MHP MYK Üyesi Mustafa Ertekin, Öcalan ile pazarlık sürecine isyan ederek, MHP'den ayrıldı ve Zafer Partisi saflarına katıldı.
Atatürk çizgisinde Türk Milliyetçiliği mücadelemize hoş geldiniz Sayın Ertekin!
@zaferpartisi@Mustafa_ertekin
Atatürk portresi önünde poz veren genç Türk çiftlerin başlattığı o romantik akım:
FETÖ’ye ‘hocam’ demedik.
Apo’ya ‘önder’ demedik.
Yunan Kadir’e ‘üstad’ demedik.
Şeyhlere ‘peygamber’ demedik.
Biz yalnızca ‘ne mutlu Türk’üm diyene’ dedik.
En düşük emekli maaşı 23.552 TL’ye yükseldi. Emekli açlık içinde kıvranmaya devam edecek. En düşük emekli maaşı 60.000 TL olmalı. Bunun altında bir maaş ile emeklilerin insanca yaşaması mümkün değil. @zaferpartisi@zpgencresmi
Emekli ve memur için maaş artış zamanı geldi. Sözde enflasyon rakamları geriledi/yavaşladı(!).
Türk emekçilerine hakları olan alınteri yine verilmeyecek gibi görünüyor. Düşük miktarda verecekleri maaş artışı da zamlarla hemen geri alınmaya başladı.
Emekli yine kirayı ödemekte zorlanacak, asgari ücretli en temel ihtiyaçlarını yeterince alamayacak, hayat pahalı olmaya devam edecek ancak "balı tutanlar ise parmaklarını yalamaya" devam edecekler.
Sevgili gençler, Zafer Partisi bütün üniversite öğrencilerine söz veriyor. Devlet yurtlarında tek kişilik odalarda kalacak ve bursunuzun yüzde 30’u ile tek kişilik odanın kirasını ödeyeceksiniz. @zaferpartisi@zpgencresmi
Son dönemde bazı belediye başkanlarının seçildikleri partilerden istifa ederek AK Parti saflarına katıldıklarını görüyoruz.
Bu gelişmeler, Türk demokrasisi ve seçmen iradesi açısından çok ciddi ve çok yıpratıcı bir süreçtir.
Belediye başkanları, görevlerine yalnızca kendi şahsi kimlikleriyle değil; seçmenlere verdikleri sözler, temsil ettikleri siyasi program ve mensubu oldukları partilerin desteğiyle gelmektedir.
Türk milletinin vermediği belediye başkanlıklarını, düşman ceza hukuku ile almak ise siyasi bir gücün değil, siyasi bir etik yoksulluğunun göstergesidir.
Bu istifalar ve katılımlarda rol alanlar; çocuklarına ve torunlarına miras olarak bir övünç değil, bir utanç bırakacaklardır.
Seçim döneminde bir siyasi partinin politikalarını savunarak vatandaşlardan oy isteyenlerin, seçim sonrasında farklı bir siyasi çizgiye geçmeleri etik açıdan tartışmalıdır.
Seçmen, sandıkta tercih yaparken yalnızca bir kişiye değil, aynı zamanda bir siyasi anlayışa ve programa da oy vermektedir. Bu nedenle, seçim sonrasında gerçekleşen parti değişiklikleri seçmen iradesinin zedelenmesine yol açmaktadır.
Demokratik siyasetin temelinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve seçmene sadakat bulunmaktadır. Eğer bir belediye başkanı seçildiği siyasi görüşü artık temsil etmediğini düşünüyorsa, en doğru ve demokratik yöntem milletin hakemliğine yeniden başvurmak, yani seçim sürecini işletmektir.
Siyasi ahlakın korunması, demokratik kurumların sağlıklı işlemesi için vazgeçilmezdir.
Bu vesileyle, seçmen iradesine saygının ve siyasi etik ilkelerinin tüm siyasi aktörler tarafından gözetilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
Parti değiştiren belediye başkanlarını istifaya zorlayanlar ve saflarına katılmaya ikna edenler bu süreçten güçlenerek değil, halk iradesine saygı duymadıklarından dolayı zayıflayarak çıkacaklardır.
Zafer Partisi olarak devlet ve demokrasi için mücadelemiz kararlılıkla ve kesintisiz olarak devam edecektir.