Arjantin Milli Takımı, eskiden böyle çirkef ve kaba bir imaj taşımıyordu; bu dönüşüm, Stanford Hapishane Deneyi’nde olduğu gibi, küçük kötülüklere göz yumuldukça adım adım gerçekleşti. Turnuvanın başında masum görünen fauller, itişmeler ve hakemlere baskı gibi davranışlar, zaman içinde görmezden gelindikçe normalleşti ve büyüyerek bütün dünyanın nefret ettiği, sportmenlikten uzak, kaba saba bir takım kimliğine evrildi. Kötülük yapanı görmezden gelmek, onu cesaretlendirir ve daha da kötüleştirir; çünkü cezasızlık, sınırları belirsizleştirir ve ahlaki çürümeyi hızlandırır. Bu nedenle acil adalet, hem sahada hem hayatta vazgeçilmezdir: küçük ihlalleri anında cezalandırmak, büyük faciaların önünü keser, adaleti tesis eder ve toplumları ya da takımları, yavaş yavaş çürümekten korur.
🎥 Viral έγινε στην Τουρκία το βίντεο με το περπάτημα του Κυριάκου Μητσοτάκη κατά την άφιξή του στη Σύνοδο Κορυφής του ΝΑΤΟ στην Άγκυρα, προκαλώντας έντονη συζήτηση στα social media.
😂 Χρήστες συνέκριναν το βάδισμα του Έλληνα Πρωθυπουργού με εκείνο του Κεμάλ Σουνάλ στην κλασική ταινία Sahte Kabadayı (Ο Ψεύτικος Νταής), ενός από τους πιο αναγνωρίσιμους χαρακτήρες της τουρκικής κωμωδίας.
📱 Το σχετικό βίντεο συγκέντρωσε εκατοντάδες χιλιάδες αλληλεπιδράσεις, καθώς η σύγκριση με το χαρακτηριστικό κινηματογραφικό βάδισμα εξελίχθηκε σε viral θέμα στην Τουρκία.
Arda Güler: "Ne eleştiri yapılırsa yapılsın hepsinde haklılar. Bu eleştirileri yapanlara katılmamız lazım. Drama yapamayız. Kötü oynadık ve elendik. Ne deseler haklılar."
Tony Soprano efsanesi James Gandolfini'ye veda edeli tam 13 yıl oldu.
Ekranda televizyon tarihinin en acımasız figürlerinden biriydi ama kameralar ardında kendini "Ben sadece 120 kiloluk bir Woody Allen'ım" diye tanımlayacak kadar naif ve mütevazıydı.
O mütevazılığın ardında işine saplantılı bir profesyonel vardı. Tony'nin o öfkeli ve tahammülsüz halini yansıtmak için bilerek uykusuz kalır, içsel sıkıntıyı fiziksel olarak da hissetmek için ayakkabısına taş koyarak saatlerce o şekilde çekimlere girerdi.
Kalbi de cüssesi kadar büyüktü. Maaşı bölüm başına 1 milyon dolara çıkınca sette uzayan pazarlıkların yarattığı gerilimi dindirmek için 16 ana rol arkadaşının her birine kendi cebinden 33.000'er dolar bonus dağıtmış, set ekibine ziyafet çekmeyi bir gelenek haline getirmişti.
Dostluğu ise benzersizdi. John Travolta 16 yaşındaki oğlunu trajik bir şekilde kaybettiğinde tüm programını iptal edip apar topar Florida'ya uçtu. Dostu ayaklarının üzerinde durabildiğinden emin olana dek tam bir hafta boyunca evinden ve başucundan ayrılmadı.
İşini öylesine inandırıcı yapıyordu ki gerçeklikle kurgu birbirine karışıyordu. Dizinin ilk sezonunda şortla mangal yaptığı sahne sonrası gerçek bir mafya üyesinden telefon aldı: "Dizi harika, oyunculuğun mükemmel ama bir kural var: Bir Don asla şort giymez!" Bu efsanevi anekdot daha sonra senaryoya bile dahil edildi.
Ölümü de hayatı gibi gösterişten uzak ve sarsıcı oldu. 19 Haziran 2013'te, köklerini keşfetmek için oğlu Michael ile gittiği Roma tatilinde, henüz 51 yaşındayken geçirdiği kalp kriziyle aramızdan ayrıldı. Onu otel odasında ilk bulan kişi ne yazık ki baş başa tatile çıktığı 13 yaşındaki oğluydu.
Eğer bugün Walter White veya Don Draper gibi karmaşık, derinlikli ve karanlık başrolleri izleyebiliyorsak, televizyonun altın çağını başlatan bu yolu tek başına o açtı. Bıraktığın miras için teşekkürler. Hoşça kal, Patron.
Dünya kupaları tarihinde herhangi bir milli takımdan gördüğüm en utanç verici performanslardan biri. 48 takım var, 32'si üst tura çıkıyor. Futbol iklimimize ters olsa dahi görece kolay bir grup. Oyuncuların iç savaş nedeniyle ülkeye giremediği, sonuç ne olursa olsun dünya kupasında olmaktan çok mutlu olan Haiti ilk elendi, ikinci de biz. Hem Avustralya hem de Paraguay'a onların istediği oyunu oynayarak kaybettik, topla oynama veya momentum istatistikleri bir şey ifade etmiyor. Avustralya maçından sonra verilmesi gereken özeleştiri, oyunu hiç de domine edemediğimiz olmalıydı. Paraguay'ın gücü bizi maçı 1 saat 10 kişi oynamasına rağmen karşılamaya yetti, gollerinin olağanüstü koşullardan gelmesi fark etmez. Berbattı. Türk futbolunun altın nesli büyük bir teknik kapasiteyle parlasa da bu ülkenin futbol geleneği her zaman sahayı savaş alanına çeviren fiziksel bir mücadeleye dayandı. Bu bolluğu, bu bereketi yönetemedik. Özellikle ileri uçta fiziksel varlığımıza bile isteye savaş açtık, Romanya maçı bir uyarı olmalıydı. Lucescu açık biçimde bizi kilitlemişti ve şans eseri açmıştık. Bu sefer olmadı, geçen süre zarfında hiçbir B planı üretmedik ve aynı yavan, yumuşak oyunda ısrar ettik. Taktikten hiçbir şekilde anlamam, bütün eleştirileri de kabul ederim ama milli takımımızın gerçek başarısını ilk kez 2024'te gören ve o gururun ne olduğunu ilk kez gurbetteyken Çekya zaferinden sonra çalan "Bir Başkadır Benim Memleketim." ezgisinde anlayan nesildenim. O gün böyle olmadığını biliyorum. O günden bugüne kadar geçen süre zarfında neyin ters gittiğini bilmiyorum ancak şu son birkaç ay özelinde neyin ters gittiğini herkes görmüş olsa gerek. Değişim gerek. Naçizane yorumum budur. İlk ve son olarak.
BlackRock hiçbir bankayı doğrudan satın alıp yönetmez. Stratejisi, dünyanın en büyük bankalarında azınlık hissedarı olarak yatırımcı olmaktır.
Örneğin:
JPMorgan: yaklaşık %7,5-8
Citigroup: yaklaşık %8,5
Wells Fargo: yaklaşık %8
Bank of America: yaklaşık %7
Goldman Sachs: yaklaşık %7 (Who Is The Owner Of)
Bu nedenle “BlackRock Halkbank’ı satın alacak” demek yerine, “BlackRock Halkbank’a önemli bir yatırım yapabilir” demek daha doğru olur.
Halkbank’ın düşük defter değeri, büyüme potansiyeli ve kârlılığındaki olası artış, yabancı fonların ilgisini çekebilir. Benim kişisel tahminim, böyle bir senaryoda BlackRock’ın %10-12 seviyelerinde bir payla yatırımcı olarak yer alabileceği yönündedir.
‼️‼️ Buradan Miami’de gayrimenkul yatırımı yapmayı düşünen herkese sesleniyorum:
Sakın sadece satış aşamasındaki parlak sunumlara ve vaatlere aldanmayın. Miami, birçok kişinin düşündüğünün aksine, gayrimenkul yatırımı açısından ciddi riskler barındırıyor. Başlangıçta cazip görünen projelerde satın aldığınız dairelerin aidatları zamanla öyle seviyelere çıkıyor ki, bazı durumlarda elde ettiğiniz kira gelirini dahi aşıyor.
Bugün bu yatırımları yapan birçok kişi yüksek aidatlar, sigorta maliyetleri ve beklenmeyen ek giderler nedeniyle büyük hayal kırıklığı yaşıyor. Bir kenara not edin: Miami’de konut alırken sadece satış fiyatına değil, gelecekte karşılaşacağınız tüm maliyetlere de dikkat edin.
Daha sonra pişman olmamak için çok iyi araştırma yapın.
"Welcome to Istanbul!" 🩵 İstanbul'a Alglerin Girdiği Noktadayız! Turkuaz İyice Patladı!" Yavuz Sultan Selim Köprüsü tarafından yoğun turkuaz renk girişi var...
Hollywood's yellow filters mislead you. In reality, Türkiye is like heaven.
Istanbul is our favorite. Where else can you find such beauty?
This year, Türkiye will be even more beautiful...
19 Mayıs; umut, cesaret ve geleceğe inancın simgesidir. 🇹🇷
RentRovi ailesi olarak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.
#19Mayıs#GençlikveSporBayramı#RentRovi