belediyeler tarafından açılan kedi ve köpek yemi ihalelerinde önemli bir pay elde ettiği görülüyor.
Kamu İhale verilerine göre şirket, 2020-2025 yılları arasında belediyeler ve kamu kurumlarından toplam 136 milyon 483 bin 268 TL tutarında kedi ve köpek yemi ihalesi aldı. Bu tutarın siyasi dağılımına bakıldığında, ihalelerin 68 milyon 883 bin 358 TL'lik bölümünün CHP'li belediyelerden, 63 milyon 246 bin 483 TL'lik bölümünün AK Partili belediyelerden, 1 milyon 286 bin 200 TL'lik bölümünün MHP'li belediyelerden, 393 bin 280 TL'lik bölümünün İYİ Partili belediyeden, 1 milyon 721 bin 947 TL'lik bölümünün kayyum atanan belediyelerden ve 952 bin TL'lik bölümünün ise Artvin İl Özel İdaresi'nden geldiği görülüyor.
Şirketin özellikle son iki yılda AK Partili belediyelerden aldığı ihalelerde belirgin bir artış yaşandığı dikkat çekiyor. AK Partili belediyelerden elde edilen toplam 63 milyon 246 bin 483 TL'lik ihale tutarının 36 milyon 452 bin 776 TL'lik kısmı son iki yıl içerisinde gerçekleşti. Bu dönemde şirketin en yüksek tutarlı sözleşmeleri 23 milyon 785 bin 151 TL ile Isparta Belediyesi ve 12 milyon 667 bin 625 TL ile Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen ihaleler oldu.
Öte yandan şirketin kamu ihalelerinden elde ettiği iş hacmi ile vergi beyanları arasındaki ilişki de dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor. 2020-2025 yılları arasında toplam 136 milyon 483 bin 268 TL tutarında yalnızca kedi ve köpek yemi ihalesi alan şirketin vergi levhalarında yer alan kurumlar vergisi beyanlarına göre; 2020 yılında 51 bin 149 TL matrah ve 12 bin 572 TL tahakkuk, 2021 yılında 103 bin 535 TL matrah ve 25 bin 883 TL tahakkuk, 2022 yılında 316 bin 753 TL matrah ve 72 bin 853 TL tahakkuk, 2023 yılında 1 milyon 294 bin 845 TL matrah ve 323 bin 711 TL tahakkuk, 2024 yılında 2 milyon 413 bin 254 TL matrah ve 603 bin 313 TL tahakkuk, 2025 yılında ise 7 milyon 954 bin 826 TL matrah ve 1 milyon 988 bin 706 TL tahakkuk beyan edildiği görülüyor.
Şirketin kamu kurumlarıyla yaptığı sözleşmeler 2026 yılında da devam ediyor. İhale kayıtlarına göre A Z Destek Hizmetleri ve İhtiyaç Ürünleri Eğitim Turizm Yem Sanayi Ticaret Limited Şirketi, 2026 yılının Ocak ayından bugüne kadar toplam 40 milyon 88 bin 67 TL tutarındaki ihalelerin sözleşmesini imzalamış durumda. Bu rakam, şirketin son yıllarda kamu kurumlarından aldığı kedi ve köpek yemi ihalelerindeki ağırlığını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Sn @basdegirmen32 , AK Parti Isparta Belediye Başkanı olarak seçildiğiniz 2019 yılından bugüne kadar toplamda 35 MİLYON 140 BİN 156 TL'lik kedi ve köpek yemi ihaleleri yapmışsınız. Bu ihaleler kapsamında 1342.9 TON yem almışsınız. Bu ihaleleri yıl yıl incelediğimde:
2019 Yılında 37 Ton kuru kedi ve köpek yemi için 142.250 TL,
2020 Yılında 62 Ton kuru yem için 566.905 TL,
2021 Yılında 270 Ton kuru yem için 2.218.400 TL,
2022 Yılında 244 Ton kuru yem için 5.636.450 TL,
2023 Yılında 51.9 Ton kuru yem için 1.946.631 TL,
2024 Yılında 350 Ton kuru yem için 10.653.000 TL,
2025 Yılında da 328 Ton kuru yem için 13.976.520 TL ödeme yapmışsınız.
Bu rakamlar ve satın alımlarda sizce bir tuhaflık yok mu?
Bir süredir muhalefet mahallesinde ilginç bir tartışma dönüyor.
Düne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politikada yalnızlaştığını söyleyenler, bugün Türkiye'nin bölgesel denklemlerde artan ağırlığını görünce bu kez farklı bir tez ortaya atıyor: "ABD Erdoğan’ı destekliyor."
Peki gerçekten öyle mi?
Yoksa asıl mesele, yıllardır karşı çıkılan politikaların sonuç vermiş olması mı?
Hatırlayalım...
Türkiye sınırlarının hemen ötesinde bir terör yapılanması oluşturulurken Erdoğan yönetimi askeri operasyon kararı aldı. O günlerde Batı medyasının manşetleri de, içerideki muhalefetin açıklamaları da büyük ölçüde aynı çizgideydi.
Libya tezkeresi Meclis'e geldiğinde "Türkiye'nin ne işi var orada?" denildi.
Karabağ'da Azerbaycan'ın haklı mücadelesi sürerken birçok kesim gelişmeleri uzaktan izlemekle yetindi.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik adımlar eleştirildi.
Suriye konusunda ise Ankara'nın güvenlik kaygıları küçümsendi.
Ancak bugün dönüp tabloya baktığımızda farklı bir gerçeklikle karşılaşıyoruz.
Türkiye, sahada ve masada etkili bir aktör olarak varlığını sürdürüyor.
Libya'da denklemin dışında değil.
Karabağ'da Azerbaycan zaferle çıktı.
Suriye'de Türkiye'nin güvenlik hassasiyetleri artık göz ardı edilemiyor.
Rusya-Ukrayna savaşında Ankara, hem Moskova hem Kiev ile konuşabilen ender başkentlerden biri olmayı sürdürüyor.
İşte bazı çevrelerin açıklamakta zorlandığı nokta tam da burası.
Çünkü yıllarca başarısız olacağı söylenen politikalar sonuç üretmiş durumda.
Uluslararası ilişkilerde kalıcı olan şey dostluklar ya da düşmanlıklar değildir. Kalıcı olan güç dengeleridir.
Bugün Washington'ın, Avrupa'nın ya da bölgedeki diğer aktörlerin Türkiye'nin tezlerine daha fazla kulak vermesi bir sempati meselesi değil; ortaya çıkan yeni jeopolitik gerçekliğin sonucudur.
Devletler güçlü gördükleri aktörlerle çalışır, sonuç alan liderleri dikkate alır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son yıllarda inşa ettiği etki alanı da tam olarak buradan kaynaklanıyor.
Kriz anlarında risk alabilmesi, uluslararası baskılar karşısında geri çekilmemesi ve uzun vadeli hedeflerden vazgeçmemesi onu sıradan bir siyasi figür olmaktan çıkarıp küresel ölçekte etkili bir lider konumuna taşıdı.
Bugün gelinen aşamada ise yeni bir hedef öne çıkıyor:
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonu.
Yıllardır Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmak istenen istikrarsızlık kuşağına karşı verilen mücadele, artık daha geniş bir stratejik çerçevenin parçası hâline gelmiş durumda.
Terör örgütleri üzerinden bölgeyi yeniden şekillendirmeyi amaçlayan senaryoların önemli ölçüde bozulduğu görülüyor.
Bu nedenle mesele sadece güvenlik politikası değildir.
Mesele, Türkiye'nin kendi geleceğini başkalarının planlarına göre değil, kendi önceliklerine göre şekillendirme iradesidir.
Belki de bazı çevreleri rahatsız eden asıl gerçek budur.
Çünkü ortaya çıkan tablo, yıllardır anlatılan "Türkiye kaybediyor" hikâyesiyle değil; Türkiye'nin sahada ve diplomaside elde ettiği kazanımlarla açıklanabiliyor...
Tarihin her noktasında Müslümanlar büyük bedeller ödemiştir ve bunun tek sebebi Müslüman olmaktır. Dün Bosna bugün Filistin, Doğu Türkistan. İsimler değişti ama hikayeler aynı. Dün unuttuk bugün tekrar ediyor. Aliya İzzetbegoviç'in de söylediği gibi; "Unutulan zulüm tekrarlanır."
Bodrum’u, Marmaris’i, Alanya’yı , Çeşme’yi falan kürt mafyaların ve rüşvet karşılığı halk plajlarını kürt çetelere peşkeş çeken belediyelerin elinden kurtarırsanız bu para içerde kalır
🗣️Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral İstanbul'da düzenlenen Kanye West konseri Hakkında;
🔹İstanbul’da sahnelenen Kanye West konseri, sıradan bir müzik organizasyonu olarak kabul edilemez.
🔹Kültür ve Turizm Bakanlığımızı, milletimizin manevi ve kültürel hassasiyetlerini ilgilendiren bu tür organizasyonlarda çok daha dikkatli olmaya davet ediyoruz.
🔹118 bin genç, para vererek inancımıza ve medeniyet değerlerimize aykırı söylem ve sembollerin sergilendiği bir gösterinin parçası hâline getirilmiştir. “I am a God” sözlerinin on binlerce kişi tarafından coşkuyla tekrar edilmesi üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir tablodur.
🔹Üstelik okültizm ve karanlık sembollerle anılan Michèle Lamy’nin de bu organizasyonun etrafında yer alması, meselenin yalnızca müzik ve eğlence olmadığını göstermektedir.
🔹Daha da düşündürücü olan ise, muhafazakâr kesimin de bu kültürel kuşatmanın bir parçası hâline gelmiş olmasıdır. Sahne ışıkları altında gençliğimize dayatılan bu yabancılaşmaya kimsenin itiraz etmemesi vahimdir.
🔹Bu milletin evlatları; küresel kültür endüstrisinin yönlendirmelerine değil, kendi medeniyet değerlerine sahip çıkmalıdır.
BU BİR YARDIM ÇAĞRISIDIR.
24 Mayıs’ta Türk Hava Yolları ile İzmir’den Afrika/Çad’a geldik. O günden beri 3 bavulumuz kayıp ve günlerdir hiçbir yetkili düzgün şekilde bizimle ilgilenmiyor.
İki arkadaş bütün kıyafetlerimiz, ilaçlarımız, gözlüğüm, maddi imkanlarımız, yardım organizasyonu için getirdiğimiz ekipmanlarımız ve temel ihtiyaçlarımız bavullarda kaldı.
Günlerdir aynı kıyafetleri giyiyoruz. Artık ne düzgün yemek yiyebiliyoruz ne hijyenimizi sağlayabiliyoruz. Şampuanımız, yedek kıyafetimiz, temel ihtiyaçlarımız bile yok. Afrika sıcağında fiziksel olarak tükenmiş durumdayız.
Benim göz numaram yüksek olduğu için görme problemi yaşamaya başladım. İlaçlarımızın tamamı bavullarda kaldı. Defalarca aramamıza rağmen sadece geçiştiriliyoruz. Sosyal platformlarda ses çıkmadığı sürece bir şey elde edilemeyeceğini anladık.
Burada gerçekten büyük bir mağduriyet yaşıyoruz. Lütfen sesimizin duyulmasına yardımcı olun.
#THY #TürkHavaYolları @TK_TR
🔴#İsrail, Filistinli bir şehidin naaşını teslim etti, ancak naaşın içine yerleştirilen bomba, yas tutanların arasında patladı. Bu tür bir vahşet tarihte eşi benzeri görülmemiş bir şey.
🔴Bu, İsrail terörizmidir. Dünyanın bilmesi için videoyu paylaşın.
Rahmetli Alev Alatlı hocam bir telefon konuşmamızda;
“Evladım bu milletin damarlarında hala göçebelik var. Dön, bayramlardaki yol hareketliliğine bak. Toplumun kodlarını anlarsın. O yüzden bu gerçeği göz ardı etmeden bilgi üreteceğiz.”
demişti.
Hocama Allah rahmet eylesin. Her şey hep, aslına rücu ediyor.
Kardeşim! Allah'a isyan olan yerde siyasi bir partiye itaat haramdır. Nerede duracağını partine göre değil Allah'a(cc) göre belirle!Kıyamet günü sana durduğun her yer gibi şehvet arenasına çevrilen gençlik şöleni de sorulacak. Beşerin iltifatına değil,Rabbinin rızasına talip ol!