Amellerin en üstünü vaktinde kılınan namaz ve anne babaya iyilik etmektir. Sonra da Allah yolunda cihat etmek gelir.
Hz. Muhammed (s.a.v.)
| Buhârî, Tevhid, 48 |
Resûlullah(ﷺ) şöyle buyurmuştur:
"Cimrilikten sakınınız. Çünkü cimrilik sizden önceki ümmetleri helâk etmiş, onları birbirlerinin haksız yere kanlarını dökmeye, haramlarını helâl saymaya sevketmiştir."
[Müslim, Birr 56]
“… Ne kadar az şükrediyorsunuz!"
(Mülk 67/23.)
Hz. Muhammed sallallâhu aleyhi ve ellem şöyle buyurdu:
“Sizden kim huzuru yerinde, bedeni sağlıklı ve günlük yiyeceği de yanında olarak güne başlarsa, sanki dünya nimetleri ona verilmiş gibidir.”
(Tirmizî, Zühd, 34)
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Sade yaşamak imandandır;
sâde hayat sürmek imandandır.”
(Ebû Dâvûd,Tereccül 2.)
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
'(Mirac gecesinde) bana ümmetimin günahları arz olundu, ben kişinin öğrenip de sonra unuttuğu Kur'an'dan bir sure veya bir ayetten daha büyük bir günah görmedim.'
(Ebu Davud, Salat, 461)
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdular:
“…Allah Teâlâ size, kendisini çokça zikretmenizi emretti.
Bunun misali şudur:
Bir kişi düşünün, düşmanları peşinden süratle geliyor ve onu yakalamak istiyorlar.
O zât ancak sağlam bir kaleye sığınınca kendisini onlardan koruyabiliyor.
Kul da böyledir.
Kendisini şeytandan ancak Allah’ın zikri ile koruyabilir...”
(Tirmizi, Edeb 78/2863; Ahmed, IV, 130, 202)
Resûlullah(ﷺ) şöyle buyurmuştur:
"Kendi yetimini veya başkasına ait bir yetimi himaye eden kimseyle ben, Cennet’te şöyle (iki parmağını yan yana getirdi) bulunacağız."
[Buhârî, Talâk, 25]
Resûlullah(asm) şöyle buyurdu:
“Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, Allah Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir.”
(Ebû Dâvûd, Vitir 26)
İbn Ömer (ra) şöyle buyurmuştur:
'Peygamber'i (sav) bir ay izledim, sabah namazından önceki iki rekatta "Kâfirûn" ve "İhlâs" surelerini okurdu.'
(Nesai, İftitah, 991)
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İsrailoğulları arasında dinden sapma, ilk defa şöyle başladı:
Bir adam bir başka adama rastlar ve:
Bana baksana!
Allah’dan kork ve yapmakta olduğun şeyi terket.
Çünkü bu sana helâl değildir, derdi.
Ertesi gün, aynı işi yaparken o adamla tekrar karşılaşır ve kendisini yaptığı kötü işten nehyetmediği gibi, onunla yiyip içmekten ve birlikte olmaktan da çekinmezdi.
Onlar böyle yapınca Allah Teâlâ kalblerini birbirine benzetti.
Sonra Resûl-i Ekrem şu âyeti okudu:
“İsrâiloğullarından kâfir olanlar Hz. Davut’un ve Meryem oğlu İsâ Aleyhisselam’ın diliyle lânetlenmişlerdir.
Bunun sebebi, baş kaldırmaları ve aşırı gitmeleriydi.
Birbirlerinin yaptıkları fenalıklara mani olmuyorlardı.
Yapmakta oldukları ne kötü idi!
Onlardan çoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün.
Nefislerinin onlara âhiret hayatı için hazırladığı şeyler ne kötüdür!
Allah onlara gazab etmiştir, onlar azab içinde temelli kalacaklardır.
Eğer Allah’a Peygamber’e ve ona indirilen Kur’an’a inanmış olsalardı, onları dost edinmezlerdi, fakat onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir”
(Mâide sûresi, 77-81)
Hz. Peygamber sallâllahu aleyhi ve sellem, âyetleri okuduktan sonra şöyle buyurdu:
“Hayır, Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder, kötülükten nehyeder, zâlimin elini tutup zulmüne mani olur, onu hakka döndürür ve hak üzerinde tutarsınız; ya da Allah Teâlâ kalblerinizi birbirine benzetir, sonra da İsrâiloğullarına lânet ettiği gibi size de lânet eder.”
(Ebû Dâvûd, Melâhim 17; Tirmizî,Tefsîru sûre (5),6,7)
Hz. Peygamber sallâllahu aleyhi ve sellem, şöyle buyurdu:
“... Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder, kötülükten nehyeder, zâlimin elini tutup zulmüne mani olur, onu hakka döndürür ve hak üzerinde tutarsınız; ya da Allah Teâlâ kalblerinizi birbirine benzetir, sonra da İsrâiloğullarına lânet ettiği gibi size de lânet eder.”
(Ebû Dâvûd, Melâhim 17; Tirmizî,Tefsîru sûre (5),6,7)
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
'Eğer mü'min Allah katındaki cezayı bilseydi kimse cenneti ummazdı, eğer kafir de Allah katındaki rahmeti bilseydi kimse cennetten umudunu kesmezdi.'
(Tirmizi, Daavat, 3542)
Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu;
“Kim içersinde Allah’ın isminin anılacağı bir mescid yaptırırsa, Allah’ta onun için Cennette bir ev yapar.”
(Sünen-i Nesâî)
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“İnsanları cehenneme en fazla götürecek şey nedir, biliyor musunuz? Bunlar içi boş iki şeydir: Ağız ve cinsel organ.” (Tirmizî, Birr 62)