Bir Türk polisi konuşuyor. Gözlerinden öpüyorum kardeşim. Bu konuşması üzerine görevden alınıyor. Konuşmayan polislerin, jandarmaların, askerlerin ne düşündüğünü zannediyorsunuz? @zaferpartisi
Bursa Gürsu, Zonguldak, Karabük ve Karadeniz Ereğli’de süren orman yangınlarıyla birlikte ülke tam bir yangın yerine döndü.
Ne yangının çıkarılmasını engelleyebiliyorlar ne de çıkan yangını söndürmeyi becerebiliyorlar.
En iyi bildikleri şeyi yaparak koltuklarına sıkı sıkı sarılmaları sonucu değiştirmeyecek, ilk seçimde Türk Milleti hepsini hak ettiği yere, tarihin çöplüğüne gönderecek…
O zaman elbette tüm bu ağaçların, ormanda yanarak yok olan tüm canlıların, şehit olan insanların ve yaşananların hesabını hukuk önünde tek tek soracağız.
Mangal partisi yapar gibi 30 tane tüfeği yakarak bırakılmaz. Silah teslim alınır: Balıstik muayene yapılır. PKK’lılar teslim olur. Tek tek sorguları yapılır. Aksi takdirde PKK “ben kazandım” der ve diyor.
Zafer Partisi KCK terörünü nasıl bitireceğini, terör örgütünü nasıl kayıtsız şartsız teslime zorlayacağını bilenlerin partisidir. @zaferpartisi
Milli Savunma Bakanlığı Kuzey Irak’ta 6 askerimizin şehit olduğunu duyurdu. Allah şehitlerimize rahmet eylesin. PKK terör örgütü silah bırakıyor ise askerlerimizi kim şehit ediyor? @zaferpartisi
Küçük çocuğun yardım çağrısı:
"Allah’tan başka kimsemiz yok. Evimiz rutubetli, hiçbir şeyimiz yok. Tuvaletimiz ve mutfağımız bir. Camımız kırık olduğu için geceleri çok soğuk oluyor."
Tamamen siyasi eleştiri niteliği taşıyan bir konuşmayla ilgili, hakkımda Cumhurbaşkanına Hakaret suçlamasıyla oluşturulan İddianameye karşı yaptığım savunmayı dikkatinize sunarım. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamında oturanların bilmesi gerekenleri ve hakaret suçlamasının neden anlamsız olduğunu anlattığım savunmamın metnine https://t.co/8BcNXo4MRO linkinden ulaşabilirsiniz.
Değerli Yurttaşlarım,
Size Silivri’den yeni adı ile Marmara Ceza İnfaz Kurumunda kaldığım B-43 no’lu hücremden sesleniyorum. Bu hücrede 67 günden bu yana Öcalan için rehin tutuluyorum. Cumhur İttifakı ile Öcalan arasında bir görüşme süreci yürüyor.
Erdoğan ve Bahçeli bu süreç devam ederken benim Zafer Partisi’nin başında mitingler düzenlememi istemediler. Ve ben Erdoğan’a hakaret suçlaması ile gözaltına alındım. Ama 2 ay önce gerçekleşen Kayseri olaylarını kışkırtmak suçlaması ile İstanbul Başsavcılığı tarafından tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildim ve tutuklandım. Ve şimdi düşman ceza hukuku uygulaması ile en üst cezayı alsam bile yatarı olmayan bir suç iddiasından dolayı bu 6 adımda sonuna gelinen hücrede hapisim.
Ancak siz benim suçsuz olduğumu, siyasi bir kararla tutuklandığımı biliyorsunuz. Ve sizin sevgi ve desteğiniz emin olun Silivri’nin kalın duvarlarını delerek hücreme kadar ulaşıyor.
Bu hücrede en güzel anları genç kardeşlerimin mektuplarını okurken yaşıyorum. Onların mektuplara dökülen gözyaşları, satırlara dökülen sevgileri kalbimi ısıtıyor, bana güç veriyor. Sevgili genç kardeşlerim dualarınız benim için güç kaynağı.
Silivri cezaevinin hemen dışında Zafer Partili kardeşlerimin kurduğu ve karda, fırtınada, yağmurda boş bırakmadığı Zafer Otağ’ı da benim için ayrı bir güç kaynağı.
Zafer Otağı’nda baskılara, tacizlere direnenler oradan adeta “Kar, fırtına, bora sükûn bulacak, sana bölücüler, sana emperyalistler selam duracak” mısralarını haykırıyorlar.
Size ne kadar bir süre buradan seslenmek zorunda kalacağımı bilmiyorum ama bu ilk seslenişimi “Zafer Büyük Türk Milletinin olacaktır” haykırışı ile bitirmek istiyorum.
Tutuklu olduğum “halkı kin ve düşmanlığa kışkırtma” suçunun cezası 1-3 yıl. En üst sınır olan 3 yıl ceza alsam bile, hapishanede şimdi kaldığım kadar kalmam mümkün değil. Oysa 66 gündür iddianamem hazırlanmadan yüksek güvenlikli bir cezaevinde hücrede tutuluyorum.
Tutuklama ile siyasi ceza veriliyor. Her 30 günde bir yapılan tutukluluk değerlendirmesinde tutukluluğum “güçlü suç şüphesi var” denilerek uzatılıyor.
Oysa bırakın suç şüphesini; suçlu olsam/bulunsam serbest kalacağım.
Bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır.
Bu haksız, hukuksuz, uygulamayı TÜRK MİLLETİNE şikayet ediyorum.
Genel Başkan Vekilimiz Sayın Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu, günlerdir Saraçhane'de yükselen baskı rejimi ve muhalefete uygulanan düşman ceza hukukuna karşı direnen Türk Milleti'nin şerefli evlatlarına yazdığım mektubu okudu.
"Büyük Türk milletinin değerli evlatları, Sevgili İstanbullular, Mustafa Kemal’in Askerleri,
Sizleri Silivri Ceza İnfaz Kurumu’nda 62 günden bu yana tutulduğum hücremden sevgiyle selamlıyorum. Her akşam hücremde televizyonlarda, sizlerin Saraçhane ve bütün Türkiye’deki asil demokrasi ve hukuk mücadelenizi izliyorum. Soğukkanlı ama heyecanlı, vakur duruşunuz ve kararlı tavrınız ile bütün dünyayı etkiliyorsunuz. Hem tavizsiz şekilde hukuk ve demokrasi, hem milli üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti mücadelesi vermeniz ülkemizin geleceğinin güvencesidir.
Bu mücadeleyi verirken bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukuka saygılı, provokasyonlara kapalı şekilde davranacağınıza eminim. Siz bu mücadele ile sadece Ümit Özdağ’a, haksız şekilde tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkmıyorsunuz. Siz Türkiye’nin geleceğine sahip çıkıyorsunuz. Sizlerin demokratik bir hukuk devletinde yaşamasına sahip çıkıyorsunuz.
Muhalefete 2. sınıf yurttaş muamelesi yapılmasına, düşman ceza hukuku uygulanmasına karşı çıkıyorsunuz. Karşı çıkmaya, hukuk devleti mücadelesine devam edin değerli kardeşlerim.
Ve sevgili polis kardeşlerim,
Eski bir polis akademisi hocası olarak sizlere de sesleniyorum. Bu insanlar sizin halkınız, bu insanlar sizin çocuklarınız. Onlara, Türk halkının temsilcilerine sadece Türk polisi olarak davranın lütfen. Tanrı hem gençliğimizi, hem de bizleri koruyan güvenlik güçlerimizi korusun. Hepinizi kucaklıyorum."
@zaferpartisi@herkesicinCHP@AliSehirlioglu@eczozgurozel@ekrem_imamoglu@istanbulbld