Dostlarım kardeşlerim, ben şahsına Münhasır. İkinci defa x hesabıma erişim engeli getirildi. Bu benim yeni hesabım. Takip desteği için, hepinize çok teşekkür ederim. ☺️🙏
Filistin davası bir Arap davasıdır. Aslında sadece Filistinli Arapların davasıdır. Diğer Arap ülkeleri Filistin davasına kendi milli çıkarları ile uyuştuğunu ölçüde destek vermişlerdir. Biz Türkler bu konuda ne düşünmeli ve yapmalıyız? Selçuklu Türk ordularının Ortadoğu’ya inişi başlarken, Abbasi halifeliği yok olmanın eşiğindedir. Basra Körfezi, El Cezire ve Arabistan’ı denetimi altına alan Karmatilik İslam’ı reddeden, mal ve kadında ortaklığı savunan vahşi komunist bir hareket olarak devletleşmiştir. Karmatiler Şam’a kadar ilerlemiş, 930’da Mekke’yi işgal etmişlerdir. Kabe soyulmuş, 30 bin hacı katledilmiştir. Bu ilkel komünist devlet 100 yıla yakın devam edecektir.
Aynı dönemde İran’da zerdüşiliği temsil eden Büveyhi saltanatı iktidarı gasp etmiştir. Büveyhiler, Bağdat’taki Abbasi halifesini kontrolları altında tutmaktadır.
Mısır’da Fatimi Şia anlayışı, Firavunlar dinini canlandırma yolundadır. 6. Fatimi halifesi El Hakim bi Emrillah kendisini tanrı ilan etmiştir.
İslam dünyasındaki bu parçalanmadan istifade eden Bizans ise saldırıya geçmiş, İslam’ın 400 senelik kazanımlarını püskürterek, Antakya’yı işgal etmiş, Lübnan’a girmiştir. Bizans, Kudus’ü almaya ve İslam dinini Arap yarımadasına hapsetmeye hazırlanmaktadır.
İşte Türk Orduları böyle bir ortamda Oğuzeli’nden Orta Doğu’ya inmeye başlamışlardır. Bir tarihçi şöyle demektedir: “Tarihin bu kesitinde olaylar arasında olağanüstü bir eşzamanlılık, mucizevi bir senkranizasyon vardır. Bizans haçını taşıyan zulüm orduları Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu, Suriye’yi, İstila ve bölgenin İslam halkını bin bir hakaret ile katl ve esir ederken, Karmatiler Kabe’yi tahrip ve telvis ederken Türklerin İslam oluşu tesadüfi değildir. Cenabı Hak ordularını sahneye sürmektedir.”
Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Bey, nereye geldiğini, niçin geldiği ve kim olduğunu bilmektedir. 1043’de Halife Kaim’e gönderdiği mektupta kendisini şöyle tanıtır: “Ben hür insanların evladıyım ve Hunlar’ın kral hanedanına mensubum.” Yani Tuğrul Bey, ben Oğuz Han’ın torunuyum demektedir.
Abbasi halifesi El Kasım bin Emrillah Tuğrul Beyi Bağdat’a davet eder. Tuğrul Bey ve Selçuklu Ordusu 1055 yılının Ramazanında Bağdat’a girer ve Buveyhi baskılarına son verir. Bölgedeki asayişsizliği sona erdirir. 24 Ocak 1058’de Bağdat’ta düzenlenen bir tören ile Halife Tuğrul beyi doğunun ve batının sultanı ilan eder. Tuğrul beye iki kılıç takılır. Başına sarık ve taç giydirir. Sırtına yedi iklime hakimiyeti işaret eden tek yakalı yedi kaftan konulur. Bir tarihçi, “Bu andan İslam dünyasının riyaseti fiilen olduğu gibi hukuken de Türk soyuna, Türk hükümetine ve hükümetlerine geçmiştir” demektedir.
Evet, Türk milleti kanı ile canı ile malı ile 1058’den 1918’e kadar 860 sene bütün İslam dünyasını tek başına birleşik Avrupa kıtasına ve Hristiyanlığa karşı savunmuştur. İslam dünyasının kılıcı ve kalkanı olmuştur. Bu 860 senenin sonunda Türk Milleti bir kez Araplardan yardım istemiştir. Aldığı ise arkadan vurulma olmuştur.
Bundan dolayı bugün “Filistin’e gidelim, savaşalım” diyenlere Filistin bir İslam davası değildir, bir Arap davasıdır.
Arap davası için ölmek isteyenleri hiç tutmayız hatta size bilet parası yardımı bile yaparız, yeter ki gidin diyoruz. Kudüs meselesi ise ayrıdır. Biz Zafer Partisi olarak Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasını ve sadece bir Yahudi kenti olmasını kabul etmeyeceğiz. @zaferpartisi
Değerli kıymetli arkadaşlarım dostlarım. Hesap yeni olduğu için, sürekli kısıtlama geliyor. Takiplere geri dönüş yapacağım. Var olun çok teşekkür ederim herkese. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷☺️☺️🙏🙏
Sn. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’a Acil Çağrımızdır;
Borsa Fon Vurgununun şeffaf, etkin ve hızlı bir şekilde çözülememesi durumunda Bankacılık kesimine de yayılması sonucunda, Büyümeyi düşürücü, İşsizliği azaltıcı etkileri ile toplumsal bunalıma sebep olması söz konusudur.
Son 7 yıldır süren ekonomik buhranın ağır yükünü çeken vatandaşlarımız için durum artık dayanılmaz bir noktaya gelecektir. Yaşanan Fon Yolsuzluğunun Türk Ekonomisine daha fazla zarar vermemesi, krizin daha da derinleşmemesi ve Borsanın kaybettiği “Güven”i tekrar kazanabilmesi için Zafer Partisi olarak sesleniyoruz;
Sermaye piyasalarının sağlam ve istikrarlı olması kalkınmanın sağlanması açısından en önemli unsurlardan biridir.
Bunları da göz önüne alarak;
Öncelikle, CB Yrd. Cevdet Yılmaz'ın Özel Kalemi ve Katılımevim'in sahibi şahıs ile olan ilişkisi hk. kamuoyunu tatmin edici açıklama yapılmasını ve SPK Kanunu 106-107. Md. ile ilgili diğer Kanunlar çerçevesinde gereğinin yerine getirilmesini,
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in manipülasyonu bildiği halde neden SPK, BDDK, DDK, BİST, MKK ve Teftiş Kurulu’nu harekete geçirmediğinin ve bu kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmeyerek tedbir almadıklarının açıklığa kavuşturulmasını ve haklarında işlem yapılmasını Türk Milleti adına talep ediyoruz.
SPK, BDDK, DDK, Takasbank Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Takasbank ve MKK Yönetimi derhal görevden alınmalı, Borsa İstanbul Yönetimi Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri, Genel Kurulla seçildikleri için, derhal Savcılar harekete geçirilerek ve soruşturma izni verilerek işten el çektirilmeli ve yüksek Türk adaleti önünde hesaplarını vermelidirler.
Sayın Cumhurbaşkanı,
Dün TBMM Plan-Bütçe Komisyonunda SPK Bşk.Yrd. aslında itiraf etmiş, tutanakları okuyun lütfen. Borsada Manipülasyon hala devam ediyor, SPK Kanununun ihlal edilmesi hala sürdürülüyor. Hisse senetleri hala Ana Pazarda işlem görüyor. 114 Fon tasfiye halinde deniliyor ama, bunlar da işlem yapmaya devam ediliyor.
Hala içi boşaltılmış, üretim yapmaktan yoksun şirketlerin (Gündoğdu Gıda'da olduğu gibi inek yok, makina yok, süt yok, firmada 2 Bekçi dışında çalışan yok, finansal tablolarda denetim yok) işlem tahtaları açık ve %6-7 prim yapıyor. Bu durum Nasrettin Hoca fıkrası değil, gerçek! Şaka yapmıyoruz. Nitekim uluslararası Borsa Endeks Sağlayıcı MSCI’ın 15 Ekim’de Türkiye’yi “Gelişmekte Olan Piyasalar” kategorisinden çıkartarak dondurması ve düzenlemelerin yapılması için Haziran 2027’ye kadar süre vermesi, aksi taktirde kategorinin düşürüleceği açıklaması da uyarımızın ne kadar yerinde olduğunu göstermektedir.
Ayrıca, ortalıkta mantar gibi yayılmış bulunan şirketler yeniden denetlenerek, Borsa İstanbul, Türk ve yabancı yatırımcılar için güvenli hale getirilsin. Ayrıca Emlak Katılım Bankası, Katılımevim, Birevim vb. şirketlerin pay devir işlemlerini hangi kaynaklar kullanılarak gerçekleştiriyor şeffaf bir şekilde açıklansın.
Bu tedbirleri hızla alarak, eğer sorunu çözmekte samimi iseniz, bu Kurullara her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Türk Milletinin ve Fon Mağdurları ile piyasada işini doğru yapan Şirketlerin çıkarlarını öncelikle koruyacak, zarar görmelerini önleyecek liyakatli ve uzman kişilerin atamasını bir an önce yapın.
Böylece hem Borsa’nın kaybettiği “Güveni” hızlı bir şekilde kazanmasını, hem de Türk ekonomisindeki kötü gidişatı durdurmak adına yeni ve temiz bir sayfa açılabilir. Bu çağrımızı, toplumsal yapımızın daha fazla zarar görmemesi için, Sorumlu Muhalefet Partisi anlayışı ile yapmayı bir görev addediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Fikret ARTAN
ZAFER PARTİSİ EKONOMİ POLİTİKALARI BAŞKANI
@RTErdogan@gazetesozcu@nowhaber@EkonomimCom@MeseleEkonomi
İçeri tıkıldıktan sonra ağlamaya başlamış lokumcu.
@Raf_Eren
Hesabına bakınca beni de engellemiş olduğunu gördüm. Sana söz Eren ! Lokum dağıtacağım senin adına..