@neyimvar111@minhavfin Ya madem fetva makamı değilim diyorsun ne diye bilmediğin konularda konuşuyorsun. Akdin başında vadeden sebep yapılan fiyat değişikliği dört mezhepte de faiz sayılmaz. Yani velev ki vade farklı olsun sıkıntı yok. Öyle kendinizden emin ahkam kesiyorsunuz ki şok oluyorum.
Akın Gürleklerin tapu kayıtlarını konuşmadığımızda, Alihan Kuriş'in,Ekremİmamoğlu'nun ya da başka bir muhalifin konuşulması adalete katkı sağlamaz.
Zira"Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür."
Adalet öldüğünde çıkacak karar bellidir.
Sonunda devlet de ölür.
https://t.co/rdvJEy0wuc
Süleymanlı cemaatine mensup binlerce kişi Ankara millet parkında toplanmış durumda. Demokratik bir eylem olduğunu ve operasyonları kınamak adına bir araya geldiklerini ifade diyorlar. Her türlü provokasyondan uzak durduklarını, eylemlerinin barışçıl olduğunu özellikle vurguluyorlar.
Kamuoyuna birlik beraberlik mesajı vermenin yanı sıra, liderleri Alihan Kuriş’e cemaatin bağlılığını bir kez daha bugün Ankara’da tescil edildiği görülüyor.
Eminim Ahmet Hakan’ın bu açıklamasından sonra inançlı taban çok rahatlamıştır!
Kermese sarma sardığı için cezaevine konulan teyzelerin,
öğrenciye Allah rızası için burs verdiği için yıllarca içeride tutulan yaşlı amcaların,
dershaneye ya da okula gittiği için işinden, ekmeğinden olan insanların bulunduğu bir ülkede…
İnsanları rahatlatacak olan Ahmet Hakan’ın sözleri değil; hukukun herkese eşit uygulanması, somut delil, adil yargılama ve hukuk güvenliğidir.
Bunlar sağlanmadıkça “Endişe etmeyin” demek insanları rahatlatmaz; aksine tedirginliği daha da artırır.
Kalabalık dakika dakika büyüyor, artık ciddi bir izdiham yaşanıyor. Ankara’ya akın eden binlerce insan ortadayken gazeteciler hâlâ tek kare paylaşmıyor. İnsan ister istemez soruyor: Üstlerinden onay gelmeden bu görüntüleri haber yapamıyorlar mı?
#AlihanKuriş#Süleymancılar
Günlerdir “dolandırıcı” diye yaftaladıkları cemaat, dün yaptığı çağrının ardından bugün Ankara’da devasa bir kalabalık oluşturdu. Buna rağmen ana akım medyada neredeyse tek kare yok. İnsanları suçlamak kolay ama burada onbinler var bunları görmemek daha kolay :)
#Süleymancılar
@biradasakini@EmniyetGM Dur dur şey deriz “Biz yanıldık, biz bunlara çok inandık" ve "Aldatıldık" tanıdık geldi mi? Bunlar bütün işi çözüyor nasıl olsa di mi?
SÜLEYMANCILARIN TABANINA BİR UYARI...
Suç örgütü lideri olma iddiasıyla gözaltına alınan Alihan Kuriş ve yine iddia edilen suç örgütüne müzahir şahıslar, Süleymancıların tabanının başını yakmak için harekete geçtiler.
Tüm yurt genelindeki sekreteryalardan "mektubat geldi" denilerek Süleymancıların tabanına ve "hocalarına" çoluk çocuk aile eş dost yarın (Cumartesi öğlen 12'de) Cumhurbaşkanlığı külliyesinin önüne yığılın talimatı verilmiş.
Tüm yurt genelinde otobüs kaldırmakta ve hatta yurtdışından da Türkiye'ye gelmek üzere harekete geçilmiş durumda.
Bu çağrıya katılacak olanlar kendilerini kullandırmasınlar.
Başkasının verdiği talimatla hareket ederek bir organizasyonun parçası olmak, ortaya çıkabilecek hukuki sonuçlardan kişiyi otomatik olarak kurtarmaz. Özellikle ailelerin ve çocukların da bu organizasyona dahil edilmesi, konunun ciddiyetini daha da artırıyor.
Bu nedenle "hocalar, ihvanlar" ve bunlara bağlı olan Süleymancıların tabanı ve aileleri; kendilerine verilen talimatın, hangi amaçla ve hangi hukuki çerçevede verildiğini sorgulamadan hareket etmemeli, soruşturma kapsamında gözaltında olan şahısların kişisel menfaatleri, siyasi amaçları ve örgütsel hesaplarının bedelini ödeyecek kişiler haline getirilmelerine izin vermemeli.
Birilerinin verdiği "gelin, toplanın" talimatıyla hareket etmeden önce herkes bir kez daha düşünmeli!!!
Yarın o kalabalıkta kimin yanında, hangi amaçla ve hangi sorumlulukla bulunacağınızı çok iyi hesaplayın.
@biradasakini@EmniyetGM “Suçlamalar doğruysa bu vebali ödemeniz gerekir” hshdhshs fetöyle kolkola gezenler vebal ödemedi hem de taban bile değillerdi. Herkes istediğine vebal ödetme peşinde
Anlaşılıyor ki, milletimiz yine unutmuş ve bu unutkanlıktan yararlanılmaya çalışılıyor.
İşin doğrusu şöyle:
2000 yılında Nuh Mete Yüksel Fethullah Gülen ve cemaati hakkında terör örgütü davası açtı.
2002 yılında Nuh Mete Yüksel, bir kaset kumpası ile devre dışı bırakıldı.
Hemen arkasından Fethullah Gülen'e açılan dava, 2003 yılında daha önceden çıkarılan Rahşan affı kapsamına alınarak Fethullah Gülen örgütü hakkında karar verilmesi 5 yıl ertelendi.
2006 yılında, AKP iktidarı tarafından 3713 sayılı terörle mücadele kanununda yapılan değişiklikle, terör örgütü sayılabilmesi için cebir ve şiddet şartı getirildi. Bunun arkasından Fethullah Gülen'in avukatları davaya itiraz ettiler ve dava kanunda yapılan değişiklik nedeniyle beraat ile sonuçlandı. Fethullah Gülen hakkında açılan davadan bu sayede kurtuldu.
Bu sırada çoktan Türk ordusuna kumpaslar kurulmaya başlanmıştı.
2005 yılında Şemdinli kumpası kurulmuştu.
2006 yılında Danıştay suikastı kumpası kurulmuştu.
1999 yılında Abdullah Öcalan'ın teslim edilmesinden sonra Ecevit'in yardımı ile Amerika'ya giden Fethullah Gülen, AKP iktidarı döneminde hakkında açılan terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan da beraat edip devlet içinde kadrolaşmaya başladı.
2007 yılında Ergenekon ve Balyoz kumpasları arka arkaya geldiğinde AKP iktidarı devletin en mahrem yerlerine sızan Fethullahçı savcılara ve hakimlere en büyük desteği verdi.
Tayyip Erdoğan "ben bu davanın savcısıyım" bile dedi, hatta fethullahçı savcı Zekeriya Öz'e kendi makam arabasını tahsis etti.
Pek çok fethullahçı sahte diplomalar ve çalınmış sınav soruları ile devlet kademelerine, akademiye AKP iktidarı döneminde yerleşti.
2010 referandumunda "mezardakiler bile oy vermeli" açıklamasıyla en büyük destek Fethullah Gülen'den geldi.
Bu sıralarda ilk açılım tam gaz devam ediyor, PKK terör örgütü şehirleri hendekler, patlayıcı maddeler ve silahlarla dolduruyordu.
Fethullahçı yazarlar ve gazeteciler televizyonlara çıkıp "Ergenekon-Balyoz operasyonları olmasa bu açılım yapılamazdı" diyorlardı.
Yıllar sonra AKP iktidarı tarafından "milli orduya kumpas" diye adlandırılan bu operasyonlar FETÖ tarafından yapılırken, AKP iktidarı PKK'ya açılım yapıyordu. At başı...
15 Temmuz'un taşları bir günde döşenmedi, devletin yıllarca mercekle izlediği ve ilk fırsatta dava açtığı Fethullah Gülen, AKP iktidarı döneminde hem açılan davalardan kurtuldu hem de devletin her tarafına nüfuz etti.
Tayyip Erdoğan 15 Temmuz sonrası yaptığı konuşmada devlet içindeki fetö faaliyetleri hakkında "aldatıldık" dedi.
Bugün bazılarının kökü bütünüyle dışarıda ya da dış istihbarat örgütleri ile bağlantılı olan pek çok tarikat ve cemaat, zamanında fetö'ye sağlanan müsamahadan yararlanarak faaliyetine devam ediyor.
Kim aldatıldı, kim hala aldatmaya devam ediyor bunları tarih yazacak, ama unutulan o kara günleri hatırlatmak da bize görev olsun.
Güce (hükümete) biat eden Fatih Mehmet Denizolgun'u cemaat üyeleri başında görmek istemiyor. Son yıllarda hükümet kendisine muhalif olanlara yaptığı operasyonların benzerini süleymanlıları da yapıyor. AKP'nin arka bahçesi olmak istemeyen cemaat üyeleri Ankara millet bahçesinde toplandı.