Timur Soykan: "Özgür Özel, kendine getirilen “çok çarpıcı” teklifi anlattı:
'Genel başkan Kemal Bey kalsın, siz grup başkanı olun. Sonra seçimlere de kendi milletvekili adaylarınızı getirin, onları da milletvekili yapalım Kemal Bey de milletvekili olsun…
Sonra Kemal Bey seçilince, Meclis’e girince TBMM Başkanı yapılsın.
Siz de genel başkan olarak bütün partiyi belirlemiş olun. Genel başkanlık koltuğuna geri dönün…'
Özgür Özel de diyor ki:
'Biz Cumhurbaşkanı belirleyeceğiz. Ne grup başkanlığı, TBMM başkanlığı veya işte genel başkanlık…
Onlardan çok daha önemli. Biz seçime gireceğiz ve seçimi kazanacağız.'
Kemal Kılıçdaroğlu hem genel başkan olacak hem de TBMM Başkanlığı koltuğuna oturacak…
Hayale bakar mısınız, hırsa bakar mısınız? İşte bütün bu rezaletler bu koltuk sevdası ile yaşanıyor.”
İran-Türkiye sınırındaki Esendere Gümrük Kapısı'nda uyuşturucu emdirildiği iddiasıyla yakalanan 4,5 kg ağırlığındaki kumaşın, gümrük deposuna kaldırıldıktan sonra adli emanet yazısı gönderilmediği için gümrük müdürlüğü tarafından e-ihale ile satıldığı ortaya çıktı. (Nefes)
Yılmaz Özdil:
"Özgür Özel gibiler yüzünden Atatürkçü seçmenler olarak işte bu felaketi yaşıyoruz şu anda.
Bunların yüzünden yaşıyoruz. Ve hala çıkmışlar, kahraman pozlarıyla dolaşıyorlar."
📍35 liraya bayılana kadar çalıştıran MESEM düzeni
Saatliği 35 liraya çalışan, eğitim çağında en ağır işlerde çalıştırılan gençler... Patronların gündeminde ise yalnızca daha fazla üretim ve daha fazla kâr var
🔍 Adana’dan bir metal işçisi mektubu
🔗 https://t.co/Rzf7C0uIEK
Kocaeli Şehir Hastanesi’nde babasının yaşadığı ve ‘ihmal olduğunu’ düşündüğü olayı paylaşan genç:
• Babam Ali Çelik, 28 Temmuz Salı günü Kocaeli Şehir Hastanesi'nde ses tellerinden ameliyat oldu.
• Ameliyat sonrasında durumu gayet iyiydi. Saat 16.00'da hemşirenin odaya gelip yanlış iğne yapması sonucunda babam fenalaştı ve kalbi durdu.
• Doktorlar yaklaşık 6-8 dakika sonra müdahaleye geldi ve gelir gelmez kalp masajına başladılar.
• Bizzat benim yanımda yapılan kalp masajına 2-3 dakika devam edip durdular. "Neden duruyorsunuz? Devam edin!" diyerek tepki gösterdiğimde beni zorla odadan çıkarttılar.
• O süreçte tabii devam ettiler ve babamın kalp ritmi monitörde görüldü.
• 15-20 dakika sonra bize "Babanız iyi, ilaca alerjik reaksiyon gösterdi. Yoğun bakıma alıyoruz, endişelenmeyin" bilgisi verildi.
• Ancak gece saat 00.00 - 01.00'e kadar babamdan hiçbir şekilde haber alamadık. Haber almak için ortalığı ayağa kaldırınca iki hastane personeli yanımıza geldi.
• Bize, çalışanların bulunduğu hastane grubundaki bir yazışmayı gösterdiler.
• Yazışmada kısaca şöyle deniyordu: "5. katta olaylar olmuş, hastanın kalbi durmuş, yanlış iğne yapılmış. Hasta yakınlarına kesinlikle bilgi vermiyorsunuz, hasta yakınları ortalığı ayağa kaldırmış.”
• Bu yazışma üzerine "Ne oluyor, yanlış iğne mi yapıldı? Hani alerji demiştiniz?" diyerek tekrardan ortalığı ayağa kaldırınca bizi yoğun bakıma çağırdılar.
• Babamı kapıdan gösterdiler ve "Yazışmayı kimden aldınız? Söylemiyorsanız babanızı göremezsiniz" deyip beni güvenlikle dışarı çıkarttılar.
• Hiçbir veriyi e-Nabız'a yüklemiyorlar; epikriz raporları tamamen eksik ve yanlış.
• Epikrizde kalp masajı yapıldığı da elektroşok uygulandığı da asla yazmıyor.
• Oysa babamın vücudunda elektroşok (defibrilatör) izleri vardı, bunların hepsi fotoğraflarla belgelendi.
• Yerel basında bu olay haber yapılıyor ancak haber siteleri aranıp haberler kaldırtılıyor.
• Kimi, niye rahatsız ediyor? Neden gocunuyorsunuz? Madem bir ihmaliniz yok, neden bu haberleri kaldırtıyorsunuz?
Sayın bakan belge olursa, kim olursa olsun üzerine gideriz demişti.
Sayın bakan sizden,Tuzlada olanlar için İBB’nin tespitleri sonrasında,aksiyon bekliyoruz.
@Akingurlek_
Tuzla'daki milyar dolarlık imar vurgununun belgesi!
* Müfettişlerin hazırladığı ekteki tablo, 'imar hakkı transferi' adı altında büyük bir vurgun yapıldığının kanıtı.
* Tablonun anlamı kabaca şu: Kamuda kalacak olan bir parsele başka bir yerde inşaat yapılacak bir parsel verilmesi gerekirken, aynı parsel onlarca kez 'takas' edilmiş.
* 'Alıcı parsel' yazan bölümdeki sayılar, parsellerin kaç kere takas edildiğini gösteriyor. Mesela; 18 Nisan 2017 günü belediye kararı ile bir parsel tam 148 kez takas edildi.
* Bir dairenin 148 kişiye satılması gibi..
* Bu şekilde müteahhitler yüzlerce 'kaçak konut' inşa etti. Vatandaşa sattı. Lüks villalar, iş yerleri vs. sayesinde birileri fena zengin oldu.
(@bahadir_ozgr )
*Birgün Gazetesi'nden İsmail Arı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Selçuk Bayraktar'ın bir yatırımı için devletin vergi muafiyeti, 49 yıllık arsa tahsisi ve altyapı desteği verdiğini haberleştirdi.
Selçuk Bayraktar, bu haber nedeniyle Birgün ve İsmail Arı'ya 2 milyon TL'lik tazminat davası açtı.
Mahkeme, haberde yer alan bilgileri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sordu. Bakanlık, mahkemeye gönderdiği yazıda Selçuk Bayraktar'a ait tesise haberde belirtilen teşviklerin verildiğini doğruladı. (Birgün)
tuzla'daki durum acayip.
normal şartlarda bir kez kullanılabilecek bir imar hakkı tam 185 kez farklı parsellere aktarılmış.
milyarlık ranttan bahsediyoruz.
şimdi de o müteahhitler ve akp'ye geçen belediye başkanı eren ali bingöl "bunu affedin" diyor.
Tuzla'daki milyar dolarlık imar vurgununun belgesi!
* Müfettişlerin hazırladığı ekteki tablo, 'imar hakkı transferi' adı altında büyük bir vurgun yapıldığının kanıtı.
* Tablonun anlamı kabaca şu: Kamuda kalacak olan bir parsele başka bir yerde inşaat yapılacak bir parsel verilmesi gerekirken, aynı parsel onlarca kez 'takas' edilmiş.
* 'Alıcı parsel' yazan bölümdeki sayılar, parsellerin kaç kere takas edildiğini gösteriyor. Mesela; 18 Nisan 2017 günü belediye kararı ile bir parsel tam 148 kez takas edildi.
* Bir dairenin 148 kişiye satılması gibi..
* Bu şekilde müteahhitler yüzlerce 'kaçak konut' inşa etti. Vatandaşa sattı. Lüks villalar, iş yerleri vs. sayesinde birileri fena zengin oldu.
Özcan Aksu nasıl öldü?
Tutuklanıp Silivri Hapishanesi’ne götürüldükten 14 gün sonra ölüm haberi gelen Özcan Aksu’nun, morg sonrası görüntüleri ortaya çıktı.
Yüzünde darbe ve morluk izleri bulunan Aksu’nun ölümüyle ilgili resmî bir açıklama yapılmadı.
"Kendisine güvenen şifresini vermeli, mesela benim telefonumu gelip alsın savcı"
Bu sözlerin sahibi Cem Küçük, savcılıkta telefonunun şifresini vermeyi reddetti.
Ancak astsubay olabilmiş, akp yasalarıyla subay yapılmış, ki biliyorsunuz bu yasa cemaat üyelerini subay yapabilmek için çıktı, ama genel kültürü şahane öyle mi :) işine gelince asperger,.işine gelince empati dehası:)
Gürsel Tekin Kemal Kılıçdaroğlu'na resti çekti:
"İl Başkanlığı görevime beni tayin eden mahkeme karar verebilir. Genel Merkez'in böyle bir yetkisi yok"
https://t.co/EkfT2hI02Z
Topkapı sarayı ve Dolmabahçe sarayının hazinelerinde kayıplar var :)) yazdığınız şeye topluluk notu ekleniyor ama hiç utanmıyorsunuz, biraz da böyle bakalım akp cenahına.
Yeni AHBAP vakası.
CHP’li Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, belediye imkanlarıyla Behzat Ç’nin çekildiğini itiraf etmiş.
“İlçe tanıtımına katkısı” oldu demiş.
Ne diyelim, sözün bittiği yerdeyiz.
Hem ABD hem de İsrail terörist birer örgüttür. İkinizin de, ikinizin vizelerinin de canı cehenneme! Alın o boktan soykırımcı ülkelerinizi, götünüze sokun @marcorubio
Bilemiyor ya da kaçak binmenin yollarını arıyor. Bu itoğlu itin yıllık izni bir ay! Türkiye yıllık izin 14 gün, onu da çoğu kişi kullanamıyor! Bu itoğlu it! Türk parasının neredeyse 55 katı bir döviz kazanıyor, Almanya'nın asgari ücretini alsa bile bizim zenginimiz gibi.
Bu itoğlu it, haftada 36 saat çalışıyor. Türkiye'de yasal sınır 45 ama ortalama çalışma süresi haftalık 52 saat. Yani bu itoğlu itten 16 saat fazla çalışıyor bu memleketin her insanı! Bu itoğlu it, arabasıyla buraya gelip hava atıyor ama bu memleketin insanı, toplu ulaşıma...
Almanya'dan Türkiye'ye gelen gurbetçi:
"Biz 1 ay tatil yapmak için 11 ay çalışıyoruz. Buradaki insanımız her hafta sonu tatilde.
Memleketinizin kıymetini bilin desem belki bilemezsiniz. Ancak yurt dışında yaşayınca anlaşılır."
Taze AKP'li başkana basit bir kaç soru:
50 bin Tuzlalı'nın evinin yıkılma riski ile karşı karşıya kaldığını, bunun çözümü için AKP'ye katıldığınızı ısrarla söylüyorsunuz.
Durup dururken olmadı herhalde bu sorun...
* Bu olaydan, eski AKP'li belediye başkanı ile yöneticilerini de kapsayan bir imar rantı ağı mı sorumlu; yoksa, CHP'li İBB yönetimi mi?
* Müfettişlerin tespit ettiği 1 milyar doları bulan imar suçunun baş muhattabı eski Başkan Şadi Yazıcı mı, Ekrem İmamoğlu mu?
* CHP'den seçim kazandığınızda "eşi görülmemiş bir imar çetesi"nden bahsettiniz. Bu konuda hiç teftiş kurulu incelemesi yaptırdınız mı?
* Şimdi iktidar gücünü de arkanıza aldığınıza göre, bahsettiğiniz çete ile ilgili savcılığa başvuracak mısınız?