Soruyordunuz:
“#SedatPeker & derin devlet” belgeselinizi nasıl izleyebiliriz” diye…
ARD’nin kuralları gereği Almanya dışında izlenemiyordu. Belgeselin 🇧🇪 yayını çok iyi rating alınca ve 🇹🇷’den talep yoğun olunca bloğu aştık.✌️
İşte belgeselin linki:👇
https://t.co/G4URWjh6UD
1,5 milyon Çerkesin anavatanlarından sürüldüğü bir büyük acının yıldönümünde, sürgün sırasında yaşamını yitirenleri anıyor, Çerkeslerin bugün Türkiye'de yaşayan torunlarının acılarını paylaşıyorum.
#21Mayıs1864
NİYAZİ DALYANCI BARIŞ GAZETECİLİĞİ ÖDÜLÜ
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu 18 Mart 2024 tarihinde yaptığı toplantıda 2023 Niyazi Dalyancı Barış Gazeteciliği Ödülü’nün “Barış gazeteciliği alanındaki çalışmaları, adil, barış odaklı habercilik ve medyada şiddet dilinin azaltılmasına sağladığı katkı nedeniyle” iletişim akademisyeni Prof. Dr. Sevda Alankuş’a verilmesini kararlaştırdı.
KAFFED eski Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sevda Alankuş’u, aldığı ödülden dolayı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Şaka gibi! Bilmiyor! Bilmediğini de bilmiyor! Buna kimse birşey de öğretemez! Bu nedir Allah aşkına? Bir de buna biat edenler var! Utanıyorum! Kapasite bu işte! Ülke buna layık değil!
UNESCO Genel Kurulu Kasım 1999 tarihinde 21 Şubat’ı “Uluslararası Anadili Günü” olarak kabul etmiştir. Ve 2000 yılından beri de “21 Şubat Uluslararası Anadili Günü” olarak anılmakta ve kutlanmaktadır.
Türkiye'de yaşayan etnik halkların dillerin kaybetme süreci 1930'lardan itibaren devlet eliyle sistemli olarak yürütülen “tek dil” politikaları ile başlamıştır. Tüm engellemelere ve yasaklamalara karşın, büyük kısmı kırsal kesimde bir arada yaşayan toplumlar, kendi dillerini özel alanlarında korumaya çalıştılar. Ancak 1960’lı yıllarda hızlanan köyden kentlere dağınık göçlerin ve yükselen kentleşme sürecinin doğal sonucu olarak, bu dillerin yaşama iklimi büyük ölçüde yok olmuştur. Ve günümüzde Türkiye'de konuşulmakta olan 34 dilden 18 dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Son çeyrek yüzyılda ise Ubıhça ve Kapadokya Yunancası yok olmuştur.
Artık herkes kabul etmektedir ki kaybolmakta olan dilleri yaşatılabilmesinin yegane yolu, anadilinde öğrenimin okullarda sürdürülmesi, bunun da devlet eliyle ya da devlet desteğiyle yapılmasıdır. Bununla birlikte Çerkes toplumu olarak hepimize düşen bazı görevler de vardır.
Öncelikli olarak dilimizi her ortamda konuşmak, okuma-yazmayı öğrenmek, çocuklarımıza ve bilmeyen erişkinlere ısrarla öğretmeye çalışmalıyız.
Anadilimizin kaybolma sürecine dikkat çekmeliyiz ve toplumsal bir bilinç yaratmalıyız.
Anadilimizi korumanın asimilasyon ve inkar politikalarına karşı bir duruş olduğunu anlatmalıyız.
Anadilinde eğitim alma hakkına yönelik mücadele bilincini üyelerimize kazandırmak için etkinlikler düzenlemeliyiz.
Seçmeli Anadili derslerinin tercih edilmesi konusunda daha fazla hassas olmalıyız.
Ve bilinen bir Bask atasözünü hiç aklımızdan çıkarmamalıyız: “Bir dil az sayıda insan tarafından konuşulduğu için değil, bilenler o dili konuşmadığı için yok olur.”
21 Şubat Uluslararası Anadili Gününüz kutlu olsun.
📌 AYM Başkanı Zühtü Arslan'dan Yargıtay tepkisi:
💬 “Ortaya çıkabilecek görüş, yorum veya yaklaşım farklılıkları sadece eleştiri konusu olabilir”
💬 “Bu farklılıklar Anayasa Mahkemesi kararının icra edilmemesinin hiçbir şekilde gerekçesi olamaz”
Dubai'de düzenlenen uluslararası senkronize yüzme şampiyonasında 1. olarak altın madalya kazanan, Adıgey Cumhuriyeti senkronize yüzme federasyonu sporcularını kutluyoruz, adiges 💚💛
Böyledir hakikat. Bir Malcolm X olur patlar içinizden devrimci bir haykırış
New Jersey Rutgers Üniversitesi, Prof. Noura Erakat:
"Buradayız çünkü Filistin, Batı evrenselciliğinin çıplak ikiyüzlülüğünü ortaya çıkardı"
"İsrail ve ABD, Filistin’de devam eden Nakba’nın suç ortağıdır"