şimdi artık
vakit yok gülüm
vakit yok
üzülmeye
ağlamaya
gülmeye
şimdi artık savaş zamandır
bırakıp sevdamızı
kadife tenli zamanlara
ellerimiz
ellerimizin sıcaklığını kaybetmeden
sarılıp soğuk tenine silahın
o kutsal ateşin sıcaklığını
hissetmeliyiz tüm benliğimizde
/SİNAN KUKUL/
Kendi dillerinde ıslık çalamayanlar,
şimdi, heyecan ve tutku dolu türküleri ile
göklerin yedi katına, kutsal ordular gibi dizilmiş,
ahı kalmışları son nefesinden diriltir gibi
her biri yerini bulmuş,
hiç biri sırasını şaşırmayan
melodiler gönderiyorlar…
Biz o bankta oturmuşuz
Kalu Bela'dan beri.
Kaç bahar görmüşüz kim bilir
kaç zemheri...
İlk kez ayın halesine sırnaşığım;
yaşım yirmi altı.
Sana kırk senedir aşığım.
Bin yıl geçti ömür zamandan Onlar gitmediler Toprakta taş Suda ses Gökte yıldız oldular Suları onlara çarpar tüm derelerin Onlarda parlar tüm ışıklar Ve tüm gözler onlardan haber sorar
Onlarsa Bir ay vakti
Bir derede Suya Toprağa Ve yıldızlara
Yemin ettiler