#Facebook
QUANTUM ENERGY IS ALSO QUANTUM INFORMATION!
Although the word “information” generally refers to information that has been acquired or obtained, at the quantum level it does not mean something that has been acquired. Rather, just as with energy itself, it is information inherent in its own nature—or, as the ancients described it, pure knowledge (ilm).
In short, the Quantum Potential is the realm of pure energy and pure knowledge, in which:
EVERYTHING CONTINUES TO EXIST THROUGH AN INFINITE PROCESS OF TRANSFORMATION WITHIN THIS REALM!
@AhmedHulusi (22.8.2026)
https://t.co/OYoQqf3Mfr

ÖNCE MİLYONLARCA İNSANI KULLANANLARDAN BAŞLASAK DA SONRA OTO KULLANANLARA SIRA GELSE ?
ABD de 80/90 yaşındakiler 5 yılda bir sadece göz muayenesi ile ehliyet yenilerler.
Ölümcül kaza yapanlar 65 yaş üstünde yüzde kaçtır toplam kaza içinde Türkiye de?
İLMİ DEĞERİ 1450 sene sonra anlaşılmaya başlanan muhteşem bilgileri açığa çıkaran MUHTEŞEM BEYİN RESÛLULLAH’IN DEĞERLENDİRENLERİNDEN OLMAK NASİBOLA BİZE!
Ne mutlu bize ki, 1450 sene önce KUANTUM İLMİNİ AÇIKLAYAN İHLÂS Suresini “OKU”mak şerefine erdik!
ŞÜKÜR ELHAMDULİLLAH !
KUANTUM ENERJİ AYNI ZAMANDA KUANTUM BİLGİDİR!
Bilgi sözcüğü, her ne kadar EDİNİLMİŞ BİLGİ anlamındaysa da; kuantum boyut itibariyle EDİNİLMİŞ anlamında olmayıp, aynen ENERJİ OLUŞUNDAKİ GİBİ, KENDİNDEN BİLGİDİR.. YA DA eskilerin dediği gibi SALT İLİMDİR.
KISACASI KUANTUM POTENSİYEL SALT ENERJİ VE İLİM ALANIDIR Kİ;
HER ŞEY BU ALANDA SONSUZ DÖNÜŞEREK DEVAM EDER !
“KEVSER” ismi beyinin hakikatini oluşturan Allah esmâsına işaret eder
Rabbin de, bu, adı KEVSER olan esmâ HAVUZUNDAKİ potansiyeldir
Boyutsal derinliğindeki MUHTEŞEM İLİM VE KUDRETİ FARK ET
HERAN,KUANTUM BEYNİNİZDEKİ, “KEVSER” METAFORUYLA ANLATILAN RABBİNİZİN HUZURUNDASINIZ! AH
Harvard ve MIT “MatrAIx: 8,3 Milyar Persona Ajanıyla Dünyayı Simüle Etmek”
Adlı araştırmalarını yayınladı.
Yapay zekâ sistemlerini ve dijital ürünleri gerçek insanlarla test etmek yavaş, pahalı ve ölçeklendirmesi zor. Bu nedenle MatrAIx adında, farklı insan tiplerini taklit eden yapay kullanıcılarla AI sistemlerini ve dijital ürünleri test edebilen bir altyapı geliştirmişler.
Sistemlerinde Persona 8B adını verdikleri bir yapı var. Burada 8,3 milyar farklı persona kaydı oluşturmuşlar ve her birini 1.290 farklı kategorik özellik/boyutla tarif ediyorlar. Bunlar yaş, ekonomik durum, davranış ve tercih gibi insanları birbirinden ayırabilecek özelliklerin kombinasyonları gibi düşünülebilir.
Bunu ticaret, yazılım, finans, sağlık dahil 25’ten fazla alanda 1.010 farklı görevle denemişler. Metinde ayrıca persona ajanlarını çalıştırmak için Claude Opus 4.8, GPT-5.5 ve Claude Haiku 4.5 kullandıklarını söylüyorlar.
En dikkat çekici tarafı şu: yaklaşık 1 milyon kişilik kalite filtreli bir alt küme yayımladıklarını; bunun 599.847’sinin gerçek insanlardan türetilmiş (“human-grounded”), 400.000’inin ise sentetik kayıt olduğunu söylüyorlar.
Bunu “çok sayıda farklı bakış açısının yapay zekâ tarafından simüle edilmesi” olarak değerlendirebiliriz. Fakat burada “8,3 milyar bilinç” yaratılmış değil; 8,3 milyar farklı insan profili matematiksel olarak temsil ediliyor ve LLM’lere bu profiller üzerinden rol yaptırılıyor.
Bakan Mehmet şimşek.
Savaş olmasaydı yıllık Enflasyonumuz % 20 civarında Olacaktı demişti
👉Savaşan israil enflasyonu %1.9
👉Savaşan ABD enflasyonu %3.8
👉Savaşan Rusya Enflasyonu %5.6
👉Savaşan Ukrayna Enflasyonu %8.2
Savaşmayan Türkiye’nin enflasyonu % 32
#enflasyon
🌌 YA EVREN DEV BİR BEYİNSE?
Fizikçi Vitaly Vanchurin büyüleyici bir fikir ortaya attı: Bütün evren, bilgiyi yapay zekaya benzer şekilde işleyen devasa bir nöral ağ (yapay sinir ağı) gibi davranıyor olabilir.
Geliştirdiği matematiksel model, böyle bir sistemin potansiyel olarak kuantum mekaniğine ve kütle çekimine benzeyen davranışlar üretebileceğini öne sürüyor.
Vanchurin’e göre evren, tıpkı yapay zekalardaki gibi dev bir yapay sinir ağıdır ve sistem şöyle işler:
Temel Yapı: Evren parçacıklardan değil, bilgi işleyen nöral düğümlerden oluşur.
Kuantum Boyutu: Ağ henüz dengede değilken ve veriyi işlerken davranışı Kuantum Mekaniği kurallarını üretir.
Kütle Çekimi Boyutu: Ağ eğitilip dengeye oturduğunda ise davranışı Einstein'ın Kütle Çekimi kurallarına dönüşür.
Sonuç: Madde, zaman ve uzay; devasa bir evrensel ağın bilgi işleme süreçlerinden doğan birer yansımadır!
Bilim modern matematiksel modellerle "Evren bilgiyi işleyen dev bir beyindir" noktasına gelmiş gözüküyor…
Bu yalnızca bir teori; kanıtlanmış bir gerçek değil. Ancak doğruysa, gerçeklik hayal ettiğimizden çok daha tuhaf olabilir.
Kaynak: Vanchurin, V. (2020). The world as a neural network (Nöral bir ağ olarak dünya). arXiv.

#Facebook
This system we've been talking about since the early 2000s is
indeed the definite reality in terms of our holographic brain.
However, there are also the eventualities of this described system:
death and the afterlife...
What will happen upon experiencing death?
Never forget about the segment that refers to your afterlife.
@AhmedHulusi
https://t.co/OYoQqf3Mfr
Günahlarının en büyüğü,
Rabbinin(holografik sistem sonucu,kuantum potansiyelin tüm özelliklerini barındıran KUANTUM BEYİN), heran her zerrende tasarruf etmekte olduğunun farkındalığını yaşamamandır
"BEN",Rabbinin/beyninin(etgördüğündeğil) yoktan yarattığı bir sanal yaratıktır!AH
Terör örgütü ASALA tarafından 31 Temmuz 1980 tarihinde şehit edilen Atina Büyükelçiliğimiz İdari Ataşesi Galip Özmen ve kızı Neslihan Özmen’i saygı ve rahmetle anıyoruz.
https://t.co/EFcb2TjRDc
İstanbul Üniversitesinin eski Rektörlerinden , Cerrahpasa Tıp Fakültesinin emekli öğretim üyesi Değerli Bilim insani, Onkoloji hocamız Prof. Dr. BULENT BERKARDA'NIN yazısı . Okumanızı ve uygulamanızı önemle öneririm
Sevgiler.
💥NÖROPEPTİT💥
Düşünceler beyinde nöropeptit üretimini tetikler. Neşeli insan ile kederli insanın nöropeptitleri birbirinden farklıdır.
İyi şeyler düşünürsen iyi nöropeptitler üretirsin..
Bunlar kan yoluyla tüm vücuda yayılıp bağışıklık hücrelerini çalıştırır.. Bir tür enerji parçacığı gibi.
Hastalarıma neşeli insanlarla buluşmalarını, neşeli kitaplar okuyup komedi filmleri izlemelerini öneriyorum.
Norman Kazan’ın bir kitabı vardır; orada ‘kanseri hergün dört kere Şarlo filmi izleyerek yendim’ der..
Durduk yere kahkaha atarak da bilinçaltı kandırılabilir..
Hasta eğer mutsuzsa yine de neşeli filmler işe yarar mı?
Aslına bakarsanız sebepsiz de gülünebilir. Günde yirmi kere ‘Hahahahah’ diye gülebilir hasta durduk yere. Ama bunu şimdi kime anlatacaksın, bizim millet inanmaz böyle şeylere, şüphecidir. Halbuki beyin onu gerçek sanıyor. Şuur altı kanar. Ne dersen ona inanır..
Kahkaha atıp iyiyim de; iyiymişiz der.. Kötüyüm de; kötüymüşüz der..
İnsan vücudu bir gemi gibidir. Emirleri kaptan verir, makine dairesi emirleri yerine getirir. Bizde de kaptan beyindir. Bilinçaltı da makine dairesi..
Telkin çok önemli. Oturup günde on kere bugün çok iyiyim şükür de; karaciğerin, dalağın, akciğerin ona göre çalışır. Kaptan iyiyiz derse beyin iyi endorfin salgılar..
Onkolog Prof Dr
Bülent BERKARDA
GÖRSEL: Bülent BERKARDA
Alıntıdır
Bilinçaltı dilinden dökülen her kelimeyi bir talimat olarak kabul eder.
✅sürekli söylediğin şey bir frekansa dönüşür
✅bu frekans bir desen oluşturur
✅o desen senin yaşadığın deneyime dönüşür.
✍🏻 AVRUPA’DAN KAÇ KAT PAHALIYIZ?
Portekiz’den sipariş ettiğim çoraplarım geldi. 1966’dan beri çorap üreten Pedemeia, dünyanın en iyi çorap üreticilerinden biri olarak gösteriliyor. Ben de Pedemeia’nın klasik erkek çoraplarını yıllardır kullanıyorum. En üst kalite merserize pamuk ipliği ile üretiliyorlar. Tasarım, malzeme, dokuma sıklığı, burun, topuk, lastik ve gövde… hepsi en iyisi.
Çorap deyip geçmeyin, hayatın en önemli detaylarından biridir. Erkek çorabı hakkında çok daha uzun yazabilirim. Ama konumuz bu değil. Niyetim, Portekizli tekstilcilerin reklamını yapmak da değil.
Daha başka bir konuyu, bir tekstil ülkesi olarak üretim kalitemizi ve fiyatlarımızı konuşmak istiyorum…
Eskiden, tüm giyim kuşam ürünleri gibi çorap alışverişimi de Türkiye’den yapardım. Adı herkesçe bilinen bazı çorap markalarımız vardı ve gerçekten de çok kaliteli çorapları gayet iyi fiyatlarla satarlardı.
Sonra her ne olduysa o kaliteli çoraplar bir anda üretilmez oldu. Ucuz iplikle üretilen kalitesiz çoraplar piyasayı istila etti. Merserize sadece “business” “exclusive” gibi havalı İngilizce isimler altında, boyut ve kalınlığı düşürülerek “malzemeden çalınmış” hali ile bulunur oldu.
Yani daha fiyat konusuna gelmeden, Türkiye’de kaliteli çorap üretilmez, bulunmaz oldu.
Gelelim fiyata….
Zar kadar ince, bileği birazcık geçecek kadar kısacık üretilen, merserize iplik kalitesi de hayli tartışmalı olan yerli çoraplarımız, mağazalarda 400 - 500 TL bandında satılıyor. Kullanım ömürlerini de ayla yılla ölçmeye kalkmayın, 3 - 5 kullanımdan sonra renkleri soluyor, gevşiyor, yamuluyor.
Peki demin anlattığım, “dünyanın en kaliteli çorapları” arasında sayılan bu ürünleri Portekiz’den kaç paraya aldım dersiniz? Aklınız çok yüksek rakamlarda gezinmesin, çiftine bizim para ile 240 TL verdim. Yani bizdeki “sözde muadillerinin” yarı fiyatı.
Peki neden böyle dersiniz? Bizim malzeme maliyetimiz mi pahalı, işçiliğimiz mi pahalı, ters giden ne var da daha kalitesiz ürünleri Portekizliden daha pahalıya satıyoruz?
Buyrun beraber bakalım… Ne zaman böylesi bir konu açsak bizim iş adamlarımız hemen işçilik maliyetlerini gündeme getiriyorlar ya hani… Portekiz’de asgari ücret yaklaşık 56.900 TL. Yani bizdeki 28.075 liranın 2 katından fazla! Asgari ücretin işveren maliyeti açısından da durum farklı değil.
Peki acaba yakıt fiyatları nasıl? Portekiz’de benzinin litresi 101 TL, Türkiye’de ise 63 TL.
Elektrik enerjisi? Portekizde kW saati ortalama 7,15 TL, Türkiye’de 5 TL.
Acaba vergide durum ne?
Çorap için KDV oranı Portekiz’de %23, Türkiye’de ise %10. Aradaki fark yine 2 kattan fazla.
Hülasa…
Maliyetleri Türkiye’den 2 kat yüksek olan Portekizde çorap, Türkiye’nin yarı fiyatına satılıyor. Üstelik ürün kalitesi de “tekstil ülkesi” Türkiye’dekinden daha yüksek.
Maliyet yarı yarıya, fiyat iki kat. Yani basit bir erkek çorabında bile Avrupa’dan 4 kat daha pahalıyız.
Sebebi ne olabilir siz takdir edin.