Şuraya tüm devrimciliğiyle ve güzelim yüreğiyle bir #MetinAltıok fotografı koymayalım mı?
“Bir sabah baktım ki aynamın yüzü, Sanki Urfa’nın Halil-ül Rahman gölü. Balık kaynıyor içi kıyamet gibi; Eh, bu da bir şairin özel şiir ödülü.”
İyi ki doğdun babacığım 💟14.Mart.1941
Herkesin her şeyi “daha iyi” bildiği, her şeye kolayca dil uzatabildiği bir dönemde bile bilgisine güvenilen, sözüne itibar edilen büyük bir insandı. Herkesin sırf yapabildiği için yorum yapma haddi bulduğu, cehaletin sonsuz cesaretiyle her şeye rahatça burun kıvırabildiği bir dönemde bile, onun bilgisine burun kıvırmaya kimsenin cesaret edemediği büyük bir insandı. Herkesin her şeyi ayrıştırdığı, rahmet okumak için bile tarafına baktığı bir dönemde bile, gidişine kimlik sormadan yas tutulan büyük bir insandı. Bile bile, göre göre, geze geze, dolu dolu yaşadı. Yani İlber Ortaylı sadece bir ailenin, bir okulun ya da bir topluluğun değil, Türkiye’nin parçasıydı. Ankara bu ülkenin kalbiyse, İstanbul kültürü ise, İlber Ortaylı da hafızasıydı. Ne zaman bir masal çıksa karşımıza, dinleyip uyumayacak, onun sayesinde karşısına tarihi koyacak, uyanık kalacağız. Allah rahmet eylesin. Bedeni toprağa sığacaktır, ancak emanet alıp miras bıraktığı bilgi daima diri kalacaktır. Ruhu şad olsun.
Evren bir sinyal gönderdi. Kiminle senkronize olduysa o şanslı. Bu bir rastlantı değil. Aşk, para, mucize bir çizgide birleşti. Bu tweet enerjiyi aktive ediyor. Paylaşanlar zinciri tamamlayacak.