Milyonlarca kamu emekçisinin gerçek temsilcisi KESK olarak toplu sözleşme taleplerimizi açıklıyoruz.
23 Haziran 2025
18.00
Ali Hikmet Paşa Meydanı
@KESK1995
Sendikal mücadeleye Tüm Maliye Sen’in kurulma süreci ile başlayan, BES’te şube başkanlığı ,MYK üyeliği ve genel başkanlık görevlerini yerine getirmiş olan yol arkadaşımız Ahmet Kesik’ i kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz.
Ailesine ve mücadele arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz.. @BES_Gnl_Mrk
Üyesi olduğumuz Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) yönetim kurulu İsrail’in Gazze’deki soykırım uygulamalarına karşı Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları Konseyine İsrail ile Ortaklık Anlaşmasını gözden geçirme kararı sonrasında çağrıda bulundu.
21 Mayıs’ta Belgrad’ta gerçekleştirilen ETUC Yönetim Kurulu'na sunulan ve KESK olarak bizim de desteklediğimiz karar önergesi Avrupa Birliği'ne İsrail ile ticari ortaklık anlaşmasını gözden geçirme kararının incelenmesi tamamladığında uygun önlemleri alması gerektiğini belirtiyor.
ETUC’a üye konfederasyonların kabul ettiği karar önergesi Avrupa Birliği dışişleri bakanlarına İsrail ile ortaklığın metinde belirtilen “anlaşmanın temel koşullardan birisinin insan hakları ve demokrasiye riayet edilmesi” koşulunu ihlal ettiğini hatırlatıyor.
KESK olarak İsrail’in Gazze’de ve işgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirdiği soykırımı birkez daha kınıyoruz. Filistin halkının mücadelesini her platformda dile getirmeye devam edeceğiz.
Asgari ücretli milyonlarca çalışan ve emeklilerin açlık sınırı altında sömürülmesini,kamu ve özel sektör emekçilerinin yoksulluk sınırı altında çalışmaya zorlanmasını kabul etmiyoruz.
#TİSTaleplerimiziAçıklıyoruz
10 Ekim Derneği Avukatlar Komisyonu, katliamın 10. yılı kapsamında yürütülecek anma etkinlikleri ve hukuki süreçlere dair görüş alışverişinde bulunmak üzere Konfederasyonumuzu ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette, 10 Ekim Barış Mitingi’nde yaşamını yitirenlerin anısını yaşatmak, adalet mücadelesini büyütmek ve toplumsal hafızayı canlı tutmak adına atılacak ortak adımlar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. @10Ekim15
Çalık Holding’den alacaklarını talep eden Erol Eğrek’in, holding binası önünde dövülerek katledilmesini şiddetle kınıyoruz!
Eğrek’in öldürülmesi sermaye zorbalığının sonuçudur!
Bu cinayet, emeğe, hak arama mücadelesine ve insan onuruna yönelmiş açık bir saldırıdır.
Emeğiyle yaşayanların susturulmasına, ezilmesine, katledilmesine asla sessiz kalmayacağız.
Sorumlular yargı önüne çıkarılmalı, adalet derhal sağlanmalıdır.
Soma’nın 11. Yılında: Unutmadık, Affetmeyeceğiz!
Bundan 11 yıl önce, 13 Mayıs 2014’te Soma’da yaşanan ve 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın acısı, ilk günkü gibi yüreklerimizde duruyor.
Bu büyük felakette kaybettiğimiz madencileri bir kez daha saygıyla anıyor, ailelerine ve tüm maden emekçilerine başsağlığı diliyoruz.
Soma katliamı bir “kaza” değil, göz göre göre gelen bir iş cinayetiydi. Yıllar geçti, ancak ne sorumlular tam anlamıyla yargılandı ne de bu tür katliamların önüne geçecek adımlar atıldı. Siyasi iktidar, her zamanki gibi sorumluluğu “fıtrat”a yükledi ve sonunda unutturmaya çalıştı. Ama biz unutmadık, unutturmayacağız!
Soma, bu ülkede emeğiyle yaşayan milyonların ne denli güvencesiz koşullarda çalıştığını; yaşamlarının ne kadar kolay gözden çıkarıldığını gösteren en acı örneklerden biridir. Çünkü iş cinayetleri kader değil; vahşi kapitalist sömürü düzeninin dayattığı özelleştirmenin, kâr uğruna göz yumulmuş ihmallerin, taşeronlaşmanın, sendikasızlaştırmanın ve denetimsizliğin sonucudur.
Ne yazık ki Soma son olmadı. 11 yıl boyunca Ermenek’te, Şirvan’da, Amasra’da, İliç’te ve daha nice yerde işçiler göz göre göre yaşamlarını yitirdi. Çünkü bu kapitalist sömürü düzeni değişmedi. Çünkü işçinin canı, emeği değil; patronun kârı korundu.
Soma davası, ülkemizde adaletin kimler için işlediğini, kimler için işlemediğini açıkça gösterdi. 301 işçinin hayatına mal olan bir katliamın ardından gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmazken, iktidar yargıyı adeta bir kalkan gibi kullanarak davanın içini boşalttı. Oysa hepimiz biliyoruz: Soma bir dönemin değil, bir sömürü düzeninin, bir kapitalist sistemin adıdır.
Soma’dan bugüne değişmeyen şey şudur:
Bu vahşi kapitalist sömürü düzeni değişmedikçe iş cinayetleri bitmeyecek.
Taşeron düzeni, özelleştirme politikaları, denetimsizlik sürdükçe işçiler ölmeye devam edecek.
Bizler emeğiyle yaşayanlar olarak, artık başka Somaların olmaması için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.
Güvenceli, sağlıklı ve insan onuruna yaraşır çalışma koşulları istiyoruz.
Gerçek sorumluların yargılanmasını, taşeron sisteminin ve özelleştirmenin tümüyle kaldırılmasını istiyoruz.
İşçinin değil, kârın öncelendiği bu kapitalist çarpık düzenin değişmesini istiyoruz.
Bir daha Soma olmasın diye, mücadelemizi sürdüreceğiz.
Bir daha Ermenek, Şirvan, Amasra, İliç yaşanmasın diye, sesimizi daha da yükselteceğiz.
#soma #somakatliamı
SES Balıkesir Şubesi, düşük promosyon anlaşması nedeniyle İl Sağlık Müdürlüğü hakkında suç duyurusunda bulundu.
@sesgenelmerkezi@SESBalikesir@BalikesirKESK https://t.co/v6SQoXSIxG
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü; sansürün, baskının, tutuklamaların, ev hapislerinin, açlık sınırındaki ücretlerin ve güvencesizliğin gölgesinde karşılıyoruz.
Tüm siyasi ve ekonomik baskılara rağmen, gazetecilik ilkelerinden ödün vermeden gerçeğin izinden giden basın emekçilerinin Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutluyoruz.
KESK olarak; basın emekçilerinin tehdit edilmediği, tutuklanmadığı, baskıya uğramadığı, emeğinin hakkını aldığı, eşit ve özgür bir ülke diliyoruz.
Basın özgürse, toplum özgürdür!
CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e yönelik saldırıyı şiddetle kınıyoruz.
Sayın Özel, barışı savunmuş, halklar arasında köprüler kurmuş bir siyaset insanı olan Sırrı Süreyya Önder’in cenaze törenine katıldığı sırada hedef alınmıştır.
Bu saldırı, sadece bir kişiye değil; barış ve demokratik toplum arayışına yönelik bir provokasyondur. Aynı zamanda bu saldırı, cenaze erkânına, ortak yasımıza, halkların bir arada, eşit ve kardeşçe yaşama iradesine ve siyasi nezakete dönük bir saldırıdır.
Bu alçakça saldırının arkasındaki asıl azmettirici; toplumu kutuplaştıran, nefret dilini siyaset malzemesi haline getiren, barışı değil çatışmayı körükleyen anlayıştır.
Sayın Özgür Özel’e geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bu karanlık zihniyet karşısında dayanışmayı ve mücadeleyi büyütme çağrımızı yineliyoruz.
@herkesicinCHP@eczozgurozel
#ÖzgürÖzel
“Ben, barışı görmek istiyorum… Yürüdüğüm yol da bana daha çok yürü diyor. Türküdeki gibi.
Ömür bir nefes arası…
Her kişi hayatını anlamlandırmaya çalışır. Barışla ve özgürlükle anlamlandırmak hoştur. İnsana yakışandır. Bazen bir insan ömrünü aşar. Bizden önce hayatını buna adayanlara da borcumuzdur. “ Sırrı Süreyya Önder.
Karanlık günlerde, herkesin sığındığı sessizliğe inat, o sesini yükseltti. Hayatı boyunca savaşın değil, barışın tarafında yürüdü. Kendi sağlık sorunlarına rağmen barışın bu topraklara gelmesi için, bir arada yaşama umudunu diri tutmak için en zor olana yöneldi, oradan barış ihtimaline tutundu.
Sanatçı, yazar, siyasetçi ve toplumun vicdanı bir aydın olarak mücadeleyle dolu yaşamıyla iz bırakan Sırrı Süreyya Önder’in vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Düşünce ve ifade özgürlüğünün, barışın, halkların eşit ve ortak yaşamının savunucusu olan Önder ; sözüyle, kalemiyle ve duruşuyla yalnızca siyasette değil, toplumsal mücadele tarihinde de derin bir iz bıraktı.
KESK olarak; başta ailesine, yakınlarına, yol arkadaşlarına ve tüm halkımıza başsağlığı diliyoruz.
#sirrisureyyaonder @DEMGenelMerkezi
Dün ülkenin bir çok yerinde, bugün de İzmir'de 1 Mayıs öncesi baskın ve gözaltılar devam ediyor.
Bu sabah İzmir'de göz altına alınanlar arasında Eğitim-Sen İzmir 5 nolu şube başkanı Savaş Candemir , Eğitim-Sen ve BTS üyelerimizde bulunmakta.
Her geçen gün artarak devam eden sokak muhalefetinden korkan iktidarın, halkın haklı direnişine sahip çıkan emekten yana güçleri sindirmeye dönük hamlelerinden vazgeçmesi için uyarıyoruz.
“Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın.”
1 Mayıs’ta tüm Türkiye’de ;emekçileri, kadınları, gençleri saldırıları püskürtmek için emek örgütleriyle birlikte daha güçlü bir şekilde mücadele için
#hepberaber alanlara çağırıyoruz.
#1M25 @izmiregitimsen4 @Keskizmir@BTSGENELMERKEZ
“Fabrikalarda biz tarlalarda biziz
Biziz hayatı yaratan
Din farkı bilmeyiz dil farkı bilmeyiz
Sanki doğduk bir anadan.
Bayrağını yükselt
Daha daha yükselt
Yükselt bayrağı yukarı
Bugüne vuralım yarını kuralım
Kaldıralım sınıfları.”
📢Emek,Barış,Eşitlik,Özgürlük ve Adalet için ülkenin tüm meydanlarını, emekçilerin,kadınların,gençlerin birleşik ve kitlesel meydan okumasına dönüştürmek
İÇİN;
⭐️HEP BERABER 1 MAYIS’A !
⭐️YAŞASIN 1 MAYIS !
⭐️BIJI YEK GULAN !
Marmara Denizi'nde meydana gelen, İstanbul ile birlikte çevre illerde de hissedilen deprem nedeniyle, can ve mal kaybı olmamasını temenni ediyor, depremden etkilenen tüm halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Biliyoruz ki; Türkiye’de deprem bir ihtimal değil, kaçınılmaz bir gerçek. Buna rağmen iktidar, depreme karşı yeterli tedbirleri almadığı gibi, doğa olaylarını felakete çeviren rantçı politikalarla gerçeğe göz yumarak başka felaketlere de zemin hazırlıyor. Doğal afetlerin felakete dönüşmemesi için bilimin ve kamusal sorumluluğun rehberliğinde, hızlı, etkili ve toplumu önceleyen bir deprem politikası oluşturulmak zorunda. Bu sorumluluk, yalnızca afet sonrası yapılan açıklamalarla değil, öncesinde atılacak somut adımlarla yerine getirilebilir. Yurttaşların can güvenliği, sağlıklı ve güvenli bir yaşam hakkı, hiçbir gerekçeyle ertelenemez.
İktidarı ve kamu kurumlarını bir an önce olası depremlere yönelik ciddi tedbirler almaya davet ediyoruz.
#deprem
#depremistanbul