34 yıldır sendikal hak ve özgürlükler mücadelesi yürüten üye sendikamız Yapı-Yol Sen'in kuruluş yıldönümünü kutluyoruz!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın Yapı-Yol Sen!
Yaşasın KESK!
@YolGenel
Türkiye neden işçi haklarında en kötü 10 ülke arasında?
Sendikal mücadelenin bastırılması örneğinde, TEKSİF ve Birleşik Metal İş üyelerinin sendikal çalışmaları nedeniyle işten çıkarılması örneklerine yer veriliyor. Yargı baskısına maruz sendikalar açısından da Eğitim Sen MYK üyelerine yönelik uygulanan ev hapsi uygulaması raporda yer alıyor.
Maalesef, bu uygulamalar hala devam ediyor. 2027 raporunda muhtemelen BİRTEK SEN genel başkanı Mehmet Türkmen’in ya da HABER SEN MYK üyesi İbrahim Halil Doğan’ın durumu da yer alır. https://t.co/MmDHmmZoJO
SARI, SİSTEM VE YANDAŞ SENDİKANIN YAPTIĞI TİS YÜZÜNDEN...
TEMMUZ AYINDA 19 MİLYON İŞÇİYE ZAM YOK!
Temmuz ayında 19 milyona yakın işçi zam alamayacak. Memurlar ve memur emeklileri ise enflasyonun 4-5 puan altında zam alacak.
Temmuz ayında asgari ücrete zam yapılmaması milyonların enflasyonun altında ezilmesine yol açacak. @Emegin_Halleri
https://t.co/kTptolSPoU
BASINDA HABER-SEN
Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan; bu bir siyasi yargılamadır. Burada İsmail Arı bir hafta önce yazdığı yazıda açıkça ifade etmiştir. Tarihin doğru tarafında durmanın öneminden ve tarihin doğru tarafında yer almıştır. Bu yargılama tarihin doğru tarafında duranların yargılanmasıdır. İsmail bugün çıkacak, yine yazacak bizde okuyacağız.
Erkek-devlet şiddetiyle katledilen kadınlar için adalet talebini yükseltmek üzere bugün Dersim Kadın Platformu ile birlikte Dersim’de kadınlarla bir araya geldik.
Yarın saat 12.30’da Seyit Rıza Meydanı’nda erkek-devlet şiddetine karşı eylemdeyiz.
KÜRT KADINLARI HEDEF ALAN ÇİRKİN DİL VE TUTUMU KINIYORUZ!
Dün bir hastanenin açılışında Rahmi Koç’un söylediklerinde ve yanında yer alan bürokrat ve siyasetçilerin tepkisinde açığa çıkan skandal, bugüne kadar yürütülen ırkçı, ayrımcı, cinsiyetçi ve ötekileştirici politikaların ve geliştirilen siyaset dilinin geldiği son noktadır. Yaşananları kabul etmek mümkün değildir. Bu olay toplumsal barışın diline ihtiyacın ne kadar büyük ve acil olduğunu açığa çıkarmıştır.
Kürt kadınları hedef alan bu çirkin dil ve tutumu kınıyoruz. Cinsiyetçilik, ırkçılık, nefret söylemi ve her türlü ayrımcılık son bulana kadar eşitlik ve özgür bir yaşam için mücadele etmeyi sürdüreceğiz!
PTT Genel Müdürlüğü ile Yapılan Görüşmenin İçeriği
PTT Genel Müdürlüğü ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, örgütlü mücadelemizin ve emekçilerin acil çözüm bekleyen hayati sorunları masaya yatırılmış, taleplerimiz doğrudan yönetime aktarılmıştır. Görüşmede öne çıkan başlıklar şunlardır:
399 Sayılı KHK’lı Personelin Durumu:
Genel Müdürlük yetkilileri, 399 Sayılı KHK’ya tabi olarak çalışan personelin durumu ve geçiş süreçlerine ilişkin yaşanan son gelişmeler hakkında, kamuoyuna yansıyanlar dışında kurum bünyesinde yeni bir bilgi bulunmadığını ifade etmişlerdir.
Yeni Yapılandırma Süreci:
Kurumun yeni yapılandırma sürecinin devam edeceğini ve bu sürecin olumlu sonuçlar doğuracağını düşündüklerini tarafımızla paylaşmışlardır. Buna karşılık bizler, sahada ve uygulamada yaşanan aksaklıkları tüm boyutlarıyla kendilerine aktardık.
Sendikal Ayrımcılık:
Uzun bir süredir sistematik olarak devam eden sendikal ayrımcılık konusuna dikkat çekilmiş; bu adaletsiz tutumun derhal sonlandırılması gerektiği önemle vurgulanmıştır.
Teknik Personel ve Güvenceli İstihdam:
Teknik birimlerde görev yapan emekçilerin kronikleşen sorunları aktarılmış; taşeronlaşmaya karşı "güvenceli iş ve güvenli gelecek" talebimiz HABER-SEN ve KESK’in kararlı duruşuyla bir kez daha dile getirilmiştir.
Uzayan Soruşturmalar, Sürgünler ve Aile Bütünlüğü:
Yürütülen idari soruşturmalarda açık bir ayrımcılık yapıldığı, müfettiş ve kontrolörlerin yanlı ve tarafgir raporlar düzenlediği somut örnekleriyle yetkililerin dikkatine sunulmuştur. Aylarca, hatta yıllarca kasıtlı olarak uzatılan soruşturmaların tek başına bir cezalandırma yöntemine dönüştüğü belirtilerek bu süreçlerin hızlandırılması talep edilmiştir. Ayrıca ekonomik kriz döneminde verilen sürgün kararlarının, aile bütünlüğünü yok ettiği, ciddi hukuki problemlere yol açtığı ve emekçiler üzerinde ağır travmalar yarattığı tüm çıplaklığıyla ifade edilmiştir.
Ağır Kargolar ve Sağlık Sorunları:
Ağır kargo taşımacılığının emekçilerde meydana getirdiği mesleki sağlık sorunlarına dair kurumun elinde hiçbir veri ve envanter bulunmadığı belirtilmiştir. Konuya ilişkin TBMM’ye verilen yanıtların gerçeği yansıtmadığı açıkça aktarılmıştır.
Performans Sistemi:
Uygulanan performans sisteminin getirdiği çarpıklıklar, iş barışını bozması ve çalışanlar üzerinde yarattığı adaletsizlikler detaylı bir şekilde kendilerine iletilmiştir.
Rahmi Koç’un bir hastane açılışında kadınları, özellikle de Kürt kadınlarını mizah adı altında hedef alan sözleri; yalnızca bireysel bir dil sürçmesi değil, cinsiyetçiliğin ve ırkçılığın dışa vurumudur. Sermaye egemenliği ile erkek egemenliğinin ortak dilinin bir yansımasıdır.
Kadınların emeğinden yararlanırken kadınları aşağılayan, sağlık hizmetlerini piyasalaştırırken emekçilerin haklarını görmezden gelen, toplumsal eşitsizlikleri derinleştirirken bunu mizah adı altında meşrulaştırmaya çalışan anlayışı kabul etmiyoruz.
Kürt kadınlarını hedef alan ayrımcı söylemlerle kadın düşmanlığını harmanlayan bu yaklaşım; halkları birbirine düşman etmeye, kadınları ise kamusal yaşamdan ve mücadele alanlarından uzaklaştırmaya çalışan politikaların bir parçasıdır. Oysa Kürt kadınları bu ülkenin eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin en güçlü öznelerindendir.
Bir hastane açılışında konuşulması gereken; kadınların maruz bırakıldığı şiddet, yoksulluk, güvencesizlik, sağlık, eğitim ve kamu hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizlikler ve çalışma koşullarıdır. Kadınları aşağılayan fıkralar ve ayrımcı söylemler değil.
Haber-sen ’li Kadınlar olarak; kadın düşmanlığının, cinsiyetçiliğin, ırkçılığın ve her türlü ayrımcılığın karşısında; kadınların emeğinin, halkların eşitliğinin ve özgür bir yaşam mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.
Ne sermayenin kibri, ne erkek egemen zihniyet, ne de ayrımcı politikalar kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini durdurabilir. Cinsiyetçiliğe de, ırkçılığa da, ayrımcılığa da sessiz kalmayacağız.
JİN JİYAN AZADÎ
HABER-SEN KADIN MECLİSİ
Prof. Dr. Mustafa Durmuş: Neoliberalizmin dayattığı devletin işlevleri ve kamu hizmetlerinde dönüşümün temel felsefesi- Yerelleşme ve demokratik katılımcı ekonomi alternatifi: https://t.co/YFej8iPSKO
📢SEMPOZYUM
🔴Kamuda Dönüşüm ve Çalışma Yaşamına Yansımaları
🗓 6 Haziran 2026 Cumartesi
⏰ 9.45-16.15
🗓 7 Haziran 2026 Pazar
⏰ 11.00- 14.00
📍 Makina Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi (Selanik Cad. No:76 / Ankara)
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ve MYK üyeleri, KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ve MYK üyeleri, bağlı iş kolları MYK üyeleri ve KESK Ankara Şubeler Platformu üyeleri, Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, aralarında KESK’e bağlı sendikaların üye ve yöneticileriyle siyasi parti temsilcilerinin hukuksuzca tutuklanması protesto edilerek, tutukluların serbest bırakılması talep edildi.
Sendikal Faaliyet Suç Değildir!
Sendikal haklar; Anayasa, yasalar ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altındadır. Buna rağmen Şırnak Şube Başkanımız Adnan Şenbayram ile Şube Yürütme Kurulu üyelerimiz Mesut Aslan ve Nizam Kaplan’ın sendikal faaliyetleri gerekçe gösterilerek açığa alınması açıkça hukuksuzdur, kabul edilemez.
Arkadaşlarımızın derhal görevlerine iade edilmesini, yürütülen soruşturmaların sonlandırılmasını ve yaşanan hukuksuzluğun giderilmesini istiyoruz.
Şırnak KESK Şubeler Platformu’nun başlattığı Adalet Nöbeti’ne tüm emek ve demokrasi güçlerini sahip çıkmaya, dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.
Sendikal mücadelemizi ve haklarımızı hedef alan baskılara boyun eğmeyeceğiz.
Arkadaşlarımız görevlerine iade edilene ve haklarında açılan soruşturmalar sonuçlanana kadar dayanışmayı büyütecek, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Sendikal mücadele suç değil, haktır!
#AdaletNöbeti
Basın meslek örgütlerinden ortak açıklama
Tutuklu Gazetecilere Özgürlük...
Duruşma öncesinde adliye önünde basın meslek örgütleri ve siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla açıklama yapıldı. Açıklamada İsmail Arı'nın serbest bırakılması istendi.
Basın açıklamasına KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ve Kesk MYK üyeleri, Eğitim-sen Genel Başkanı Kemal Irmak ve MYK üyeleri, Ses MYK üyeleri, Bes MYK üyeleri, Tüm-belsen MYK üyeleri , Haber-sen Genel Başkanı ve MYK üyeleri ayrıca parti ve demokratik kitle örgütleri katılım sağladı.
“Gazetecilik Yargılanamaz”: İsmail Arı İlk Duruşmada Tahliye Edildi - Habere Güven https://t.co/pfEUSN79YW
KESK Adalet Bakanlığı önünde eylemde: "Geciken adalet adalet değildir"
KESK, tutuklu sendikacılar için Adalet Bakanlığı önünde eylem yaptı. 4 aydır iddianame hazırlanmamasına tepki gösterilerek adalet çağrısı yinelendi.
Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan ise tutukluluk hallerinin ifade özgürlüğüne yönelik bir tehdit olduğunu dile getirdi. Balcan'ın açıklamalarına göre süreçteki çarpıcı detaylar şu şekilde sıralandı:
KESK Adalet Bakanlığı önünde eylemde: "Geciken adalet adalet değildir" https://t.co/VFoFaeyaXk