Salih Tanrıkulu, Devlet Denetleme Kurumu Başkanı. Borsa ve Fon skandalını inceleyecek!
Yalnız bir tuhaflık var; kendisi zaten Borsa İstanbul'da yönetim kurulu üyesiydi!
Yönetiminde olduğu Borsada yıllardır yaşanan manipülasyonları görememiş.
Şimdi denetim yapacak!
Fıkra bu!
AK Parti'nin hayalini kurduğu "Dindar Gençlik".
Lüks yatı olan,özel jetiyle Cübbeli Ahmet'in damadı Esat Palazoğlu'nu alıp Umre yapan 28 yaşında bir genç.
AK Parti gençlik kolları üyesi.
Fon yolsuzluğunda tutuklandı.
İsviçre'deki Rothschild Banka 2.8 milyar TL para yollamış.
"Hafızayı Onarmak" adı altında vatan hainlerini AK-lamak!
İskilipli Atıf'ı "vatan kahramanı" , Teali İslam Cemiyeti'ni de "yararlı cemiyet" yapmaya kalkmak!
Oysa;
İskilipli Atıf'ın ve Mustafa Sabri'nin Teali İslam Cemiyeti, Milli Mücadele karşıtı bir cemiyetti. Milli Mucadele karşıtı bu cemiyet, Trakya ve Orta Anadolu'da birçok şube açtı. Biga, Gönen yöresindeki Gavur İmam ve Anzavur ayaklanmalarında rol oynayan ve İngilizlerin desteğiyle Kuvayı Milliye'ye karşı cihat ilan eden Ahmediye Cemiyeti'ni destekledi.
İskilipli Atıf'ın ve Mustafa Sabri'nin “Teali İslam Cemiyeti", Ağustos 1920'de Milli Mücadele karşıtı çok ağır bir bildiri yayımladı. Mustafa Kemal ve arkadaslarının katledilmesini isteyen bu bildirilerde Mustafa Kemal ve arkadaşlarına ağır hakaretler edildi.
Tam metni elimizde olan bu ihanet bildirisinin bazı bölümleri aynen şöyle:
"Askerler....Mustafa Kemal,Ali Fuat, Bekir Sami gibi zalimlerin cinayetlerine daha ne kadar göz yumacaksınız?...Bu canileri, bu katil canavarları, daha ziyade yaşatmamakla memur ve mükellefsiniz..."
https://t.co/Rnx1GahZol
Ayrıca Mustafa Sabri'nin başkan, İskilipli Atıf'ın ikinci başkan olduğu Müderrisler Cemiyeti (Teali İslam Cemiyeti'nin öncüsü) 26 Eylül 1919'da Milli Mücadele karşıtı bir bildiri daha yayımlamıştı.
Bu bildiride de Kuvayı Milliyecilere “adi eşkıya”, “deli”, “cani”, “kudurmuş haydutlar” diye hakaret edilmişti.
https://t.co/Rnx1GahZol
İskilipli Atıf, şapkaya karşı çıktığı, şapka takmadığı veya şapka karşıtı kitap yazdığı için asılmadı, "vatana ihanetten" asıldı.
Siyasal İslamcıların "şapka mağduru" ve "din mazlumu" ilan ettiği İskilipli Atıf, şapka karşıtı kitap yazmaktan veya şapka takmamaktan değil, Sakla Kanunu sonrası -dağıtımı durdurulan şapka karşıtı kitabını kullanarak- halkı, yeni kurulan Cumhuriyete karşı "isyana ve irticaya teşvikten”; bunun sonunda ülkenin çeşitli yerlerinde çıkan irticai isyanlardan ve daha önce de Türk Kurtuluş Savaşı sırasında üyesi olduğu, başında bulunduğu Teali İslam Cemiyeti'nin zararlı çalışmalarından, "ihanet bildirilerinden” dolayı “anayasayı tağyir” ile “vatana ihanetten” asıldı.
https://t.co/sCHLLJAfK6
Şapka Kanunu ve kılık kıyafet devrimine karşı çıkmanın ve şapka takmamanın cezası da idam değildi. Şapka takmadığı için hiç kimse asılmadı.
İstiklal Mahkemeri adlı bilimsel kitabında Prof. Ergün Aybars şöyle diyor:
“Şapka Kanunu'na muhalefet nedeniyle 'ağır cezalara mahkûm edilenler, şapka giymedikleri için değil, şapkayı bahane ederek gerici ayaklanma çıkarmak, kışkırtmak suretiyle dini politikaya alet edip vatana ihanet ettikleri için mahkûm edildiler… Suçu sadece şapkaya karşı koymak olan ferdi suçlar ise hafif şekilde cezalandırıldılar.” (Ergün Aybars, İstiklal Mahkemeleri, Ankara, 2009, s.328)
https://t.co/kNogMPr01g
Fetoyu mehdi,
Bahçeli'yi bilge,
Apoyu önder,
Erdoğanı dünya lideri,
Adnan Oktarı alim,
Cübbeliyi evliya,
Olan biteni dış güçler yaptı zanneden bir toplumdan bence fazla şeyler bekliyorsunuz.
Galata'da Halife'ye İngiliz devriyeler ceza kesiyordu.
İstanbul'a giriş çıkış Fransız ve İngiliz pasaportuna tabi idi. Kurtuluş Savaşı ile Lozan'ın önemi anlatılmaz yaşanır...
Murat Bardakçı: İstanbul'un işgal yıllarını (1918-1923) niye kimse yazamıyor? Çünkü utanıyorlar.
İstanbul işgalinde
Müslüman Hint ve Senegal askerlerinin girmedikleri ev yapmadıkları rezalet kalmadı! ...
Mithat Cemal Kuntay'ın "Üç İstanbul'u gerçekti!" ...