ne zaman twitter’ı açsam bir şeyler yazmak için, okuduğum bütün korkunç haberlerin arasında kelimelerimi kaybediyor, tekrar kendi sis bulutuma dönüyorum. tuttuğum yasın öznesi o kadar soyut ki onca giden insana mı, güzelim şehirlere mi, anılara mı, mutlu ve huzurlu yaşanabilecek
1-Benim bu ülkeden anladığım, 100 yıllık macerasında özdenetimli bireylerden müteşekkil bir toplum inşaa edemediği. Sigarasını yere atar, yatağını toplamaz, yayaya yol vermez, tabağını kaldırmaz, arabasını kaldırıma pek eder, projeye uygun bina inşa etmez, sorumluluk bilmez.
Amin Maalouf Orta Doğu insanını şöyle tanımlamış "Her şeye üzülen ama, hiçbir şeyle ilgilenmeyen insanlar". Şikayet eden bir insanın çözüm aradığını sanırsınız değil mi? Hayır, bizde insan çözüm için değil söylenmek için şikayet eder. 50 sene aynı şey anlatır, geldiği gibi gider.
Psikoloji alanında bir sağlık çalışanı olarak, şu anda insanların yaşadığı genel 'sahip olduklarından suçluluk duyma' yani 'sıcacık evimden, sırtımdaki monttan utanıyorum' hali üzerine bir şeyler söylemek isterim.
1/3- Sosyolojide bir tanım vardır: Kültürel Gecikme (Cultural Lag) bir toplumdaki maddi kültür öğelerinde meydana gelen değişim hızına, manevi kültür öğelerinin ayak uyduramaması oluşan uyumsuzluk ve görgüsüzlük durumudur. Arabalar, evler, giyim kuşam belki gelişiyor,