İspanyol dostlarımız da bizimle aynı fikirde. Afişler hazırlanmaya başlanmış bile.
4 Mart'ı her sene bayram olarak kutlamak için resmi makamları göreve davet ediyoruz. Bu kutlu gün, her 2 ülke için de "Türk-İspanyol Ebedi Kardeşlik Günü" olarak kutlanmaya başlanmalı.
Dünya birbirini yerken biz 2 dost ülke, barışçıl eylemlerle tüm dünyaya böyle de yaşanabileceğini kanıtlayacağız.
Her sene o gün savaşlar ve çatışmalar duracak, tüm dünya bize bakacak ve ülkelerin sadece savaş müttefiği değil, barışçıl şekilde dost da olabileceğini anlayacak.
İspanyol dostlarımızı en güzel dönerlerimiz ve kebaplarımızla ağırlayacağız o gün.
Azerbaycan zaten baş konuğumuz olarak yerini alacak, söylememe bile gerek yoktur herhalde.
***Bizim vize sıkıntısı olmasın diye ilk kutlamayı Türkiye'de başlatırız diye düşündüm ama Pedro Sanchez bir kıyak geçmek isterse kutlama yerini tekrar değerlendiririz.
Balıkesir'de cezaevi firarisi tarafından şehit edilen Uzman Çavuş Burak Ekri'nin dayısı:
"Irak, Suriye ve Libya'da 7 yıl görev yaptı, başına bir şey gelmedi. Balıkesir'de şehit oldu.
Bunlar şehirlerimize kadar girmişler. Toplumdan bu insanları toplasınlar. Vatan sağ olsun."
Bazı insanlar var. Simit yerine poğaça alıyorsun sorun yok, bugün de poğaça yiyelim diyor. Yolu kaçırıyorsun olsun yarım saat geç gideriz ne olacak diyor. Böylelerine olgun mu,yapıcı mı yoksa düzgün insan mı denir bilmiyorum. Ama insanı hiç yormuyorlar.
We don't talk nearly enough about "papercuts" in a relationship. Everytime there's raised voices, cruel words, lack of support, short temper, lack of affection, etc., a tiny wound is created. Not enough to make you leave, but enough to make part of you pull away & lose a
yok kardeşim yok arşivimde de ceset yok dolabımda da ceset yok yok aq yok eve de varamadım başka sorun yoksa hadi bana müsaade daha 700-800km yol gidecem yayan