ORGANİK TARIMDA VERİM DÜŞMEZ: KİMYASALDA ISRAR ETMEK CEHALETTİR!
Cehalet mazeret değildir
"Zehir atmazsak mahsulü böcek yer" diyerek sentetik gübrelere ve kimyasal zehirlere sarılmak bir mecburiyet değil, teknik bir cehalettir.
Toprağınızı kendi elinizle öldürmekten vazgeçin.
2/ Bitki; azotun, fosforun veya potasyumun fabrikadan mı yoksa organik kaynaktan mı geldiğini sormaz.
Organik ve organomineral hazır gübrelerde, sentetik gübrelerdeki tüm makro ve mikro besinler aynı oranda mevcuttur.
Organik kaynaklar bu besini tam kapasiteyle sunar.
3/ Zehir Sıkarak Koruma Yapılmaz, Katliam Yapılır
“ilaçsız ne yapacağız?" sorusu koca bir yalandır.
Kimyasal pestisitlerin yerini tutan, doğayı öldürmeyen organik ilaçlar her dert için mevcuttur ve oldukça etkilidirler.
Sorun ilaç yokluğu değil, 1950’lerin "Yeşil Devrim" denilen zehirli modeline takılıp kalmanızdır.
Yaptığınız tarım size kazandırmıyor
4/ Bilgisizliği Bırakın:
Organik ve Doğal Tarım Farklıdır! Çoğu çiftçi ve ziraat mühendisi dahi bu farkı bilmez.
Doğal tarımda besleme ve koruma doğal dengeye bırakılır, bu yüzden bir geçiş sancısı yaşanır.
Ancak Organik Tarım’da dışarıdan paket halinde sunulan organik besleme ve koruma durmaz; dolayısıyla hiçbir verim kaybı olmaz!
5/ Toprağı Kendi Elinizle Betonlaştırdınız!
Yıllardır döktüğünüz sentetik gübreler toprağı tuzlandırdı ve cansız bir kum yığınına çevirdi.
Pervasızca attığınız pestisitler biyolojik çeşitliliği hunharca yok etti. Kendi toprağınızın katili olmayı bırakın.
6/ Bayiye Mahkumiyetten Vazgeçin! Doğal tarıma dönemiyorsanız bile organik tarıma dönün; önünüzde hiçbir engel yok. İthal zehirlere ve ilaç lobilerine her yıl servet döküp "çiftçi kazanamıyor" diye ağlamak tutarsızlıktır.
7/ Organik tarımda verim düşmez; cebinizdeki para zehir tacirlerine değil size kalır. Bahaneleri, zehirli alışkanlıkları ve cehaleti bir kenara bırakın. Toprağınızı sömürmeyi değil, onu gerçekten beslemeyi öğrenin!
Özdemir Erdoğan,
30 yılın sonunda eşinin Sabetayist olduğunu fark etmiş, eşinden ayrılmış,
Ünlü sanatçı aynı zamanda Türkiye'deki yükselişlerin masonik yapıların kontrolünde olduğunu söylüyor.
@kayamerthasan_ Uluova ürünlerinin reklama ihtiyacı yok. Bütçesine uygun olan kişilerin piyasada alabileceği en kaliteli ürünleri üretiyor. Ben bir kaç yıldır kendim tüketiyorum. Çevremdekilere de her fırsatta tavsiye ediyorum. Hilesiz gıdaya hasret kaldık. Emeği geçenlerden Allah razı olsun.
@ucdortbes345_@asayisberkemal0 Burada yaya yolu ışıkla birlikte var. Sağa dönen araçlar da geçiş üstünlüğü yayanın ancak onların ölümlü kaza olacak kadar hızlanması mümkün değil. Kazadaki araç muhtemel Küçüksu caddesinde seyrediyordu. Ya araç kırmızıda geçti ya da yaya başka bir ihtimal yok.
@rgg077 İhbar süresi için yaklaşım; tamamlanabilecek işleri tamamlamak, uzun soluklu işleri devretmek , sadece sizde bulunan bilgi ve belgeleri paylaşmak için gereken süre ne kadarsa minimum o kadar kalmak olmalıdır.
bizim arada halı saha maçlarında karşılaştığımız bir arkadaş. Vay dedim seni karşıma Allah çıkardı. Ne sorun var diyor, şu sorun diyorum tak çözüyor. İki üç sorunu yarım saatte halletti sağolsun. 700 lira istedi, dedim düz hesap 1000 olsun.Aynı soruna yıl önce iki katı ödemiştim
Araçta bir kaç elektrik arızası vardı. Bir boşluk bulunca sanayiye daldım ama bildiğim bir usta yok. Rastgele dolaşırken önümden iş tulumu giymiş bi çocuk geçti. Dedim kardeş bu soruna kim bakar? Abi dedi 3 dükkan geri git orada S usta var. Gittim dükkana bi baktım bu S usta ++
İşyerinde makine arızalandı.
Bir arkadaşım bir numara verdi, aradım, usta geldi.
Baktı, hiçbir malzeme kullanmadan tamiratı gerçekleştirdi.
“Ne kadar borcum?” dedim.
“600 TL” dedi.
“Abi” dedim, “gözünü seveyim, başka işlere usta geliyor, sadece arıza tespit için geldiği için 3-4 bin TL istiyor.”
O zaman “Gönlünden ne koparsa” dedi.
1000 TL verdim.
Bu kadar ahlaksız, bu kadar açgözlü insan içinde dürüstler de varmış.
Tamirat yaklaşık 20 dakika sürdü.