1/12 ⚖️ "14 Eylül emri alacaktır ama 15 ve 16 Eylül emirleri henüz valörü gelmediği için alacak değil, fon payıdır" safsatasına yanıt!
Kurumların panik içinde sığındığı bu son kılıf, finans hukukunun temel iki kavramını kasıtlı olarak birbirine karıştırmaktadır. 👇
2/12 1️⃣ EMİR KESİNLİĞİ (Order Finality) ≠ TAKAS KESİNLİĞİ (Settlement Finality)
15 ve 16 Eylül saat 12:30/13:30 (Cut-off) öncesi verilen tüm talimatlarda EMİR KESİNLEŞMİŞTİR (Irrevocable).
Cut-off geçtiği an yatırımcı için "ortaklık/paydaşlık" bağı BİTMİŞTİR.
3/12 2️⃣ Valör günü (T+1 / T+2), satış hakkının doğduğu gün değil; doğmuş olan nakit alacağının hesaba geçeceği (tahsil edileceği) günden ibarettir.
Valörün ileride bir tarih olması, emrin geçerliliğini veya askıda olduğunu göstermez; sadece ödeme vadesini belirler.
4/12 3️⃣ PİSİPİSİNE SIKIŞAN KURUMLARIN ÇELİŞKİSİ:
Siz 15 ya da 16 Eylül saat 13:31'de "Vazgeçtim, piyasa kötü emrimi iptal edin" deseydiniz, kurumlar "Cut-off geçti, imkansız" diyecekti.
İptal yetkisi sizde yokken, kurumun kendi batışında bu emirleri "hiç verilmemiş" sayması açıkça KÖTÜ NİYETTİR!
5/12 4️⃣ SPK REHBERİ VE FON MUHASEBESİ NE DİYOR?
SPK Rehberi m.8.6 ve Ek/3 açık: Satım talimatı günü (T günü Cut-off ile birlikte) PAYLAR FON PORTFÖYÜNDEN DÜŞER ve "Fonun Borçları" hesabına yazılır.
Yani 15 ve 16 Eylül'de Cut-off anında payınız zaten fon portföyünden İTFA EDİLMİŞTİR!
6/12 5️⃣ AVRUPA VE İNGİLTERE FİNANS MAHKEMELERİ NE DİYOR?
Lüksemburg, İrlanda ve Cayman (Offshore) Yüksek Mahkemeleri (Örn. Strategic Turnaround & Fairfield Sentry/Madoff Davaları) bu durumu onlarca kez hükme bağladı:
"Cut-off saatini geçmiş tüm satış emirleri artık ŞARTSIZ ALACAKTIR (Unsecured Debt)."
7/12 6️⃣ AİHM VE PRIVY COUNCIL EMSALLERİ:
Privy Council (Fairfield Sentry v. Migani, 2014): Madoff dolandırıcılığında dahi, Cut-off saatinde verilmiş ve ilan edilmiş NAV üzerinden yapılmış tüm iadeler KESİN sayılmış, geriye dönük iptal reddedilmiştir!
Yani batan fona geriye dönük pay sökülemez!
8/12 7️⃣ "TAKAS BİTMEDİ" DEMEK "TEMERRÜT VAR" DEMEKTİR!
Bir satıcının malı (payı) sistemce kilitlenip portföyden düşülmüşse, karşı tarafın parayı ödeyememesi işlemi "yok" kılmaz; BORÇLUYU MÜTEMERRİT KILAR!
Takasın aksaması borcu silmez, faizli tazminat borcu doğurur! (TBK m.117/125)
9/12 8️⃣ AİHM MÜLKİYET HAKKI (Ek 1. Protokol m.1):
Doğmuş, Cut-off ile kilitlenmiş ve NAV fiyatı ilan edilmiş bir alacak "MÜLK" (Possession / Legitimate Expectation) niteliğindedir.
AİHM (Pressos Compania Naviera v. Belçika): Doğmuş alacakları geriye dönük idari/yasal oyunlarla silmek açıkça Mülkiyet İhlalidir!
10/12 9️⃣ BLOKAJ (PBLK) BİR HAK GASPI DEĞİL, DVP KURALIDIR!
MKK nezdindeki PBLK (Blokaj), Teslime Karşı Ödeme (Delivery vs Payment) kuralıdır. Amacı parası ödenmeyen yatırımcının hakkını korumaktır.
Satıcıyı koruyan teknik bir blokajı, satıcının alacağını yok etmek için "kılıf" yapamazsınız!
11/12 10/12 GERİYE DÖNÜK İDARİ İŞLEM YOK HÜKMÜNDEDİR!
14, 15 ve 16 Eylül'de Cut-off saatlerini yakalamış binlerce emri "3 hafta sonra geriye dönük iptal ettik" demek, tüm finansal takas sisteminin güvenliğini yok etmek demektir.
Bu işlem hukuken YOK HÜKMÜNDEDİR (Null & Void).
12/12 🔴 SONUÇ:
14 Eylül de, 15 Eylül de, 16 Eylül 13:30 öncesi de ALACAKLIDIR!
Yatırımcıları geriye dönük olarak batan fona tekrar "paydaş" yapıp zararı yükleme çabası SPK m.79, TEFAS Esasları, TBK ve Anayasa m.35 karşısında çökmeye mahkûmdur! ⚖️ #TEFAS #SPK #PBLK
✈️IMF zirvelerinin demirbaşı Mehmet Şimşek bu kez uçağa binemedi!
😳Utancından toplantılara gitmedi!
Karşısına çıkamadığı kim?
💰3 yıldır peşinden koştuğu yabancı fonlar!
Ama içeride "vurguncular utanmasın" diye parayı kimin götürdüğü hala açıklanmıyor!
Ya da Açıklanamıyor!!!
Fon vurgununu araştırmak için TBMM’ye önerge veriyoruz, AKP’liler “DDK zaten inceliyor.” diyor.
DDK Başkanı kim?
Borsa İstanbul yönetim kurulu eski üyesi. Kendi dönemini denetleyebilir mi?
Kurumlar bu kadar işin içindeyken, DDK’nın denetimi mümkün değildir.
Fon Kurulu da bağımsız değildir. Kurulda AKP’li isimler var.
Dolayısıyla, teknik kısım için bağımsız bir kurul oluşturulmalıdır. Ayrıca TBMM’de bir Araştırma Komisyonu kurulmalı ve milleti ilgilendiren bu husus milletin temsil edildiği yerde görüşülmelidir.
Verilen emirler kesinleşmiştir
Eğer emir hatalı, özel durum nedeni ile iptal, olağan üstü durum nedeni ile iptal olsa
Borsa İstanbul’un özel durum açıklaması atıp iptal etmesi gerekirdi
Kendinize gelin @spkgovtr@AvukatErsanAksu@aytacdikmen@borsaistanbul
Sayın @AvukatErsanAksu devletin kendi kurumu idi bunu yazan !
Satışı sağlanmış ama tamamlanmamış tasfiye sürecindeki fonun satış günündeki fiyatı esas alınır !
PARASINA ULAŞAMAYAN VATANDAŞ BORÇ BATAĞINDA: ÖDENEMEYEN İHTİYAÇ KREDİLERİNDE 12 YILIN ZİRVESİ!
Fon mağdurları yalnızca paralarını beklemiyor; hayatlarını sürdürebilmek, borçlarını ödeyebilmek ve daha fazla mağdur olmamak için çözüm bekliyor.
Fonlarda parası kalan vatandaşlarımız birikimlerine ulaşamıyor, kredi borçlarını ödemekte zorlanıyor. Yaşadıkları çaresizlik nedeniyle intiharın eşiğine gelen insanlarımız var.
Rakamlar da vatandaşın borç ödeme gücündeki bozulmayı ortaya koyuyor. BDDK verilerine göre ihtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranı %6,83 ile tarihî zirveye çıktı. Bireysel kredi kartlarında bu oran %5,9’a, bankacılık sektörünün genelinde ise %3,2’ye ulaştı.
Vatandaşın kendi parasına erişemediği için bankaya olan borcunu ödeyememesi, bu krizin en ağır sonuçlarından biridir. İnsanlar birikimlerini kurtarmaya çalışırken kredi taksitleri birikiyor, faiz yükü büyüyor, geçim mücadelesi daha da ağırlaşıyor.
Bu insanların yaşadığı çaresizliği görmezden gelemezsiniz. Vatandaş kendi parasına ulaşamazken borçları büyüyor, ödeme günleri geliyor, faizler işlemeye devam ediyor. Mağduriyet her geçen gün derinleşiyor.
Fon mağdurları paralarını beklerken borçları beklemiyor. Bankaların taksitleri, faizler ve faturalar işlemeye devam ediyor. Peki vatandaşın uğradığı bu zararın hesabını kim verecek?
İlgili kanunun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerine katılmayan, sorularımızı yanıtlamaktan kaçınan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e çağrımızdır:
İnsanlar daha fazla çaresizliğe sürüklenmeden somut adımlar atın.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79. maddesi:
"Sermaye piyasası araçlarının takas talimat ve işlemleri ile ödeme işlemleri, merkezî takas kuruluşlarının üyelerinin faaliyetlerinin geçici ya da sürekli olarak durdurulması, idari ve adli merciler nezdinde tasfiye işlemlerine başlanması durumu dâhil olmak üzere, geri alınamaz ve iptal edilemez."
Kisacası "Takasın Kesinliği İlkesi" yatırımcıların haklarının korunması açısından temel bir güvencedir.
Bugün itibarıyla, Danıştay İdari Dava Dairesi nezdinde, SPK’nın 28 Eylül 2026 tarihli basın duyurusunun “PBLK’lılar” ve kamu kaynakları bakımından doğurduğu olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla iptal davası açmış bulunmaktayım. İşlemin iptali halinde sonuçtan tüm PBLK’lılar ve kamu faydalanacaktır.
Zira SPK’nın 28.09.2026 tarihli basın duyurusu, 17.09.2026 tarihli ve 2026/61 sayılı SPK Bülteni’ne atıfla, “olağan süreç dahilinde” ödeme alması gereken “bir kısım PBLK’lıyı” diğerlerinden ayrıştırarak tasfiye kapsamına almaktadır. SPK’nın 79. maddesinde düzenlenen takasın kesinliği ilkesinin korumasından bu kişilerin mahrum bırakılması sonucunu doğuran söz konusu işlemin hukuki dayanağı bulunmadığı kanaatindeyim.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79. maddesine aykırı olduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal ettiğini değerlendirdiğim bu işlemin yürürlükte kalmasının, “PBLK’lılar” tarafından idareye karşı açılacak binlerce tam yargı davasıyla kamu kaynaklarına telafisi güç zararlar verebileceğini defalarca ifade etmiştim.
Hukuki değerlendirme ve takdir yüce mahkemenindir.
Bu süreçteki destekleri için kıymetli meslektaşım Av. Adnan Bey’e (@adnanakin78) ve tüm ekibime teşekkür ederim.
MSCI, dünya çapında trilyonlarca dolarlık yatırımın referans aldığı endeksleri hazırlayan, ülkelerin borsalarını sınıflandıran bir kuruluş. Aldığı kararlar, yabancı sermayenin hangi ülkeye yöneleceğini etkiliyor.
Şimdi bu kuruluş, piyasa bütünlüğü ve fonlar üzerinden koordineli işlem şüpheleri nedeniyle Türkiye endekslerindeki bazı değişiklikleri dondurdu.
Haziran 2027’ye kadar yeterli ilerleme sağlanmazsa Türkiye’nin “gelişen piyasa” statüsünden düşürülmesini değerlendireceğini açıkladı!
Sayın @_cevdetyilmaz, “Sorun fon piyasasının sınırlı bir alanında” diyordunuz. Umarım şimdi meselenin Türkiye borsasının tamamını etkileyecek boyutta olduğunu görmüşsünüzdür!
Bu işin, üstünü örttüğünüz diğer “yerli ve milli” yolsuzluklar gibi bir mesele olmadığını hâlâ anlamadınız mı?
Uluslararası piyasalara talimat veremez, güven kaybını açıklamalarla örtemezsiniz!
Bu mesele bütün sorumluları ortaya çıkarılarak, yatırımcının hakkı teslim edilerek doğru dürüst çözülmek zorunda!
Devlet yönetmeyi, ekonomiyi, iktisadı, borsayı çocuk oyuncağı zannediyorsunuz! Bedelini yerken düşünecektiniz!
Temerrüde düşülmeden önce satış emri verilmiş, fiyatı oluşmuş ve yatırımcının alacaklı hâle geldiği işlemleri SPK görmezden geliyor, yok sayıyor!
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79. maddesi açık: Sermaye piyasası araçlarının takas talimat ve işlemleri ile ödeme işlemleri geri alınamaz ve iptal edilemez.
Takas güvencesini de ortadan kaldırırsanız Türkiye’de piyasalara kim güvenir? Kim parasını getirir?
Siz ne yaptığınızın farkında mısınız? Milletin parasını, piyasanın güvenini, ülkenin itibarını çocuk oyuncağı mı sanıyorsunuz?
Siz delirdiniz mi?
#PBLK