Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, Samsun’a çıkarak bağımsızlık ve özgürlük meşalesini yakmasının 107. yıl dönümünü saygıyla selamlıyoruz.
19 Mayıs 1919‘da Atatürk öncülüğünde atılan bu ilk adım; bir ulusun Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış, emperyalizme ve sarayların saltanatına karşı, aklın ve bilimin ışığında yükselen Cumhuriyetimizin temellerini atmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, “doğum günüm” diyerek kutladığı bu tarihi; en büyük eseri olan Cumhuriyeti koruyacak ve yaşatacak yegâne güç olarak gördüğü gençliğe armağan etmiştir.
Bugün, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının, emperyalistlerin oyuncağı haline gelmiş ve çağın gerisinde kalmış bir imparatorluktan; bağımsız, çağdaş bir ülke yaratmasını hala hazmedemeyenlerin olduğu açıktır. Cumhuriyet’in temel ilkeleri hedef alınmakta, devrim yasaları çiğnenmekte, laik ve bilimsel eğitim terk edilmektedir.
Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir” sözleriyle en büyük eserini emanet ettiği, geleceğimiz olan gençlerimiz eğitimden çalışma yaşamına, hayatın her alanında birçok sorunla karşı karşıya bırakılmaktadır. Eğitimin hızla gerici ve piyasacı kuşatma altına alınmasıyla milyonlarca gencimiz eğitimden kopmuş, güvencesiz çalışma koşullarıyla emek sömürüsüne maruz bırakılmaktadır.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/VO5rrEPQ6T
#19mayıs #19mayısatatürküanmagençlikvesporbayramı #Atatürk #Cumhuriyet #Türkiye
Eğitim-İş olarak, memleketin genç kızları ve erkekleri muasır medeniyetler seviyesinin en önünde yürüsün diye laik ve bilimsel eğitim mücadelemize devam ediyoruz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!
Eğitim-İş olarak, memleketin genç kızları ve erkekleri muasır medeniyetler seviyesinin en önünde yürüsün diye laik ve bilimsel eğitim mücadelemize devam ediyoruz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!
#19Mayıs#Atatürk#Cumhuriyet#Türkiye
CHP Sakarya milletvekili Ayça Taşkent ve CHP il örgütü sendikamızı ziyaret ederek bizlerle bir araya geldiler. Eğitime dair görüş alışverişinde bulunduğumuz bu değerli ziyaretleri için teşekkür ediyoruz.
“Bazı dersler dört duvarın arasında verilmez…”
Eğitim-İş olarak 1 Mayısları gerçek bir bayram coşkusuyla kutlayacağımız aydınlık yarınları laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizle kuracağımıza olan inancımızla, dünyayı emeğiyle biçimlendirenlerin ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.
Güvenli Okul,Sağlıklı Eğitim İçin Bartın El Ele
📍 Yer: Şadırvan Camisi Önü
🗓 Tarih: 25 - 26 Nisan(Cumartesi ve Pazar)
🕙 Saat: 11.00 – 17.30
✅ Hafta sonu imza kampanyamıza katıl, bu haklı mücadeleye destek ol.
Geleceğimiz olan çocuklarımız için, haydi imzamızı birlikte atalım
"Küçük hanımlar, küçük beyler... Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz."
Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün egemenliği koşulsuz şartsız milletimize, Cumhuriyetimizin aydınlık geleceğini ise çocuklara emanet ettiği bu anlamlı günde; onların gözündeki ışığı korumak en büyük sorumluluğumuz.
Eğitim-İş olarak, aydınlık yarınlarımızın teminatı çocuklarımızın gözlerinden parıltının, yüzlerinden gülümsemenin eksik olmaması için; laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!
#Atatürk #MustafaKemalAtatürk #23NisanUlusalEgemenlikveÇocukBayramı #23Nisan #Türkiye
Eğitim-İş olarak iki günlük iş bırakma eylemimizi Kahramanmaraş’taki saldırının ardından, üç güne (15, 16, 17 Nisan) çıkarıyoruz.
Bu artık bir meslek onuru nöbetidir. Bu, yaşam hakkımıza sahip çıkma mücadelesidir.
Bu gece Milli Eğitim Bakanlığı önündeyiz.
Yarın (16 Nisan Perşembe) saat 10.00’da Kurtuluş Parkı’ndan “Eğitime, Okuluna, Eğitimciye Sahip Çıkma Büyük Buluşması”nı başlatıyoruz.
Eğitimde şiddetin normalleştirilmesine karşı isyanımızı büyütüyor, “ARTIK YETER!” diye haykırmak için buluşuyoruz!
Çocuklarımızı, eğitim emekçilerini, eğitimi ve geleceğini korumak isteyen herkesi, omuz omuza, tek ses olmaya çağırıyoruz.
Gelin, okulumuza sahip çıkalım.
Öğretmenimize sahip çıkalım.
Öğrencimize sahip çıkalım.
Eğitime sahip çıkalım!
#ArtıkYeter #EğitimdeŞiddeteSon #Siverek #Kahramanmaraş #Öğretmen
Yarın saat 11.00da ilk bulusma sendikabüromuzda olacaktir.11.40da sendikadan
hareket edecegiz.Sendikaya gelemeyenler için
12.00da sadirvan camisi önünde ikinci
buluşmamız olacak.Oradan kortej yaparak alana
girecegiz.Öğretmenlerimize,öğrencilerimize,
okullarımıza sahip çıkıyoruz
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı, eğitim kurumlarının nasıl sahipsiz bırakıldığının, uyarılarımızın nasıl görmezden gelindiğinin bir başka acı kanıtıdır. Bir öğrencinin elini kolunu sallayarak okula silahla girebildiği, öğretmenlerin ve öğrencilerin hedef haline geldiği bu tablo açık bir ihmaller zinciridir.
Öğrencilerimizin, meslektaşlarımızın, polis memurunun ve kantin personelinin yaralandığı, can havliyle camlardan atlayan çocukların olduğu bu olay, artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullarımız eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönüştürülmüştür.
Eğitim-İş olarak defalarca uyardık. Daha yakın zamanda bir öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in öldürülmesinin ardından “Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak” diye uyardık.
Ne oldu? Hiçbir ciddi önlem alınmadı. Okullarda güvenlik yok sayıldı. Eğitim emekçileri yalnız bırakıldı.
Bugün gelinen noktada, öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor, öğrenciler okula giderken hayatta kalıp kalamayacağını hesaplıyor. Bu tabloyu yaratanlar; eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlardır.
Tekrar uyarıyoruz;
• Okullarda güvenlik bir “temenni” değil, devletin asli görevidir.
• Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri göstermelik değil, etkin ve yaygın hale getirilmelidir.
• Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim, sorumluluktan kaçamaz.
• Bu saldırının sorumluları hesap vermelidir.
Bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir.
Eğitim-İ�� olarak susmayacağız, alışmayacağız, normalleştirmeyeceğiz!
Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Yaralı öğrencilerimize, meslektaşlarımıza, polis memuruna ve kantin personeline acil şifalar diliyor, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
#siverek
YETER ARTIK, LANET OLSUN!
Şanlıurfa Siverek’te bir lisede yaşanan silahlı saldırıda çok sayıda öğretmen ve öğrencinin yaralandığı, ağır yaralıların olduğu bilgisi geliyor. Failin de yaşamına son verdiği belirtiliyor.
Öğretmenin değersizleştirildiği, okulların kaderine terk edildiği bu düzenin sonucu bu!
Kapısında güvenlik, yanında korumalarla gezenler; okulları güvenliksiz bırakmaya, tedbir almamaya devam ediyor.
Bu tablo; sorumluların sorumsuzluğudur.
Yazıklar olsun!
Tüm sendikalara çağrımızdır:
Ortak söz, ortak mücadele!
Tüm halkımıza çağrımızdır:
Öğretmenine, okuluna sahip çık!
YETER ARTIK, LANET OLSUN!
Şanlıurfa Siverek’te bir lisede yaşanan silahlı saldırıda çok sayıda öğretmen ve öğrencinin yaralandığı, ağır yaralıların olduğu bilgisi geliyor. Failin de yaşamına son verdiği belirtiliyor.
Öğretmenin değersizleştirildiği, okulların kaderine terk edildiği bu düzenin sonucu bu!
Kapısında güvenlik, yanında korumalarla gezenler; okulları güvenliksiz bırakmaya, tedbir almamaya devam ediyor.
Bu tablo; sorumluların sorumsuzluğudur.
Yazıklar olsun!
Tüm sendikalara çağrımızdır:
Ortak söz, ortak mücadele!
Tüm halkımıza çağrımızdır:
Öğretmenine, okuluna sahip çık!
Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’in 18. mücadele yılını coşkuyla, büyük bir aile olarak kutladık.
Genel Başkanımız Kadem, Özbay, Genel Sekreterimiz Seher Ergin, Genel Mali Sekreterimiz Doğan Dağdelen, Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Genel Eğitim Sekreterimiz Veli Fırat Şimşek, Genel Basın-Yayın ve Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Hüseyin Selçuk, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım ve MYK üyeleri, sendikamızın yöneticileri ve üyeleri, konfederasyonumuza bağlı sendikaların başkanları ve yöneticileri çok sayıda emek ve demokrasi örgütünden temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen kutlamada hem sınıf dayanışmasının altı çizildi, hem de Anıtkabir ziyaret edilerek emek ve demokrasi mücadelesinin Cumhuriyet kavgasından ayrı görülemeyeceği bir kez daha vurgulandı. Şimdi sırada 18 yaşın heyecanını, bir asırlık tecrübeyle harmanlamak var!
Fotoğrafları görmek için tıklayınız:
https://t.co/B5PoMeEios
Eğitim-İş olarak; Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’in Tüzük Kurultayı’na katıldık.
Kurultaya Genel Başkanımız Kadem ��zbay, Genel Sekreterimiz Seher Ergin, Genel Mali Sekreterimiz Doğan Dağdelen, Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Genel Eğitim Sekreterimiz Veli Fırat Şimşek ile Genel Basın-Yayın ve Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Hüseyin Selçuk katıldı.
Kurultayımızın örgütümüze, tüm üyelerimize ve kamu emekçilerine hayırlı olmasını diliyoruz.
Fotoğrafları görmek için tıklayınız:
https://t.co/xysAXkftUi
Eğitim-İş olarak, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak, ilke ve devrimlerini gelecek nesillere aktarmak amacıyla yıllardır 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenleyerek geleneksel hala getirdiğimiz "Gençlerden Atatürk’e Mektup" yarışmamız için gerekli belgeleri 18 Şubat 2026’da Milli Eğitim Bakanlığı’na ilettik.
Milli Eğitim Bakanlığı, “şartnamenin yönergeye uygun olmadığı” gerekçesini ileri sürerek yarışmamızın Milli Eğitim aracılığıyla okullarda duyurulmasını engellemek istemiştir. Üstelik sendikamıza gönderilen resmi yazıda, neyin eksik olduğu dahi belirtilmemiştir. Biliyoruz ki sorun teknik değil; çözüm üretme niyetinin olmamasıdır.
Ancak açıkça ifade ediyoruz: Yarışmamızın duyurusu da hayata geçirilmesi de hiçbir makamın keyfi tutumuna bağlı değildir. Gerekli tüm duyuruları öz imkânlarımızla yapacak, bu süreci kararlılıkla sürdüreceğiz.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/wD8Epq4ri1
#Atatürk #MustafaKemalAtatürk #Cumhuriyet #Türkiye
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın ağzından dökülenler, Cumhuriyet’le kavgalı siyasi bir aparatın kendi kendini ele verişidir. “100 yıllık narkoz” iddiası, sadece bir söz değil; Cumhuriyet’e, eğitim emekçisine ve aydınlanma değerlerine karşı açık bir saldırıdır. Bu ifade, gerçeklere gözlerini kapamış, ideolojik saplantılara hapsolmuş bir zihniyetin itirafıdır.
Atatürk ve Cumhuriyet devrimlerine yönelen bu hınç, Ali Yalçın ve temsil ettiği zihniyetin bitmeyen hesaplaşma arzusunu ortaya koyuyor.
Onlar, cehaletin karanlığından kurtulup fikri hür nesiller yetiştirmeyi “narkoz” sanıyor; biz buna uyanış diyoruz. Onlar, kul olmayı fıtrat, biat etmeyi meziyet sayan bir düzeni özlüyor. Biz ise aklın ve bilimin rehberliğinde ayağa kalkmış bir milletin iradesini savunuyoruz.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/OPkRAxWPWA
Bazı sözler vardır; sahibini anlatır, niyetini ele verir. “100 yıllık narkoz” ifadesi de tam olarak böyle bir itiraftır. Bu sözler; aklın değil önyargının, muhakemenin değil ideolojik körlüğün dışavurumudur. Çünkü küçümsenmeye çalışılan şey, gerçekte hâlâ hazmedilemeyen büyük bir uyanıştır.
Onlar, cehaletin karanlığından kurtulup fikri hür nesiller yetiştirmeyi “narkoz” sanıyor; biz buna uyanış diyoruz. Onlar, kul olmayı fıtrat, biat etmeyi meziyet sayan bir düzeni özlüyor. Biz ise aklın ve bilimin rehberliğinde ayağa kalkmış bir milletin iradesini savunuyoruz.
“Narkoz” diye karalanan şey; bu toprakların makûs talihini yenen, tebaayı yurttaş yapan devrimci ruhtur. Sizin rüyanız bu ülkenin kâbusudur; bizim uyanışımız ise Cumhuriyet’in en güçlü teminatıdır.
Bu söz, bir zihniyetin maskesinin düştüğü andır. Cumhuriyet karşıtlığının açık ilanı, ideolojik husumetin inkâr edilemez belgesidir. Bu yüzden hedef aldıkları o uyanışı doğru tanımlamak gerekir.
O uyanış; kulluktan yurttaşlığa geçilen, biatin yerini aklın aldığı tarihsel bir kırılma anıdır. “Diriliş” diye sunulan hayal ise yeni değildir; sorgulamayan, itiraz etmeyen, verilenle yetinen bir toplum özleminin güncellenmiş hâlidir. Emek yerine itaati, hak yerine sadakati esas alan bir düzen anlayışıdır.
Emekçi hakları gasp edilirken susanlardan, makam ve paye peşinde koşanlardan, saray kapılarında el pençe duranlardan, üyesi yoksulken yöneticileri zenginleşenlerden, sefalet zamlarına alkış tutanlardan sendikacı olmaz; olsa olsa figüran olur.
“100 yıllık narkoz” dedikleri şey; eşitliğin, özgürlüğün ve kardeşliğin adıdır. Haksızlığa karşı hakkın, hukuksuzluğa karşı adaletin adıdır. Çünkü o dönüşüm, itaati değil özgürlüğü; biatı değil aklı büyütmüştür.
Açıkça söylemek gerekir ki; içinde zerre kadar Cumhuriyet’e ve Atatürk’e sevgi, saygı ve bağlılık taşıyan hiç kimse bu anlayışın olduğu zeminde duramaz. Bu zemin, “sarı sendika” denildiğinde herkesin aklına gelen o malum çizgidir. Cumhuriyet’e bağlı olanların yeri orası değildir; ne orada kalınır ne de oraya üye olunur.
Bizim yolumuz nettir:
Eğitim, Cumhuriyet’in temelidir.
Emek mücadelesiyle Cumhuriyet ve aydınlanma mücadelesi ayrılmaz bir bütündür.
Biz talimatı saraydan değil,
Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ten alıyoruz.
O nedenle;
Biz asla susmayız.
Asla boyun eğmeyiz.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet’ten asla vazgeçmeyiz.
Siz, tarihin işbirlikçileri gibi geçicisiniz.
Cumhuriyet kalıcıdır.
��lelebet Cumhuriyet!