KIYMETLİ EMEKLİLER
Kurban bayramı münasebetiyle verilen 10 günlük tatil süresi bu gün sona eriyor. Bu süre içerisinde Anayasa Mahkemesine dilekçe verme kampanyası da maalesef durdu. Pazartesinden sonra tekrar avukatınız Ali bey in de katkılarıyla yeniden gündeme getireceğiz. Gerek seyyanen zam ve gerekse TÜİK davalarımızda yeni bir gelişme olmadığı için sizlere herhangi bir bilgilendirme yapılmadı.
Şu husus iyi bilinmelidir ki , avukatımız Ali Erdem Gündoğan davalarımızı son derece dikkat ve titizlikle takip ediyor ve son merciye kadar tüm haklarımızı arama konusunda kararlıyız.
Bu arada bendiniz de bir hukukçu olduğum için ülkede hukukla ilgili gelişmelerde görüş ve değerlendirmelerde bulunuyorum. Bu u yaparken emeklileri de ilgilendiren davalardan vaz geçtiğim, peşini bıraktığım sonucu asla çıkarılmalıdır. Davaları zaten başından beri avukat bey takip ediyor ve genelde de bilgilendirmeyi de kendisi yapıyor, ben de kendisinden aldığım bilgileri sizlerle paylaşıyorum.
İyilik ve sağlık dileklerimizle.
GIDA FİYATLARI MAYIS 2026 İTİBARİYLE SON BİR YILDA İSE YÜZDE 63,6 ORANINDA ARTARAK SON 17 AYIN ENYÜKSEK NOKTASINA ÇIKTI.
https://t.co/C6Tf5Dem7m
#Kamuİş#Eğitimİş#Çankırı#yoksulluk
Gezi; bu ülkenin gençlerinin, emekçilerinin ve yurttaşlarının özgürlük, adalet ve eşitlik talebinin ortak sesi olmaya devam ediyor.
Gezi Direnişi’nin 13. yılında; yaşamını yitirenleri saygı ve özlemle anıyor, bıraktıkları onurlu mücadele mirasına sahip çıkıyoruz. Dayanışmanın, umudun ve birlikte mücadele etmenin hafızası asla silinmeyecek.
Türkiye’nin aydınlık yüzü olan eğitim emekçileri, hiçbir dönem baskılara rağmen örgütlenme mücadelesinden vazgeçmedi.
1965’te Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) ile başlayan mücadele 12 Mart Muhtırası ile bitirilmek istense de aynı yıl kurulan Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER) ile 1970’li yıllar boyunca devam etmiştir.
TÖB-DER; 12 Eylül 1980 darbesi ile kapatılmış, yöneticileri ve birçok üyesi gözaltına alınmış, öğretmenlere dernek kurma yasağı getirilmiş, eğitim emekçileri örgütsüzlüğe mahkûm edilmiştir.
28 Mayıs 1990’da kurulan ilk Eğitim-İş; 12 Eylül faşizminin baskı, yalıtma ve örgütsüzleştirme politikalarını delerek kurulan ilk kamu çalışanı sendikası olmuştur. Eğitim-İş yalnızca eğitim iş kolunda değil, kamu kesiminin tüm işkollarında sendikal hakları, örgütlü mücadeleyle kazanmanın yolunu açmıştır.
12 Eylül faşizminin karanlığını örgütlü mücadeleleriyle aydınlatarak bizlere bu yolu açan kurucuları saygıyla selamlıyoruz.
Gezi Direnişi, bu toprakların gördüğü en haklı, en meşru ve en demokratik halk hareketlerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır. Otoriterleşmeye, dayatmalara ve tek tip toplum yaratma hedeflerine karşı halkın kendiliğinden geliştirdiği bu demokratik tepki, Taksim Gezi Parkı’ndan başlayarak ülkenin dört bir yanındaki meydanlara taşmıştır. Bugün, 13. yıldönümünde bu onurlu direnişi ve Gezi şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.
Bu meşru isyanın temelinde, AKP iktidarının yıllar süren otoriter, emperyalist ve rant odaklı politikaları yatmaktadır. Meydanların, parkların ve nefes aldığımız her karış toprağın sermayeye değil, halka ait olduğu gerçeği, Gezi’de bir kez daha hatırlatılmıştır. Özellikle gençlerimizin kendi geleceklerine sahip çıkmak için sokakları doldurması, aydınlık bir ülke talebiyle en ön saflarda yer alması, dayatılmak istenen korku iklimine karşı verilmiş en net yanıttı.
Baskılara ve yasaklara karşı demokrasiyi, özgürlüğü ve barışı savunmak için gerçekleştirilen eylemler, verilen talimatlarla hukuk ve insanlık dışı uygulamalarla engellenmek istenmiş, halkın üzerine silah dahi kullanılarak faşizan bir baskı ortamı yaratılmıştır. Bu süreçte yaşamdan koparılan gençlerimizin yanı sıra yüzlerce yurttaşımız yaralanmış, binlercesi gözaltına alınmış ve demokratik haklarını kullananlar hakkında sayısız dava açılmıştır.
Mağdur olanlar için harekete geçmeyen, adaleti tesis edemeyen yargı sistemi, barışçıl taleplerle sokağa çıkanları cezalandırmak için adeta seferber edilmiştir. Gezi Davasının karar duruşmasında verilen ağır ve haksız cezalar ise Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.
Oysa asıl yargılanması gerekenler; Berkin Elvan’ın, Ali İsmail Korkmaz’ın, Ethem Sarısülük’ün ve diğer Gezi şehitlerinin ölümüne, yüzlercesinin yaralanmasına neden olan insanlık dışı saldırıları gerçekleştirenler, “emri ben verdim” diyenler, katilleri koruyanlar ve yargı sürecini bilinçli olarak geciktirenlerdir.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/mANEDCV3mD
#gezi #gezi13yaşında
KAMU İŞ “HALKIN ENFLASYONU” ARAŞTIRMASI - MAYIS 2026
- GIDA FİYATLARI MAYISTA YÜZDE 4,6 ARTTI
- EN ÇOK TÜKETİLEN GIDA MADDELERİNDEN OLUŞAN BİR SEPET ESAS ALINARAK YAPILAN HESAPLAMAYA GÖRE, GIDADA ENFLASYON YILIN İLK BEŞ AYINDA YÜZDE 32,4’E ULAŞTI.
- GIDA FİYATLARI MAYIS 2026 İTİBARİYLE SON BİR YILDA İSE YÜZDE 63,6 ORANINDA ARTARAK SON 17 AYIN ENYÜKSEK NOKTASINA ÇIKTI.
- GIDA FİYATLARINDAKİ YÜKSEK ARTIŞ TRENDİNİN, TARIMDAKİ SORUNLARIN YANI SIRA YAŞANAN SİYASİ KRİZİN VE SAVAŞIN DA ETKİSİYLE YAZ AYLARINDA DA DEVAM EDECEĞİ GÖZLENİYOR.
Araştırmanın devamı için: https://t.co/3s6qsWjvHd
Gezi Direnişi, bu toprakların gördüğü en haklı, en meşru ve en demokratik halk hareketlerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır.
#Gezi#GeziDirenişi#Kamuİş#Eğitimİş#Çankırı
Gezi Direnişi, bu toprakların gördüğü en haklı, en meşru ve en demokratik halk hareketlerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır.
#Gezi#GeziDirenişi#Kamuİş#Eğitimİş#Çankırı
https://t.co/rY9vSPfHS0
Bayramlar; bir araya gelmenin, dayanışmanın ve ortak umutları büyütmenin en güzel vesilesidir.
Eğitim-İş olarak demokrasinin ve halk iradesinin kayıtsız şartsız egemen olduğu, emeğin değer gördüğü, laik ve bilimsel eğitimle aydınlanan bir Türkiye dileğiyle tüm halkımızın Kurban Bayramı’nı kutluyoruz.
Bu çarpık durumu tüm örgütlenme çalışmalarınızda anlatıyoruz. Elbette kamu işçisi de insanca yaşamak için iyi bir ücret alacak ama #Memur#Öğretmen, #Hemşire, #Akademisyen'den daha fazla alan ilkokul mezunu işçi olamaz. Aldığımız eğitim, sorumluluk düşünüldüğünde en az iki katı almalıyız!
Kıymetli #Memur arkadaşım!
Çok daha iyi eğitim almış olmana, üniversite hatta yüksek lisans yapmış olmana rağmen 140 bin TL'nin yarısını bile zar zor alıyorsun. Buna rağmen hakkını aramayan, bunu yapan iktidara yakın, yandaş sendikalara üye olarak güç veriyorsun. Sizleri gerçek sendikal mücadele için @kamuiskonf'na davet ediyorum. Gelin insana yaraşır bir ücret almak için hakkımızı birlikte arayalım, birlikte mücadele edelim. Hiç kimse bunu biz kamu emekçilerine gümüş tepside sunmayacak! Hep birlikte direnerek, mücadele ederek alacağız. Gücünü fark et!
Genel Başkanımız Kadem Özbay, Genel Mali Sekreterimiz Doğan Dağdelen ve Genel Eğitim Sekreterimiz Veli Fırat Şimşek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Cumhuriyet Halk Partisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ile bir araya geldi.
Hürriyetçi Eğitim Sen ve Anadolu Eğitim Sen’in de bulunduğu görüşmede, dün CHP Genel Merkezi’nde yaşananlara ilişkin geçmiş olsun dilekleri iletildi; eğitim sisteminin temel sorunları ele alındı.
Daha sonra TBMM İdare Amiri CHP Kocaeli Milletvekili Harun Yıldızlı, CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin ve CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ile de görüşmeler gerçekleştirildi, dayanışma ve geçmiş olsun dilekleri paylaşıldı.
Eğitim hakkını savunan, çocuklarımızın yarınlarını önceleyen bir anlayışla; demokrasiye, halkın iradesine ve eğitim mücadelemize sahip çıkmayı sürdüreceğiz.
EĞİTİM-İŞ’TEN CHP MYK ÜYESİ ULAŞ KARASU’YA DAYANIŞMA ZİYARETİ
Genel Başkanımız Kadem Özbay, Genel Mali Sekreterimiz Doğan Dağdelen, Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Genel Eğitim Sekreterimiz Veli Fırat Şimşek, Genel Merkez Avukatımız Burak Sabuncu ve Ankara 3 No’lu Şube Başkanımız Mesut Baran, CHP İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Sivas Milletvekili Ulaş Karasu’ya dayanışma ziyaretinde bulundu.
Ziyarette, halkın iradesinin her türlü vesayetin üzerinde olduğu hatırlatılarak, demokrasiye sahip çıkma kararlılığı vurgulandı.