Alın size “nur topu” gibi bir tablo.
Türkiye’de siyasetçilerin yasal olmayan gelirleri — belediye bütçesinden tırtıklanan paralar, kamu hazinesinden eritilen kaynaklar, ihalelerden alınan rüşvetler — yurtdışına çıkarılıyor. Sonra aynı paralar aklanmak üzere tekrar sisteme sokuluyor, meşru gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Asıl çarpıcı olan ise şu: Bu işin peşine düşmesi, elde ettiği bilgiyi kamuoyuyla paylaşması gereken gazeteci, çoğu zaman o bilgiyi doğrudan ilgili siyasetçiye servis ediyor. Haber yapmak yerine, haberin öznesini uyarıyor.
Siyasetçi parayı çıkarıyor, gazeteci bilgiyi geri götürüyor. İkisi de aynı çarkın içinde dönüyor.
Siyasetçi, gazeteci ve kötü işler…