derdini kimseye açmak istememek ama birinin seni gerçekten anlamasını istemek. tek soru sorulmasın ama bir yol gösterilsin istemek. üzgün olduğun konuyu dile getirmediğinden agresif olmak. mental olarak herhangi bir şeyi izah etmeye gücünün kalmaması. bunu ancak yaşayan bilir.
sırf eli yüzü düzgün diye,aşağılık kompleksine sahip bir oe tarafından öldürülmüştür. ve ne yazık ki 600 tane vekil,çocukları koruyan bir tane yasa çıkaramadı.
Bir psikolog olarak şunu çok net söyleyebilirim: Bir insan “çok çabuk sinirleniyor” gibi görünüyorsa çoğu zaman bu bir karakter sorunu değil, uzun süre taşınmış yüklerin sonucudur. Sinir sistemi aylarca hatta yıllarca tehdit, stres, kırgınlık ve yalnızlık altında kaldığında, küçük uyaranlara bile büyük tepkiler verir. Bu, zayıflık değil; bedenin hayatta kalma çabasıdır.
İnsanlar genellikle başkalarının sadece tepkisini görür, mücadelesini görmez. Oysa çoğu insan, kimsenin bilmediği sorunlarla aylarca tek başına savaşmıştır. Dışarıdan “sabırsız” ya da “huzursuz” görünen hâl, içeride biriken yorgunluğun ve görülmeme duygusunun ifadesidir.
Bu yüzden birinin davranışını yargılamadan önce, arkasında ne yaşadığını merak etmek iyileştirici bir adımdır. Çünkü çoğu zaman insanlar zor değil, çok yorgundur.
Görsüysen senin mesajın🫶🏻
Fazla düşünüyorsun, karamsarlaşıyorsun.
Dualar ettin, kalbini açtın, ama zihnin hala susmuyor.
Yorgunluğun inançsızlıktan değil; beklemekten, sabretmekten, güçlü görünmekten geliyor.
Ama unutma… Allah seni gördü, dualarını duydu.Görüyor içindeki döngüyü, sancıyı…
Ve senden sadece ilahi alışa teslimiyet istiyor.
Ruhunu dinlendir.
Geceleri gözyaşıyla sarıldığın her duan çoktan duyuldu.
Sen henüz farkında değilsin ama cevap yolda…
Çok yakında kalbinden şu söz dökülecek:
“Rabbim… bu, duamdan da öteydi.”
Eğer bu mesaj kalbine dokunduysa, sadece “Amin” yaz.
Ve düşüncelerin seni boğduğunda, bu satırlara yeniden dön…