Bir Menderes gider bin Menderes gelir.
O bin kişiden biri Genel Başkan Gültekin Uysal.
Yürü mert adam seninle beraberiz!
@DpGultekinUysal@_DemokratParti
Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı vefatlarının yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
#17Eylül1961
Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan…
Millet iradesinin sandıkta tecelli ettiği bir Türkiye idealinin bedelini hayatlarıyla ödeyen üç devlet adamı…
Bugün, 65 yıl sonra, yalnızca üç insanın idam edildiği bir günü değil; Türkiye’nin demokrasi yürüyüşünün zorla kesintiye uğratıldığı, milli iradenin darağacına gönderildiği ve hukuk devletinin ağır bir yara aldığı o karanlık günleri hatırlıyoruz.
Bizler, Demokrat Parti’nin ve hürriyetçi demokrat geleneğin mensupları olarak bu idamları yalnızca birer şahsın ölümüne indirgemiyoruz. Milletin seçme ve seçilme hakkı, demokratik meşruiyet, hukuk devleti ve Türkiye’nin geleceğine dair umutlar da ağır bir darbe aldığına inanıyoruz.
Demokrat Parti, iktidar yıllarında Türkiye’nin ekonomik ve sosyal dönüşümünde önemli bir dönem başlatmış; çok partili demokratik hayatın kökleşmesiyle birlikte kalkınma hedefini millet iradesiyle buluşturmaya çalışmıştır.
Menderes’in öncülüğünde Demokrat Parti’nin ortaya koyduğu siyasal iddia, milletin kendi geleceği üzerinde söz sahibi olmasıydı.
Köylünün, işçinin, esnafın, memurun, tüccarın, sanayicinin ve Anadolu insanının siyasetin gerçek öznesi olduğu bir Türkiye…
Sandığın iradesinin vesayet karşısında üstün olduğu bir Türkiye…
Kalkınmanın, hürriyetin ve demokratik meşruiyetin birlikte ilerlediği bir Türkiye…
27 Mayıs işte bu iradeyi hedef aldı.
Darbenin asıl ağır sonucu, yalnızca bir hükümetin devrilmesi değildi; Türkiye’de “iktidar sandıkla alınır, sandıkla bırakılır” ilkesinin yerine, gerektiğinde silah gücüyle siyasetin yeniden düzenlenebileceği tehlikeli bir anlayışın yerleşmesiydi.
Bu nedenle 16 ve 17 Eylül tarihleri, Demokrat Parti ailesi için yalnızca bir matem günü değildir.
Aynı zamanda demokrasiye, hukuka, milli iradeye ve hürriyete sahip çıkma irademizi yenilediğimiz bir gündür.
Bizler, Adnan Menderes’i yalnızca bir Başbakan olarak değil; Türkiye’nin demokratikleşme ve kalkınma mücadelesinin sembol isimlerinden biri olarak anıyoruz.
Siyasetçiler eleştirilebilir, hükümetler değiştirilebilir, iktidarlar sandıkta kaybedebilir.
Fakat hiçbir siyasi ihtilafın nihai çözümü darağacı olamaz.
Hiçbir iktidar mücadelesi, milli iradenin silah zoruyla askıya alınmasını meşru kılamaz.
Hiçbir siyasi hesaplaşma, hukukun üstünlüğünün yerini alamaz.
İşte 65 yıl sonra bize düşen en önemli görev, geçmişin acısını yalnızca hatırlamak değil, o acının tekrar yaşanmaması için demokrasiyi ve hukuk devletini daha güçlü savunmaktır.
Çünkü milletin iradesinin üzerinde hiçbir vesayet, hiçbir güç ve hiçbir makam olamaz.
Bugün Demokrat Parti olarak bizim mücadelemiz, 65 yıl önce darağacında hayatlarını kaybedenlerin hatırasını yaşatmakla sınırlı değildir.
Bizim mücadelemiz; onların temsil ettiği hürriyet, demokrasi, milli irade, hukuk ve kalkınma idealini gelecek nesillere taşımaktır.
Bir daha hiçbir sandığın iradesinin silah zoruyla yok sayılmaması;
Bir daha Türkiye’nin demokratik geleceğinin vesayet anlayışlarına teslim edilmemesi için mücadele etmektir.
65 yıl önce darağacında hayatlarını kaybeden üç devlet adamının hatırasına verilecek en anlamlı cevap, daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk ve daha güçlü bir milli iradedir.
Bu vesileyle;
Demokrat Parti’nin merhum Genel Başkanı ve Başbakanı Adnan Menderes’i,
Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu,
Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı idam edilişlerinin 65. yılında rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Onları idama götüren darbeci zihniyeti ve millet iradesini silah zoruyla yok sayan anlayışı telin ediyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik geleceğine vurulmuş bu ağır darbeyi unutmayacağız.
Unutturmayacağız.
Ve inanıyoruz ki;
Milletin iradesi, her türlü vesayetten daha güçlüdür.
Hürriyet, adalet ve demokrasi; Türkiye’nin vazgeçilmez istikametidir.
Adnan Menderes’in, Fatin Rüştü Zorlu’nun ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor; kendilerini rahmet ve minnetle anıyoruz.
Ruhları şad olsun.
Milletimizin başı sağ olsun.
Demokrasi mücadelemiz daim olsun.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlığımız uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
@DpKamilGoral#ZaferBayramı
Genel Başkanımız Sn. Gültekin Uysal’ın teşrifleriyle, 3. Cumhurbaşkanımız ve Kurucu Genel Başkanımız Celal Bayar’ı anıt mezarı başında anıyoruz.
🗓️ 22 Ağustos 2026
⏰ 11.00
📍Umurbey, Gemlik, Bursa
@DpGultekinUysal@DpKamilGoral#Bursa#CelalBayar
AKP’si, MHP’si, Yeni CHP’si, Eski CHP’si…
Tarih, iktidarlarını sürdürme uğruna “Yeni Anayasa” ve “Seçim” hesaplarıyla bu sürece ortak olanları da, Türk Milleti ve Devleti’nin yanında duranları da unutmayacak; hepsini not edecektir.
#468Evet
Demokrat Parti zihniyetinin özü, Büyük Liderimiz Süleyman Demirel’in veciz sözlerinde vücut bulmuş ölçüdür!
Yeterince yazık ettiniz, daha fazla yazık etmeyin Memlekete!
Genel Başkanımız Sn. Gültekin Uysal’ın da teşrifleriyle İl Kongremizi gerçekleştirdik.
Kongremizin partimize ve kıymetli Bursalı hemşerilerimize hayırlı olmasını temenni ederiz.
@DpGultekinUysal@DpKamilGoral@_DemokratParti#Bursa#Kongre
Genel Başkanımız Sayın @DpGultekinUysal ‘ın da teşrifleriyle Bursa İl Kongremizi gerçekleştiriyoruz.
Tüm hemşehrilerimiz davetlidir.
📍BUTTİM
🗓️14.06.2026
🕛 12:00
@DpKamilGoral#Bursa
27 Mayıs 1960, milletimizin iradesine yönelmiş bir darbe; demokrasimize vurulmuş kara bir lekedir.
Seçilmiş bir hükümeti devirmekle kalmamış, hukuku, özgürlüğü ve milletin sesini susturmayı hedeflemiştir.
DEMOKRASİ ŞEHİTLERİMİZİ
Saygı ve Rahmetle Anıyoruz.
#27Mayıs
CHP ile ilgili ‘Mutlak Butlan’ kararı dahil olmak üzere yaşananlar 'rakipsiz kazanma ve muhalefetsiz Türkiye' stratejisinin bir sonucu.
Seçimlere girmenin serbest ama kazanmanın yasak olduğu, demokratik rekabetin boğulduğu bir Türkiye hedefi var.
Artık kimse, hiç bir kurumsal yapı güvende değildir.
Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığı, Türk Milletinin ayağa kalktığı gündür bugün.
Ve hiç bitmeyecek bir misaldir dünyaya; çöktü, düştü, bitti denildiği an Türk Milleti direnecektir, dirilecektir.
Falih Rıfkı Atay güzel bir biçimde özetlemiştir vaziyeti.
Şöyle der;
"19 Mayıs'ta iki şey düşünmekten kalamayız: Ne'den kurtulduk, "nasıl" kurtulduk? Bu iki sualin cevabında bütün gelecek zaman vazifelerinin sırları saklıdır. Bir millet nasıl gözü kapalı, elleri bağlı, mezar ağzına kadar sürüklenip gelir ve ölümün pençesi ciğerine kadar işledikten sonra dahi yine nasıl kendini kurtarabilir, 19 Mayıs'tan önceki ve sonraki günlerin tarihi bize bunları öğretmiştir"
Atatürk ve mücadele arkadaşlarını, onların taşıdığı azmi ve kararlılığı, Millet ve vatan sevgisini taşıyan Bandırma Vapuru Samsun'a vardığında, düşmana karşı kazanılacak galibiyetin ilk merhalesi aşılmıştı; kader diye dayatılana razı gelmemek, Türk Milletinin kendi kaderini tayin edebileceğine, esarete boyun eymeyeceğine inanmaktı bu merhale.
#19Mayıs'ta fiilen başlayan mücadele silahla, topla, tüfekle değildi. Korkuya karşı cesaretle, yokluğa karşı inançla, zorluğa karşı azimle sürecek bir mücadele işte o gün başladı.
Büyük Atatürk, Türk Milletinin karakterini bilerek attığı adımla bizlere, Aziz Milletimize kabiliyetini göstermişti.
İşte bugün, bir asır sonra her bir yıl dönümü bizlere sadece kim olduğumuzu göstermekle kalmıyor, nelere muktedir olacağımızı da anlatıyor.
Milletimiz yine yokluğa, yoksulluğa, umutvar olduğunda yeni bir mücadelenin nüvesi olacağından korkularak umutsuzluğa hapsedilmişken 19 Mayıs anacağımız bir gün olmaktan öte mahiyetini kavramamız gereken, anbean irdeleyip günümüze kılavuz etmemiz gereken bir gündür.
İşte bu fikirle bizler, Milletimizin bugün mahkum edilmek istendiği her zorluğa rağmen umudumuzu koruyoruz; bile isteye içine düşürüldüğümüz siyasal, ekonomik ve idari cendereden, bu hukuksuzluk ve keyfiyetten kurtulacağımıza, Milletimizin kaderinin bir kişinin iki dudağı arasında daha fazla kalmayacağına inanıyoruz.
Ve böyle emsal günleri, Milletimizi mücadeleye sevk edecek mahiyetteki önemli tarihleri kutlamak istemeyen iradenin korkusunun bu günlerin Milletimizin içindeki ateşi yakma kudreti olduğunu biliyoruz.
Bu nedenle bu günlere daha büyük coşku ile sahip çıkmak, anmak, anlamak ve idraklerimizi tazelemek gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle başta bugünü kendine doğum günü bilen, Cumhuriyetimizin Kurucusu, Milletimize azmin ve kararlılığın ne büyük bir kudret olduğunu liderliği ile gösteren Mustafa Kemal #Atatürk'ü, bu mücadelede kendisine yarenlik eden, inancını paylaşan cümle büyüklerimizi ve şehitlerimizi rahmetle ve en içten minnetle anıyoruz.
Bayramımız kutlu olsun.
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Antalya Kumluca’da düzenlenen 27. Geleneksel Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında gerçekleştirilen yağlı güreşlere katıldı. @DpGultekinUysal
Genel Başkanımız Sayın Gültekin Uysal’ın teşrifleriyle geleneksel iftar programımızı birlik, beraberlik ve kardeşlik iklimi içerisinde gerçekleştirdik.
@DpGultekinUysal@DpKamilGoral#Bursa#İftar
Bizim geleneğimizde insanlar, siyaseti şerefi için yapar!!!
Emekliye bir lütufmuş gibi 20 bin lira verilen yerde ‘milletvekili maaşı yetmiyor’ diyenler siyasetin şerefine talip olmayanlar.