Geçen gün yeğenimin hastane kontrolü vardı. Doktor kolesterol değerlerinin yüksek olduğunu söyledi. Daha küçücük bir çocuk... Neyse hastane kontrolü vardi yolda kendi kendime düşünüyordum; bir bebekte neden kolesterol çıkar ki? Bu çocuk ömrü boyunca bununla nasıl mücadele edecek diye içim burkuldu.
Hastanede doktoru beklerken koridorda oturuyordum. Sonradan fark ettim ki bulunduğumuz bölümün hemen yanında onkoloji polikliniği varmış. Kapının önünde beklerken insanların konuşmalarına istemeden kulak misafiri oldum.++
Gazze’de bir kız çocuğu, hasta babasının tedavi amacıyla yurt dışına çıkabilmesi için İsrail’e baskı yapılması çağrısında bulunuyor. Biz de sosyal medyada bu küçük kızın sesi olalım.
Döndürüp döndürüp tekrar izliyorum, o kadar muhteşem bir video ki.
Dünyanın kuzeyinden, güneyinden, doğusundan, batısından, dil, din, ırk fark etmeksizin herkesi şu vicdan coşkusunda birleştiren Filistin ruhu, dünyanın kalbinde kazanan sensin. Sen! 🇵🇸
Gazze'ye giden İngiliz Doktor Ranjeet Brar, işgalci İsrail'in Filistinlilerin organlarını ve derilerini çaldığını doğruladı.
“Filistin Kızıl Haçı, cenazelerin çalındığını ve çalındıktan sonra bulunduklarında ise organlarının olmadığına şahit oldular.”
Birkaç haftadır hep kötü haberler okuyoruz. Okudukça “Nasıl olur ya? İnsan nasıl bu kadar kötüleşebilir?” diye hayret ediyoruz. Bu sorunun muhtelif cevapları var elbette ama ben bir cevap üzerine yoğunlaştım bu ara. Cevaba geçmeden önce birlikte biraz düşünce egzersizi yapalım.
Şimdi bu kötü haberlerde ismi geçen birisini düşünün. (Birkaç hafta önce iki kızı canice katledip intihar eden kişi olabilir mesela.) Sonra bu ismi aşağıdaki cümlelerin gizli öznesine yerleştirin ve okuyun.
İçindeki sesi dinledi, sınırları aştı, çerçevenin dışına çıktı, prangaları parçaladı, sürüden ayrıldı ve kendi hayat senaryosunu yazdı. Kendisine dışarıdan dayatılan hiçbir kuralı benimsemedi. Rutinlerle arası hiç iyi değildi, hayatı hep uçlarda yaşadı. Kendi seçimlerini yaptı, kendi kararlarını verdi ve sadece kendi aklına güvendi.
Uydu mu? Bence uydu. Son dönemde kötü haberlerde başrolde olanların isimlerini tek tek deniyorum, cuk oturuyor hepsi. Hiçbir anlatım bozukluğu olmuyor.
Şimdi de aynı ismi alıp aşağıdaki cümlelere özne yapın.
Sınırları gözetti, çerçevenin dışına çıkmadı. Söz dinledi, toplumsal kurallara uydu. Aklına çok güvenmedi ve kararlarını danışarak aldı. Her işinde itidal üzere davrandı, haddini aşmadı, orta yoldan şaşmadı.
Uydu mu? Uymadı elbette. Özne-yüklem uyumsuzluğu bariz bir şekilde hissediliyor.
Yukarıda yazdığım iki paragrafta da kişisel gelişim için tavsiyeler var. Ama ikinci bölümde yazan kişisel gelişim haritası mutlu ve huzurlu bir coğrafya için hazırlanmış. İlk bölümdeki ise bu coğrafyanın iklimini bozmak için.
Mevcut durumdan memnunsak, ilk bölümdeki sloganları gençlere boca etmeye devam edelim. Ama memnun değilsek artık kendi müfredatımıza dönelim. Çocuklara sınırların ne kadar önemli olduğunu, çerçevenin içinde kalmanın kıymetini anlatalım.
Çünkü çocukların kimyasını bu özgürlük budalalığı bozdu. Başlarını nereye çevirseler, marjinal olmakla ilgili bir mesaj görüyorlar. Kitaplardan, filmlerden, kitaplardan hep isyan çığlıkları geliyor. Kural tanımaz bir gençlik peydahlamak için de namluya hep süslü cümleler sürülüyor:
Kendi doğrularından taviz verme, kendi seçimlerini yap, kendinle barış, kendine güven, kendi kendi kendi…
Başlıklar hep güzel ama alt metinlerden resmen lağım akıyor. En büyük amaç herkesi kendi nefsiyle baş başa bırakmak.
Yani inanın hiçbir şey kendiliğinden olmuyor.
⭕️Sonradan müslüman olan ABD'li ve Avrupalı'ların şuuru çok farklı. Onlar bataklığın içindeyken bahşedilen imanın değerini bizlerden daha iyi biliyorlar.
"Öyle bir insandım ki artık nefes alamıyordum. Kimden yardım isteyeceğimi bilmiyordum.
Ve İslam beni buldu!"
Bir ay öncesine dönelim.
İlk fotoğrafta, elinde silahla bir “terör” örgütü liderini görüyoruz.
İkinci fotoğrafta, her kesimden insanla kucaklayıcı bir muhabbet kurmuş, hayvan sevgisiyle öne çıkan şık bir adam.
Birincisi 22 yıl hapis yatmasına rağmen vazgeçmemiş, çarpışarak ölmek istediğini söylüyor.
İkincisi, hayattaki en değerli şeyin müzik, kitap ve kediler olduğunu söylüyor.
Birinin dilinde ölüm, ötekinde sanat ve yaşamın kutsallığı var.
Günümüze gelelim. Birincisi, üzerine bombalar yağan bebekleri ön cephede savunurken şehit oldu.
İkincisi, bebekleri öldüren bir çete adına savcı tehdit ederken deşifre oldu.
Basit bir kıyas ama Batı dediğimiz dünya her şeyiyle ikinci adam. Şık giyimi, elinde kitaplar, dilinde sanat ama ruhu çürümüş bir katil.
Ekran önünde her canlının hakkını savunurken arka planda milyonlarca bebeği tek tuşla yok edebilecek kadar cani.
Başınıza bir şey gelse koşacağınız ilk insan o, çünkü modern dünyanın dinine uygun yaşıyor. Fakat perdeyi aralayınca karşınıza para için her cana kıyabilecek bir katil çıkıyor.
Birincisine gelecek olursak, birincisi Doğu mu bilmiyorum. Çünkü Doğu, ikinci adam olmak için çırpınan zavallıların diyarı. Zihni, takım elbiseli katiller tarafından allak bullak edilmiş. Dünyaya başkasının gözünden bakıyor.
Biz katilimize aşık edildik. Katilimizin bize sunduğu bir din var. Buna uyan her şeyi çok seviyor, uymayanı reddediyoruz. İçimizden katille mücadele eden çıkarsa ona da terörist diyoruz.
Babam nasıl öldü, babam nasıl öldürüldü, babama neler yaşattı doktoru ve sistem, biz neler yaşadık... Hepsini dile getirmek istiyorum. Herkesin okumasını, paylaşmasını, öğrenmesini istiyorum. Çünkü hepimizin ailesi, sevdikleri, evladı var.
Leyla çocuğun kaybolduğu gün çekilen fotoğrafı bize olsnı anlatır gibi bakıyor, tanıkların tamamı davada ifade değiştirdi. İfade değiştirenlere hiç bir işlem yapılmadı. Gizli tanığın ifadesinde yemin alınmadığı için tanıklığı düştü, ailesi şikayeti geri çekti. Kaybolduğunda evler aranmadı. Leyla’nın cansız bedeni soğutucudan çıkarılıp dere kenarına atıldı, çocuk köydeydi. Ceza alanlar istinafta 15 gün içinde beraat etti. Her celsede Erzurum’dan Ağrıya sabahın üçünde yola çıktık. Müdahillik taleplerimiz reddedildi, elimiz kolumuz bağlandı. Faili meçhul oldu, ama failleri kendini biliyor, yabancı değiller. Çocuklar kaybolmaz çocuklar kaçırılır. Lütfen Narin çocuk için geç kalmayalım. Uyuyamıyoruz, çocuğa ne oldu ❗️❗️❗️
#NarinGüranNerdesin