O zaman biraz da Hitit kültürü hakkında konuşalım. Hititlerin törenlerinde soyunup köpek taklidi yaptıklarını biliyor muydunuz?
"Şarkıcılar şarkı söyler; köpek-adamlar havlar."
"Meclis ayakta havlar. Ona, tanrı Zaiu onuruna şarap verirler. Giysilerini çıkarırlar ve havlarlar."
Bu tür konularda aşağıdaki gibi liberal o***pular kendilerini haklamak için özellikle bu adamın adının arkasına sığınıyorlar. Çünkü biliyorlar ki bu ülkede "Atatürk" denildiğinde akan sular duruyor.
Biz bu açıktan faydalanmanıza müsaade etmeyeceğiz. Oyunu kuralına göre oynayın.
İnternetin bir kitle iletişim aracı hâline gelip kadınların da bunun içine dahil olması medeniyet için en büyük felaketlerden biri oldu.
Kadınlar kafasındaki bokları yalnızca mahallesindeki pakizelere değil, bunun da ötesinde milyonlara ulaştırabilmesi mümkün kılındı.
F*minizm gökten zembille inip aniden zuhur etmiş bir düşünce değildir.
Kökleri yüz yıl öncesine kadar uzanan bu zehirli fikriyatın temelleri büyük bir gayretle y*hûd tarafından ortaya atılmış, uygar toplumların çekirdek aile üzerinden parçalanıp yok edilmesi amaçlanmıştır.
Bugün garp memleketleri başta olmak üzere dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de bu söylemleri görmeniz bir tesadüfün eseri değil.
Genellikle kadınların tüketmiş olduğu içerikleri inceleyin, dizilerle, filmlerle, "sanat" demeye dilimizin varmadığı rezalet eserlerde, kitaplarda bu zihniyet ilmek ilmek işlenmiştir.
Altta verilen mesaj hep aynıdır: "Kadın-erkek eşittir, erkek yapıyorsa kadın da yapar, biz kadınlar güçlüyüz, erkekler düzeni yıkılmalı, erkek esasında sorun çözücü değildir" Kadın hürriyetinin tesis edilmesi dahi y*hûdi erkeklerin çabalarıyla sonuç bulmuşken, medya organları onları dünyayı yönetebilecek kabiliyete sahip olduklarına inandırmaya çalışıyorlar. Hak ve hürriyetlerini sokakta slogan atıp böğürerek elde ettiklerine inandırmak istiyorlar.
Kendileri elde ettiğini sandıkları haklarını dahi erkeklerin sağlaması ve yine bu verilen hakları erkeklerin koruması durumun absürtülüğünü bir kez daha önümüze koymaktadır.
Unutmayın ki bu dünya kadınlara anlatıldığı gibi peri masallarının içinden hikâyelerle kurulmuş değildir; bu dünya savaşın, acımasızlığın, gücün, ölümün, felâketin, kıyametin, cesaretin ve fedâkarlıkların üzerine kurulmuştur.
Kemalistler ve etnik döküntüler boşuna sevinmesin.
Başınıza zebani gibi tüneyeceğiz. Her türlü yalan ve uydurmalarınızın karşısına dikileceğiz, doğrusu neyse onu göstereceğiz. Bizler var oldukça hilâflarınızın zihinlerde filizlenme şansı yoktur.
Hesap açılışına destek için RT.
Gün geçmiyor ki sitede *rspulardan, gavatlardan, deyyuslardan, hatta inanamayacaksınız ki kemalistlerden bile nasihat dinliyoruz. Bugün de sıra gelmiş bir fetoidin nasihatlerine ve sıçmalarına.
Anlattığı olayın büyük kısmı varsayımlardan ve etkileşim için sıçtığı boklardan oluşsa da burada gizli saklı bir olay yok. Hem meclis zabıtlarında hem de hatıratta Doktor Bey'in bu olayı izâh ettiğini zaten görmekteyiz.
Hatıratında olayın arkasındaki motivasyonu şu şekilde açıklıyor:
"Kabine mevkie geldiği vakit Arnavut âsiler Yakovalı Rıza, Üsküp mebusu Said Hoca vesair reisler ile Üsküp'ü işgal etmiş bulunuyorlardı. Oradan selânik'e inmek istiyorlardı. İkinci intihap zamanında ben Sinop'ta Rıza Bey ile besalaştığım esnada Yakovalı isyan yapıp Abdülhamid'i Selânik'ten kurtarmak, tekrar tahta çıkarmak fikrinde olduğunu bana söylemişti. Ben böyle bir şeye razı olamıyacağımı kat'i bir surette bildirmiştim. Günlerce söyledim ve nihayet ikna ettim. Bunu yapmamak yalnız İttihatçıları devirmek şartiyle yeminleşmiştik ve Arnavut usulü üzere besa yaptık idi. Ben ne bileyim. Arnavutlarda besa olunca dönülmezmiş derler."
Devamında;
"Güya bu meseleyi nutkunda benim Türkçü geçindiğim halde Arnavutları Türkler aleyhine isyan ettirdiğim sekline sokmak istemiş! Yüzü astarına uymamış pot kalmış. Türkçü olan Arnavut isyan ettirmez mi? Arnavutlar e vakit bu devletin tebaası idi. Biz yalnız onları değil, o işte nice Türkleri de ayaklandırdık. Sen Halâskâr işine ittiba edip Selânik'te içtima yaptığınız vakit kimbilir teşvik ettikleriniz zabitler arasıuda kac tane Arnavut vardı. İnsan birisine bir şeyi isnad etmek için iptida o şeyin kendisinde olup olmadığımı düşünmelidir. Var iken yapmak hayadan nasibi yok demektir.
Bir de İttihatçılar, Balkan ittifakına Arnavutluk is yanının sebep olduğunu ileri sürüp bizi tel'in etmişlerdi; fakat bu ittifak sonradan öğrenildi ki bu isyandan çok evveldir. Keza Balkan Harbi de bu isyan esnasında olmadı. İsyan bitti neden sonradır ki harp patladı. Demek bu isyanın harbin bitmesi üzerine de tesiri olmamıştır."
Fetoid'in abartılı şekilde aktardığı olay esasında kendisi de Yanya'lı bir arnavud olan Abdülhalik Renda'nın arnavudları neden kayırdığı hususunda Rıza Nur tarafından mecliste mevzubahis ediliyor.
Sonrasında Abdülhalik Renda bu İzmir'deki "Arnavud kayırmacılık" meselesini izâhatını yapmak yerine hiç söylenmemiş gibi komple bir kenara bırakıp adeta tehditvari bir şekilde arnavud isyanı meselesini gündeme getiriyor:
"O halde açık söylüyeyim. Beni mâzur görünüz. Arkadaşlar! Bendeniz şimdiye kadar hiç bir kimsenin şahsından bahis etmeyi düşünmemişim. Beni bilen arkadaşlar bilirlerki şahsiyat mevzubahis olduğu zaman oradan kaçınırım ve hiç bir şey söylemem. Fakat maalesef Doktor Bey bendenizi buna mecbur etmiştir."
Doktor Bey hatıratta burayı şöyle aktarmış:
++++
@ArslanVonDoom Yemek yapmaz, işe gitmez, evi süpürmez... Ama ben kadınım. Siktir lan ordan. O yok bu yok ne sike yarıyorsunuz amına koyduklarım. Sırf bir amcığa sahip olmayı değer olarak gören aşağılık beşerler. Namusa, bekarete savaş açmış kaşarlar.
Bu kardeşimiz çok doğru konuşuyor tigirciler yine tribe girmiştir kesin. Aşağıdaki belge de bu arkadaşımızın dediğini nokta atışı biçimde kanıtlamakta.
Tigirciler anlamaz, y*hudiler sadece memleketi terk etmekle kalmıyorlar, hatta Almanya'dan gelenler geldiği gibi ailesiyle beraber toplama kampına fırlatılıyor. Üstelik Munis Tekinalp Kemalist rejimin y*hudilere sistematik soykırımını anlattığı "Kemalizm" kitabını da yine aynı yılda çıkarıyor.
Kemalizmin ırkçılığının renkli dünyasını keşfetmek isteyen herkesi bu kitabı okumaya ve ayrıyeten Munis Tekinalp'i, Samuel Abravaya'yı, Sami Günzberg'i, Avram Galanti'yi araştırmaya davet ediyorum. Kemalist rejimin kurbanı olan bu y*hudi vatandaşlarımız memleketimizde nasıl bir çile çekmiş herkes bilmeli.
Kemalist rejimin yaptıkları bugün İsrail'de nesiller boyu ağızdan ağıza anlatılan hikayelerle ölümsüzleşmiş, hatta zalim kemalist rejim sırasında canını veren y*hudiler için bir memorandum anıtı bile dikilmiştir. Gerçeklere engel olamazsınız tigirciler, büyük oyunu görün.
Gazi Bey'in ölüm döşeğinde onunla ilgilenen 16 doktorundan 7'si Y*hudi'ydi.
Samuel Abravaya
Rudold Nissen
Erich Frank
Albert Eckstein
Hermann Zondek
Hans Eppinger
Alfred Marchionini