Buca Belediye Başkan Vekili seçilen değerli ağabeyim Hüseyin Benzer'i tebrik ediyor, görevinde yürekten başarılar diliyorum.
Buca halkının iradesine dimdik sahip çıkan tüm Meclis Üyesi çalışma arkadaşlarıma da ayrıca teşekkür ederim. Doğduğum, büyüdüğüm ve sevdalısı olduğum Buca’mızda altı oklu bayrağımız dalgalanmaya devam edecek. Hizmet bayrağını çok daha ileriye taşıyacağımızdan şüphem yok. Hepinizi çok seviyorum. En kısa sürede yeniden yanınızda, aranızda olmak dileğiyle
İzmir bu akşam tek yürek oldu, meydanları doldurdu…🇹🇷
Meslek Fabrikası halkındır, halkın kalacak dedik. Binlerce hemşehrimizle omuz omuza haksızlığa karşı dimdik durduk. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay ve yol arkadaşlarımızla birlikte kararlılığımızı gösterdik.
Hiçbir hukuksuzluk karşısında susmadık, susmayacağız. Bu şehrin mirasını sonuna kadar korumak boynumuzun borcudur. Biz İzmir’iz! 🇹🇷
Bizim soframız da bir, gönüllerimiz de bir… 🌙
Ramazan ayının bizlere kattığı dayanışma ruhunu yaşatmak için Şirinyer Düğün Salonu’ndayız.
Muhabbetimizi büyütmek ve bu mübarek ayın maneviyatını doya doya yaşamak için tüm hemşehrilerimi iftar soframıza, bereketimizi paylaşmaya davet ediyorum.
Seçimlerde halkın karşısına bir kimlik ve sözlerle çıkarız. Seçildikten sonra kimliğimizi unutmaz, söz verdiklerimizi oy veren, vermeyen ayırımı yapmaksızın, yerine getirmeye çalışırız. Önce ebedi sonra da şimdiki Genel Başkanımızın mücadelesine de ortağız!
Bu zorlu yürüyüşte asla yalnız değilsiniz, partinin öz evlatları yanınızda Sayın Genel Başkanım.
Biz daima zulmün karşısında, adaletin ve özgürlüğün safındayız.
Mazlum Filistin halkına ses olmak için, Filistin’in yanında olmak için Çarşamba akşamı meydanlardayız.
Türk bayraklarımızın yanına Filistin bayraklarımızı alıyor, Eyüpsultan'da Filistin Başkonsolosluğu’nun önünde buluşuyoruz!
🗓️24 Eylül Çarşamba
⏰20.30
📍Eyüpsultan, Filistin Başkonsolosluğu önü
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay’ı belediyemizde ağırladık.
İlçemizde 24 saat aralıksız sürdürdüğümüz temizlik çalışmalarına verdiği destek için kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.
“Darbeye ve Kayyıma Hayır” diyerek kendi iradelerine sahip çıkan delegelerimizin oyları ile toplanan 22. Olağanüstü Kurultayımız sona erdi.
Geçerli oyların tamamını alarak yeniden Genel Başkanlığa seçilen Genel Başkanımız Sn. Özgür Özel’i kutluyorum.
Cumhuriyet Halk Partisini 31 Mart Yerel seçimlerinde Sn. Özgür Özel’in liderliğinde Türkiye’nin 1. partisi yaptığımız gibi ilk genel seçimde yine Türkiye’nin 1. partisi yaparak iktidara geleceğiz.
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bu topraklara demokrasi, adalet ve refahı yeniden getireceğiz.
Sabah saatlerinde İzmir'in Balçova ilçesinde Salih İşgören Polis Merkezi’ne düzenlenen hain saldırıda maalesef 2 polisimiz şehit olmuştur.
Şehit olan polislerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralı polisimize de acil şifalar diliyorum.
Bugün İzmir'de yaşanan bu olay, ülkemizdeki güvenlik zaafiyetini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Balçova sokaklarında bir cani, elini kolunu sallaya sallaya karakola kadar gelebilmiş ve polislerimizi şehit edebilmiştir.
Sorgulanması gereken; ülkemizde günden güne artan şiddet olayları, bunun sıradanlaştırılması ve toplumsal huzur ve güvenin temin edilmesinde kurumların yetersiz kalmasıdır.
Liyakatsiz atamalar sonucunda maalesef artık hiç kimsenin yaşam hakkı dahi güvencede değildir.
Yine bir şafak operasyonu ile CHP'li Beyoğlu Belediye Başkanımız İnan Güney'in de arasında olduğu 44 çalışma arkadaşımız gözaltına alındı...
Bu milleti her yeni güne şafak baskınlarıyla uyandıranlar, hukuk kılıfına sarılmış siyasi operasyonlarla ülkenin asıl sorunlarını unutturduklarını sanıyorlar.
Seçilmişlere, suçsuz, günahsız insanlara yapılan bu hukuk zorbalığı er yada geç bitecek...
Ve bu hukuksuzlukları yapanlar hukuk sınırlarının dışına çıkmayan, yasalara bağlı, vicdanlı hakimler ve savcılar önünde hesap verecek.
Talimatlarınızla yargıyı belki şimdilik dizayn edebilirsiniz ama asla millet iradesinin önünde duramazsınız...
Çünkü "Sayılmayız parmak ile tükenmeyiz kırmak ile" diyen Anadolu bilgeliğinden güç alıyor ve bu hukuksuzluklar karşısında mücadelemizi her gün daha da büyütüyoruz...
Korkaksınız,
Cesaretsiniz,
Hezeyan içindesiniz...
Sandığı getiremiyorsunuz!
Dayanışmayla çoğalıyoruz, dayanışmayla güzelleşiyoruz…
Tarımda Buca Modeli, bir iyilik hareketine dönüşmüş durumda…
Buca’nın bereketli topraklarında, alın teriyle yetiştirdiğimiz yerli kayra cinsi buğdaydan elde ettiğimiz unları, ilçemizde yaşayan ihtiyaç sahibi ailelerimizin sofralarına ulaştırıyoruz.
Yerel kaynakların toplum yararına kullanılmasını sağlayan çalışmamız kapsamında, toplamda 8 ton kadar unun dağıtımını ev ev gezerek gerçekleştireceğiz.
Bu topraklarda dayanışma ruhu ile üretmeye ve paylaşmaya devam edeceğiz…
Çamur Atanlar Bilmelidir: Bu İftira Yapışmaz!
Sevgili okurlar,
Bu yazıyı yazarken elim titremiyor. Çünkü haklıyım. Çünkü içim rahat. Çünkü bir insanın onuruna atılan iftiranın nasıl su gibi akıp gittiğine, nasıl sahibine döndüğüne bizzat tanığım.
Bugün size Ceyhan Kayhan’ı anlatacağım.
Bir idealistin, bir vicdan sahibinin, bir kamu görevlisinin onurla ve inatla yürüdüğü o yoldan sapmadan nasıl dimdik durduğunu…
Evet, Ceyhan Kayhan tutuklandı.
Ama iftiralarla.
Ama karalama kampanyalarıyla.
Ama Ceyhan’ı kirletmek isteyen, ama kendi karanlığında debelenenlerle…
Fakat ne oldu biliyor musunuz?
Tutmadı!
Çünkü bu iftiralar Ceyhan Kayhan’ın üzerine yapışmaz.
Çünkü o tertemiz bir geçmişe, alnı açık bir hayata sahip.
Çünkü onun karakteri, kimin ne yazdığına göre şekillenmez.
Konforu Değil, Enkazı Seçti
Ceyhan Kayhan, yıllarca İzmir’de belediyecilik yaptı. Karabağlar Belediye Başkan Yardımcılığı gibi önemli görevlerde bulundu. Her belediyede makam verilecek kadar tecrübeli, liyakatli biriydi.
Ama o ne yaptı?
İzmir’in rahatını, masasını, odasını elinin tersiyle itti.
Depremin yıktığı, acının bastığı Adıyaman’a gitti.
Orada konteynerde yaşadı.
Orada sabahlara kadar enkazın başında bekledi.
Orada “şatafat” değil, şefkat dağıttı.
Abdurrahman Tutdere sorduğumda tek cümleyle özetledi:
“İdealist birini ikna etmek zor değildir.”
Evet, mesele buydu.
Ceyhan Kayhan, menfaat değil, amaç arayan bir insandı.
İftira Bu Karaktere İşlemez
Şimdi sosyal medya dedikodularıyla, karanlık kalemlerin yönlendirmesiyle, bazı ‘hesaplı’ kişiler tarafından ortaya atılan iddialarla onu kirletmeye çalışanlara buradan sesleniyorum:
Yapamazsınız.
Çünkü Ceyhan Kayhan anasının ak sütü kadar temiz bir adamdır.
Sizin karalamanızla değil, hayatı boyunca yaptığı onurlu işlerle tanınır.
Sizin iftiranızla değil, konteynerde yaktığı ışıkla hatırlanır.
Bunu herkes bilsin:
Bu ülke, Ceyhan Kayhan gibi idealistler sayesinde ayakta duruyor.
Ve bu topraklarda hâlâ bu tür insanlar varsa, umut bitmiş değildir.
Ve Son Söz…
Bazı yazılar kalemle değil, vicdanla yazılır.
Bu da onlardan biri.
Bu yazının anlamını tam olarak kavrayabilmek için belki de Adıyaman’a gitmek lazım.
O konteynerin içine girip o ışığın nereden geldiğini görmek lazım.
Ceyhan Kayhan bir bürokrat değildir sadece…
Bir idealdir.
Bir vicdandır.
Ve kimse, ama kimse, onun üzerine iftira yapıştırarak bu ülkenin temiz kalan son yüzlerini karalayamaz.
Son günlerde belli kesimlerce gündemde tutulan 38. Olağan kurultayımızda oy kullanma, sayım ve sonuçların ilanı “Gizli oy, açık sayım” ilkesine uygun, şeffaf ve her türlü şaibeden uzak bir şekilde gerçekleşmiştir. Buna rağmen Cumhuriyet Halk Partisinin 38. Olağan kurultayını tartışmak ve tartıştırmak iktidarın ekmeğine yağ sürmektir.
Kurultaydan hemen sonra seçim kurulu nezdinde itiraz süreçleri tüketildikten sonra bir kaç şuursuzun iddiasıyla, mahkeme marifetiyle kurultayı iptal ettirmeye çalışmak en hafif tabiriyle hadsizlik, bundan medet ummak ise acizliktir! Herkes kendine yakışanı yapar ve böyle kritik süreçlerde takındığı tavır ile tarihin sayfalarında yerini alır.
AKP’yi ve Erdoğan’ı tam 4 kez yenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Sn. Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarımıza, çalışma arkadaşlarına ve yol arkadaşlarımıza açılan soruşturmaların, uygulanan gözaltı ve tutuklama süreçlerinin, hukuk kisvesi altında siyasi süreçler olduğu hepimizin malumudur.
Sn. İmamoğlu ve arkadaşlarına yönelen bu hukuksuzluklara en güçlü şekilde ve en yüksek sesle itiraz etmek her bir Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin görevi olduğu gibi, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye inanan her bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının da görevidir.
Yargının siyasi iktidarın elinde oyuncak olduğu, bir aparat haline geldiği bir ülkede kimsenin hukuk güvenliği kalmamıştır. Böyle bir rejimde ne ekonomik krizin sona ermesi, ne istihdam yaratılması, ne de toplumsal huzurun ve barışın sağlanması mümkündür.
Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra Türkiye’nin 1. partisi olmuştur ve ilk seçimde Genel başkanımız Sn. Özgür Özel’in haksızlıklara, hukuksuzluklara boyun eğmeyen, özgüvenli siyaset anlayışıyla iktidar olacaktır. Bu yönetim anlayışıyla da ülkemize ihtiyacı olan ve hak ettiği demokrasiyi getirecektir.
Bugün kızım Melis’in karne heyecanına ortak oldum. Tüm çocukların karne heyecanını paylaşıyor, öğretmenlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.