bu iş artık görmeye alıştığımız hukuksuzluk standartlarını da aştı.
hukuk diye helvadan put yapmışsınız acıkmayı beklemeden ara öğün olarak yiyorsunuz.
Anayasa Mahkemesi Ufuk Çalışkan Bireysel Başvuru Kararında (07.03.2019 tarih, BB No: 2015/1570), dini değerleri aşağılama suçuna gerekçe yapılan vatandaşların gereğinin yapılmasına dönük ihbarlar için, cezalandırmaya yeter düzeyde bir tehlikenin varlığını somutlaştırmayacağını ifade ederek hak ihlali kararı vermiştir.
Yani bu CİMER başvuruları esasen hiçbir anlam ifade etmiyor.
Mesela şu yapılanı hangi haklı gerekçe ile izah edebilirler? Yurtdışından gelen, hiçbir şekilde kolluğa mukavemet göstermeyen birine bırakın ters olmasını, kelepçe bile takılmaz. Ama devlet hukuktan el çeker de birilerine yaranmayı hukukun önüne koyarsa ters kelepçe de takar, kafasına çuval da geçirir.
Gözaltına alınan bazı kişilerin emniyet binası içinde arkadan kelepçeli şekilde yürürken çekilen bu tür videoları gazeteciler değil aslında polis telefonla çekiyor ve ardından bu videolar polis bağlantılı bazı gazeteciler üzerinden yayılıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü bina içi kameralara bakarsa bu videonun hangi polis tarafından çekildiğini kolayca bulur. Suçlu olduğuna mahkeme tarafından karar verilmemiş bir kişiyi hiç gerek olmadığı halde kelepçe takıp ardından videoya çekerek ülkeye teşhir etmek artık yeni moda bir cezaya dönüştü. Hapis cezası ve para cezasına ek olarak kanunda yer almayan fiili bir "kelepçeli teşhir cezası" uygulanıyor adeta. Üstelik bu ceza yargılama yapılmadan hatta kişinin savunması alınmadan veriliyor.
Bir kişi bir konuyu ihbar ettiğinde, cevap muhatabı ihbar edilenin kendisi değildir.
Ihbar edilenin hukuka aykırı davranmış olup olmadığı ve ihbara konu iddiaların doğru olup olmadığı hususlarını soruşturup karara bağlama yetki ve sorumluluğuna sahip birimlerdir. Bu olayda, yetkilendirilecek savcıdır.
96 yaşındaki insanın söylediği bir söz dolayısıyla derhal soruşturulduğu ülkede, gayet detaylı biçimde işkence ihbarında bulunan bir potansiyel mağdurun da konunun objektif olarak soruşturulmasını sağlayabileceği umulur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11387 sayılı kararıyla, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üç gün önce aldığı 11384 sayılı kararı kaldırdı. Böylece Erdoğan üç gün önce kapattığı Bilgi Üniversitesini üç gün sonra yeniden açtı.
Başkanlık sisteminin, tek adam rejiminin ne denli sorunlu olduğunun somut hali….
CHP'nin avlusuna polis marifetiyle girenler, kurultay marifetiyle demokrasi vaat edenler!
Kemal Bey, eserinizle övünebilirsiniz! @kilicdarogluk
Kılıçdaroğlu'na "yakın" milletvekilleri siz de yaptığınız uyduruk açıklamalarla bu işten sıyrılamazsınız.
Yaşananların suç ortağısınız!
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Cumhuriyet tarihi açısından kara bir gün. Mahkemeler eliyle ana muhalefet partisinin yönetimi, hukuk geleneğimizde örneği olmayan bir biçimde değiştirilmek isteniyor.
Dün paylaştığı video ile Kılıçdaroğlu’nun bu karardan haberdar olduğu ve bu kararın çıkması için uğraştığı da tescillenmiş oldu. @kilicdarogluk artık asla kurtulamayacağı bir şaibeyle hatırlanacak.
Hem sokakta köpek olmaz, sahiplenin diyorlar. Sonra da sahiplenenleri linç ediyorlar. Akıl tutulması hali.
Aşırıcı, nefret oldu bir avuç insan ülkeyi esir alıyor.
Evini bir kedi veya köpekle paylaşan herkes bu hayvanları kendilerince “evlatları” sayarlar. Oğlum, kızım diye severler. Marka da bu insanları hedefleyen bir ürünün reklam filmini çekmiş. Normalde her şey çok normal.
Ama gerçek sorunlarımızı çözemeyen bu iktidarın bir sorun yaratıp o sorunu çözmesi şart. Yoksa neye yarar iktidar? Ama abi bi salın yaa…
Akdeniz foklarının yuvasına turist sokmak turizm değil, ekolojik cinayettir. Yaşatılan bu ağır stres, nesli tehlikedeki bir türün hayatta kalma direncini kırar. Yaban hayatı kimsenin eğlence vitrini değildir!
soruşturma aşamasında dosya ısrarla kapatılmak istendi.
savcılar görevden alındı.
kapılar yüzümüze kapandı.
aylar süren ısrar ve mücadeleyle dava açtırabildik.
ama karanlıkla mücadele kolay değil.
“intihar ettiler” deyip geçmek, süreci bilen herkesin vicdanında karşılığı olmayan bir açıklamadır.
çok üzgünüm.
Kıyı kenar çizgisi değişikliğinin yönetmeliği de geçmiş sonunda bu açıkça anayasaya aykırı olmasına rağmen geçti, insanın sahiplendiği, insanı yaşatan bir doğa ve ekosistem inşalara paraya ve tüketime sonsuza del tahvil edilerek kaynaklar tüketilecek, paylaştırılacak, bir avuç milyarder için çalışacak devlet, insan ve doğa da onunla bükülecek.
Kıyı kenar çizgisinde kalan orman alanlarının turizm yatırımlarına tahsis edilebilmesine imkan sağlayan yönetmelik değişikliği Resmi Gazete'de yayınlanaran yürürlüğe girdi. (T24)
🚨 TBMM’de kabul edilen düzenleme ile milli parklar 99 yıla kadar şirket kullanımına açılıyor.
Adı koruma, özü tahsis.
Milli parklar satılık değil.
Halkındır, doğanındır.
#MilliParklar#DoğaRantDeğil