Sun sagarı sakî bana mestane desünler, Uslanmadı gitti gör o divane desünler. Mescidde riyapişeler ko etsin riyayı,
Meyhaneye gel kim ne riya var ne mürai.
2002'de bu ülkede 52 milyon ton kömür üretiyordu.
2024'de 81 milyon tonu aştı.
Daha çok kömür üretmek, bundan şirketleri zengin etmek için yaptılar bunu.
Kazanan onlar oldu, kaybeden işçiler, toplum ve doğa oldu!
Birçok hesapta aynı sıkıntı var, maalesef.
Ya hesap kapatılıyor ya da görünürlük kısıtlanıyor; mücadele etmemiz, mağduriyetleri dile getirmemiz ve sesimizi duyurmamız zorlaştırılıyor.
X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmek için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır.
Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum.
@X
Altın yere düşmekle pul olmaz.
Ve altının değerini sarraf bilir.
Bir insanın değeri de uğradığı haksızlıklarla, maruz kaldığı zulümle, elinden alınan makamla, işiyle, özgürlüğüyle ölçülmez.
Hukuksuz ve haksız biçimde işinden edilen, özgürlüğünden mahrum bırakılan, hatta hayatını kaybeden insanların değeri; onları değersizleştirmek isteyenlerin iradesine bağlı değildir.
"Zulüm ile âbâd olanın âkıbeti berbat olur." Hakîkat, birilerinin verdiği hükümle değişmez.
Abdülhak Hâmid Tarhan’ın şu sözü insan olanın vicdanına dokunmalıdır:
“İnsan dünyada bir Hak’tan, bir de haksız olmaktan korkmalıdır.”
Asıl mesele de budur.
Makam değişir, güç değişir, devran döner. Fakat yapılan haksızlıklar ve o haksızlıklar karşısında alınan tavır tarihin ve vicdanın hafızasında ebedî kalır.
Peki ya haksızlık yapanlar?
Hukuksuzluğu görmezden gelenler?
Duyduğu hâlde susanlar, bildiği hâlde sessiz kalanlar? AİHM Büyük Daire’nin verdiği ihlâl kararlarını bile görmezden gelenler?
Gölge Oyunu, toplumun geniş bir kesiminin düşünme biçimine kadar sızmış durumda.
Duyguların bile sahnesi kurulmuş; kimin neye, ne kadar üzüleceği; kimin neye, ne kadar sevineceği önceden hesaplanmış...
İnsan, yalnızca kendisine yapılanlardan değil, başkasına yapılan haksızlıktan da korkmalı ve endişe duymalı.
Altın yere düşmekle pul olmaz. Haklı olan da zulümle, iftira ile değersizleşmez.
"Küfür ile belki, ama zulüm ile âbâd olmaz devlet."
Nizâmü’l-Mülk, Siyasetnâme
#İhlal
📌Eski Yargıtay 1. Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk çok net ifade etmiş.
“Hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmadan kimseyi işinden çıkaramazsınız. Hak arama özgürlüğünü kapatamazsınız. Kapatırsanız "Ben hukuk devleti değilim" diyeceksiniz ve bu çadır devletine doğru yürüyüştür"
#KHKZulmüneSonVerilsin
Ak Parti, Nene Hatun ilan ettiği kişiyi WhatsApp grubundan çıkarmış. Sayan Hatun, Soyan Hatun olmuş. Çiğnemedikleri hiç bir değer bırakmadılar @Liberalparti_TR
"Biz misafir değil, ev sahibiyiz. Bizi sokağa atar gibi davranmanız hiç birseyi değiştirmeyecek!"
Dolktor Haluk Savaş, psikiyatri uzmanı Doçent Doktor Esen Savaş
5 yıl ara ile her ikiside hayatlarını kaybetti, fikirleriyle hayattalar.
HerEmanet BirTanık
Nurettin Topçu” insan,kötülüğü görüp de ona isyan etmiyorsa inandığı Tanrıya ulaşamaz diyordu. Erol Güngör hoca da Firavuna karşı çıkmak önemli ancak,Musa’nın da yanında olmak gerekir?diyordu.Benim mahallem suç işlese de bizimdir anlayışı, ahlaksızlığı https://t.co/fWiPqeDFYTçlunun cezasını bağımsız yargı belirler. Siyasal güç belirlemez.Soygunların güç korumacılığı ahlaksızlık ve hukuksuzluktur. Suç işleyen cezasını çekmelidir. Asıl olan suç olmadan,suçu önlemektir.
Bir babanın çaresizliği
Annesini görmesine izin verilmeyen bir yavrucağın kendi saçlarını yolarak çırpınışı.
-Baba gidelim
-Baba anneye gidelim....
Ne diyelim, mevlam gelsin hakkınızdan.
HerEmanet BirTanık
Bu kez mesele benimle ilgili; o yüzden sizden bir destek talebim yok.
Biliyorum, sonucun ne olacağını. Eee, meslekte 45 yıl dile kolay.
Gerçek ihtilâller, muhtıralar ve savaşlar ve tsunami gördüm. Haber yaptım. Yurt içinde ve dışında en tehlikeli bölgelere gittim...
Efendim, gündeme, "Gölge Oyunu"na kısa bir ara veriyorum.
Eylül'ün kırdığı gül gibi
Dağıldı ruhumun goncası
Tutunacak yaslı bir hazan
Gönlümde dinmeyen sızı
Bu şiiri, uzağa düşmüş bir sevgilinin ardından yazdım. Bazen insan sevdiğinden değil, ona giden yollardan yorulur. Araya giren mesafeler büyüdükçe, hayâlden bir dünya kurar; akşamlar uzar, mevsimler değişir, her esen rüzgâr uzaklardan bir haber getirir.
Ben seni, gözümün görmediği yerde gönlümün gördüğü hâlinle sevdim. Yokluğunla konuşmayı, sessizliğinde sesini duymayı öğrendim. Ne gariptir ki uzaklaştıkça, gönlümdeki yerin daha da yakınlaştı.
Belki yollar bir gün bizi yeniden aynı fecrin altında buluşturur; belki de kavuşmak, ömrün bize bağışladığı bir duadır.
Sevda bitmez; sevenin gönlünde ömürlük bir hicran olarak yaşamaya devam eder.
Sen ve Ben
İnanın hiç hoşlanmıyorum ama her paylaşımda destek talebimi yinelemek zorunda kalıyorum.
Birçok hesapta aynı sıkıntı var, maalesef.
Ya hesap kapatılıyor ya da görünürlük kısıtlanıyor; mücadele etmemiz, mağduriyetleri dile getirmemiz ve sesimizi duyurmamız zorlaştırılıyor.
X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmek için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır.
Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
Desteğiniz için şimdiden teşekkür ediyorum.
@X
AKP’den istifa eden eski bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerden elde ettikleri öne sürülen yaklaşık 2,2 milyar lirayı iade etmiş(!) öyle söyleniyor.
Bu arada ortada böyle bir saçmalık da var. Neyin pazarlığı bu? Elinizde bilgi varsa ve açıklamıyorsanız, neden açıklamadığınızı da açıklayın.
@yenipartiyiz
Zeynel Emre:
“AKP’de birbirlerini yiyorlar, ihbar edip duruyorlar. Elinizdeki bilgileri siz açıklayın, bize bırakmayın. Açıklayamıyorsanız, failler ortaya çıkana kadar biz paylaşmaya devam edeceğiz.”
163 milyon lira yatırıp 2,17 milyar lira çekildiği iddiası!
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında ortaya atılan bu iddia son derece ciddi.
İddiaya göre çift, toplam 163 milyon 46 bin lira yatırım yaptı ve yaklaşık dört-beş ay içinde 2 milyar 170 milyon lira çekti.
Bu rakamlar doğru mu?
Bunu artık sosyal medya tartışmaları değil, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma ortaya çıkarmalıdır.
Fatma Betül Sayan Kaya, siyasi sorumluluk gerekçesiyle görevlerinden affını istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu talebi kabul etti.
Ama asıl mesele burada bitmiyor.
İddia doğruysa istifa yetmez; hukuk önünde hesabı verilmelidir. İddia doğru değilse de kamuoyuna açık, doyurucu bir açıklama yapılmalı ve gerekli hukukî yollara başvurulmalıdır.
Çünkü hiç kimse, hangi makamda bulunursa bulunsun, kamu görevini kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamaz.
Kullanmamalı... Ahlâk, erdem ve etik değerler bunu gerektirir.
Milletin beklediği şey çok basit:
Gerçek ortaya çıksın. Varsa suç, kim işlemişse hesabını versin. Yoksa iftira sahipleri hukuk önünde hesap versin.
Devlet dediğiniz şey; Adaletin tecellisini ayrım gözetmeksizin sağlamak için vardır. Devletin aslî görevi budur.
Mevlânâ hırsı, "aklı ve ruhu bağlayan bir çarmıh" olarak nitelendirir.
Hırs insanı kör eder ve sonu hüsrandır!
#Husran
İngiltere'de: "Yengem hasta" diye bakan istifa ediyor.
Bizde: Ülke hasta, emekli aç, memur bitik ama istifa eden yok!
Çünkü koltuk tatlı.
Videodaki gibi: "Hayırdır bakanım yengeye mi bir şey mi oldu?" 😂
#DestekDeğilSeyyanenZam#BizimÇocuklar#salı
En derin anlamıyla ‘din’ ‘hesap gününe’ inanmaktır.
Bütün kılık, kıyafet,
şekle indirgenmiş ibadet gösterilerine rağmen, çokları aslında bu anlamıyla dine inanmıyorlar. (107)
Hesap verecekleri güne inananlarda Allah korkusu ve ar duygusu olur.