Doğu’da öğretmenken karın ilginç hissizliği örterdi kentleri. Bu manzarayı defalarca kez yaşadım. Gençlik Atiye yaşlılık maziye baktırır diye boşuna dememişler.
Yaklaştım. Güzel gözleriyle bana bakıyordu. Bir köşede yalnız ve çaresiz ölecek olmanın hırçın çaresizliğiyle, hırıltılar içinde nefes almaya çalışıyordu. Başını okşadım, vücudu kaskatıydı. Gözünün ve ağzının etrafında kan damlaları belirgindi. Ölmeye yatmıştı.
Yaşayacağına o kadar inanıyordum ki şimdi şu anda ölüm hayatın en talihsiz olayı kadar ihtimalsizdi. Binlerce ihtimalin tamamını reddederek son nefesini gözlerimin içine bakarak verdi. Öldü dedim. Bu minik canı bir daha asla unutamayacağım, an gibi hatırlayacağım.
@yirmiucderece Bir öğretmen olarak o sınıfta kalma ve devamsızlık affı olmaması olayı bence şu an çok önemliydi. Müfredat bambaşka ve uzun bir mesele. Öyle bir iki hocanın duygularıyla, istekleriyle değil dünyançapında akademisyenlerle düzeltilmesi gerekir.
@PilliBebekResmi Behzat Ç. yi bilmem kaç kez bitirdim. Emre Bey’in sololarını çalmaya başladım. Sanırım sizin molanız bitmeden biz sahneye çıkmış olacağız…
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük…