@Ferhatarslandr Merhaba hocam.
Sağlık Bakanlığının hali hazırdaki bebek aşı uygulamaları ile ilgili düşünceniz nedir?
Pandemi döneminde aşı olmamış ve aşıya değil değil de aşı planlamalarına karşı şüpheleri oluşmuş biri olarak soruyorum. Evladım için nasıl bir yol izlemeliyim? Teşekkür ederim.
Başaran Aksu:
“Halkı aşağılıyorlar, tepeden bakıyorlar. Kibirliler çünkü kimseye hesap vermek zorunda değiller. Kim verdi bu adama 3000 tane ruhsatı? Ey bakanlar, belediye başkanları, milletvekilleri.. Nasıl zengin oldunuz? Kimden çaldınız? Allah madenciye vermedi size mi verdi?”
#MadencininYanındayız
HDP’nin altılı masanın ‘gayri resmi ortağı’ olması PKK ile işbirliği yapılmış olmasına delil ancak bizzat bebek katili ile İmralı’da görüşmeler yapılması ona ‘kurucu önder’ denilmesi hatta süreç içinde HDP grubunun ‘resmi’ muhatap olması PKK ile işbirliğine delil değil. +
Terörsüz Türkiye yasasına evet demek PKK ile işbirliği yapmak anlamına gelmez. PKK ile asıl işbirliğini, İyi Parti başta olmak üzere, 2023 seçimlerinde Altılı Masa'da yer alan aktörler, PKK uzantısı olan HDP'nin masaya gayri resmi ortak olmasına itiraz etmemek suretiyle yaptı.
On yıllardır "Örgütü bitiremezsiniz," diye analiz kisvesi altında algı yönetmeye çalışanların, bir kez olsun örgüt ve sempatizanlarına "Türkiye Cumhuriyeti'ni bitiremezsiniz," dediğini işitmedik. Chrest Foundation'dan alınan dolarlarla yürütülen psikolojik harbin gereği bu tür söylemsel manipülasyonlardı çünkü. Örgüt Türklerin gösterdiği irade ve fedakârlıklarla askeri olarak yenilmiş, hatta aşağılanmıştır. Ancak örgütün siyasi ve dolayısıyla sivil kanadına, taşıdığı oy potansiyeli nedeniyle evin şımarık çocuğu muamelesi yapılmıştır. Bu ülkede FETÖ ve sempatizanlarına uygulanan, mal varlığını dondurmaktan yedi ceddinin kamuya adım atamamasına kadarki uygulamaları, çeyrek asır çelik gibi bir iradeyle PKK'nın sivil kanadına uygulamadan kimse "Örgütün bitirilemediğinden" bahsetmesin. Hele ki bu ülkenin on iki vatandaşını yakarak öldürmüş katiller, bu ülkenin topraklarında turne yapıp, "Biz pişman değiliz," diye şov yapabilecek cesareti bulurken hiç bahsetmesin.
Prometheus (Atılgan) ateşi çalıp insanlara götürdüğünde, (egemenliğin mührünü halka verip gelişmeleri, ilerlemeleri, kalkınmaları için yolu açtığında) onunla baş edemeyen ve kayaya çivileyen, yine de ona baş eğdiremeyen Olympos’un tanrıları ne yaptılar en sonunda ?
Kardeşi salak Epimetheus’a bal tuzağı kuran Pandora’yı gönderdiler. (Pan + Dora: 360 derece her yere yayılan hediyeler).
Ne etti peki insancıklara Pandora? Açtı kutusunu ve yayıldı bütün kötülükler dört bir yana. Bir tek “umut” kaldı kutuda.
Umut iyi bir şey idiyse ne işi vardı o kutuda? Kötü bir şey ise neden çıkmadı diğer kötülükler gibi kutudan?
Çünkü Umut fakirin narkozudur, morfinidir.
@uarpak sağolsun, babayı da acı mı acı baldan olma baldınızı da bir daha andık sayesinde 😎
Amerikan yetiştirmesi beslemelerin Türk Laikliğine uzattığı dili yalayanlara herhangi bir insanî bilginin, hakikatin nasip olmayacağını biliyorum çünkü. Kutsanmış sınıfları, kutsal tarihi ve merkezi reddeden “Onlar da adam ben de adamım” diyen Ebu Hanife’nin, dönemin iktidarının görevlilerinin beslediği ata binmeyen Maturidi’nin, “Makūlâtta hiç kimseyi taklit etmem.” diyen İbn Hümam’ın din ve hukuk üstüne söyledikleri o tek sözü savunmak için insan olmak, halkçı olmak lazım gelir. Kaç bin yıllık dincilerle insanlar ve halklar arasında süren bu mücadelede herkes meşrebince kendi tarafına yazılacak elbet.
Şirketokrasi iş birliği halkın elinde bir şey kalmayana kadar bastıracak. Anadolu’nun Türksüzleştirilmesi, Türklerin mülksüzleştirilmesi bu küresel iklim politikaları ile daha programlı uygulanacak. Son çıkan yasayla halk zaten kendi arazisinde ev yapamıyor, hayvancılıkta, tarımda çiftçinin eli kolu bağlanıyor, sistem köylüyü midesine çoktan indirdi bile.
Eve dönüşü yücelten hikayeler, bir merkezin kutsandığı anlatılardır. Tüm kahramanlar eve döner; döner ama sıradan insan olmayarak, ölümsüzleşmiş, tanrılaşmış olarak döner ve iki dünyanın efendisi olurlar. Kahramanın iradesi de yoktur, başına gelen her şey belirlidir, eve dönmemek gibi bir seçeneğe sahip değildir; çünkü tüm hikaye onun evinin kutsanması, kahramanla müttefiklerinin yüceltilmesi, düşmanlarının canavarlaştırılması içindir.
Bu monomit kalıbı evrene ve insana biçilen kaderdir, düalisttir, mutlak zorunlu iyiyle mutlak zorunlu kötünün savaşıdır, “seçilmiş” olanın; özünde soylu olanın soysuz olanı katletmesinin teolojik dille meşrulaştırılmasıdır.
Hollywood, Erken Tunç Çağı’ndan beri yazılagelen bu kalıbı farklı senaryolarla on yıllardır piyasaya sürüyor. Tabiatın kitonyen ana, bağrından çıkanların kötü çocuklar olduğu olduğu hikayede toprağın fethedilmeyi bekleyen dişi olarak tasavvur edilmesi ise “vaat edilmiş topraklar” mitinden sömürge propagandalarına kadar süreklilik gösteren zihniyeti tahkim ediyor.
Odysseus’un uğradığı adalar tehlikeli ve gemlenemez kadınlardır mitolojide. Tevrat’ta da İsrail öyledir. Sömürge edebiyatında işgal edilen topraklar da öyledir.
Kahramanın işi, işbu dişinin üzerinde galip gelme zorunluluğudur; soyluların menfaati hesabına. Gerçekte olanı böyle soyutluyor işte hikaye ve Batılının kaleminden gözünden geçirip okutup izletiyor.
Bu kalıbın karşısında ise devrimci var. İrade sahibi, kendi kararıyla yola çıkan, eve dönmeyen, merkezi dağıtan, kurguyu parçalayan ve insanlığı birleyen…
Uzun mesele, bu kadarı kâfi şimdilik.
Pedro, ganad el Mundial y llevadlo a Gaza.
Pedro, Dünya Kupası’nı kazanın ve kupayı Gazze’ye götürün.
@sanchezcastejon
Libre Palestina, Palestina Libre https://t.co/Pcdi9fRsK5
Pedro, ganad el Mundial y llevadlo a Gaza.
Pedro, Dünya Kupası’nı kazanın ve kupayı Gazze’ye götürün.
@sanchezcastejon
Libre Palestina, Palestina Libre https://t.co/Pcdi9fRsK5
“İnsanlık vazifeni efsaneleştirme! Roman kahramanı değil, insan ol! Vazifeni yapmak için örneğe ihtiyacın yoktur.”
İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Türk’e Doğru, 1941.
İşte kahraman kültüne karşı devrim aklı…
Gazze halkının ve İran’daki 163 çocuğun katillerine, Epstein adası sapıklarına kurduğunuz sofralarda İsrail mallarını yedirmeyerek içirmeyerek boykot hassasiyeti mi gösterdiniz! Helal size be!
Hep tam puanlıksınız, eksik bir şey bırakmıyorsunuz hiç.
Dinsel olmayan ancak dinselleştirilerek sıradanlıktan arındırılan bir eylem mutlaka bir gören ister. Su içmenin artık yalnızca su içmek olmadığı bu gösteriyi yapan makam sahibi ise şüphesiz alkış da ister.
Ortada doğal olan hiçbir şey kalmaz böylece.
Müşrik kimdir?
Kendi işlediği suçlara Allah’ı ortak edendir.
Herif Türkiye gündemini o kadar güzel analiz etmiş ki!
Depreme ‘asrın felaketi’ deyip bütün sorumluluğu ve suçu Allah’a yıkanlar gibi rezaleti ve rezilliğini feleği suçlayarak sıyrılmaya çalışıyor.
Kosova katılsa bu kadar şahsiyetsiz bitirmezlerdi. Emeği geçen herkesin Allah belasını versin.
Dünya kupasından elendik. Ancak turnuva bittiğinde en kötü takım hatta sıfır gol sıfır puan ile sıfır çeken tek takım olma ihtimalimiz gayet yüksek…