Hizmet verdiğiniz insanlardan nefret ediyorsanız o mesleği icra etmeyin, çok ciddiyim. Öğrenciden nefret eden öğretmen, hastadan nefret eden doktor, yabancıdan nefret eden yabancılar dairesi memuru olmaz. Ömrünüze yazık, size de yazık.
Muazzam bir Adalet Bakanı var.
Muhteşem bir Dışişleri Bakanı var.
Süper bir İçişleri Bakanı var.
Yoluna kurban olayım canımızın canı Cumhurbaşkanımız var.
Elhamdülillah 🤲🤲🤲
Adam "kamu sağlık personeli" olarak bir polikliniğe uzman doktor olarak atanıyor.
Kendini oranın "kralı" (!) zannediyor, diktatör kesiliyor.
Çünkü feodal bilinçaltındaki ağa arketipini aşamıyor.
Bunlar tıp kazanıp yüksek maaş alarak sınıf atlayacağına inandırılmış çocuklar.
Bu video eksik bilgiye sahip doktorlar tarafından çok paylaşıldı ve alakasız bölümlere mensup bazı eğitimli kişiler yönetmelik ve tüzükten bahseder oldular. Şimdi kendilerine hukuken cevap verelim; eğitim ve araştırma hastanesi olması bir kişinin bedenini asistanlara ve hem cinsi olmayan doktora açmasını zorunlu kılar mı? Mhrs de verilen onay bu anlama mı gelir? 👇🏻
Eğitim ve araştırma hastanesi statüsü, hastanın rızası dışında bedenine erişim hakkı bahşetmez. Bu, tıbbi etiğin ve hukukun en temel ilkelerinden biridir.
Hukuki çerçevesi ise;
Hasta Hakları Yönetmeliği'nin "Rıza Olmaksızın Tıbbi Ameliyeye Girişilmesi" ve "Aydınlatılmış Rıza" hükümleri gereği, her türlü muayene ve müdahale için hastanın serbest ve bilgilendirilmiş onayı şarttır. Bu onay, işlemi yapacak her kişi için ayrı ayrı ve açıkça alınmalıdır — "eğitim hastanesiyiz" gerekçesiyle zımni sayılamaz. Kaldı ki hastanın bir defa online bir kutucuk işaretlemesi sonradan cayamayacağı anlamına da gelmez ki bedensel kararlarda bunu bir cezai ya da geri dönülemez şarta bağlayamayız.
MHRS üzerinden randevu alınması, sadece hizmete erişim için bir sistemsel işlemdir; hastanın asistan hekimler veya farklı cinsiyetten bir hekim tarafından muayene edilmeyi kabul ettiği anlamına gelmez. Hasta, muayene anında bunu reddetme hakkına sahiptir ve bu talep, TCK m. 90 ve Anayasa m. 17 kapsamında kişi dokunulmazlığının bir gereğidir.
Rıza dışı yapılan bir müdahale/muayene, hukuka uygunluk sebebinden yoksundur ve hem tazminat hem de disiplin/ceza sorumluluğu doğurabilir.
Yönetmelik ve tüzükten bahsederken, hastanın temel anayasal hakkını görmezden gelmek, hukuki bir eksiklik değil, bir tercih meselesidir.
Yaşanan güncel tartışmalar bazı doktorların hasta haklarına bakışını, insan hakları ve hukuk konusundaki cehaletini ve düşük ahlak seviyesini gün yüzüne çıkardı.
Üsküdar Belediyesi'nde CHP'den istifa edip AK Parti saflarına katılan Meclis Üyesi Ayhan Aydın, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı ��zgür Çelik'in "Savcı tehdit etti" yalanını deşifre etti.
Uğradığı sistemli mobbingi ve istifanın arkasındaki rüşvet skandalını SABAH'a anlatan Ayhan Aydın, "Ortada tehdit yok, CHP'nin kirli bir senaryosu var. Beni Üsküdar Belediye Spor Kulübü'nde yönetici yazmışlardı. O spor kulübü üzerinden bazı müteahhitlerden rüşvet olarak bağışlar alındığını duydum, istifa ettim" dedi. @EnesBars
https://t.co/98jeUeP7OV
Kızılay’a atılan iftira her gün birileri tarafından tescilleniyor.
Kızılay’ın itibarının kaybını, milyonlarca insanın yardım mahrumiyetinin hesabını verebilecekler mi?
Bu algıyı körü körüne destekleyenler de hain değil mi?
Ahbap’ın satın alma müdürü itiraf etti;
- Deprem bölgesine verilen 80 milyonluk konteyner kurulmadı.
- Çadır satımında algı yapıldı, amaç siyasiydi.
- Kızılay’ı Haluk Levent kasten karaladı.
- Vurgunlar karşısında, Haluk Levent İsviçre’ye kaçarım diyordu.
- Kitap, defter vs. Onlarca milyonluk vurgun yapıldı..
Alın size kurtarıcınız Haluk Levent, bunu parlatanların hepsi bu vebal altında.
Çok büyük dolandırıcıymış be, biliyorduk da bu kadar tahmin etmemiştik!
İnanılmaz şekilde soymuş…
AHBAP Derneği��nin satın alma müdürünün ifadesi:
Kızılay’dan çadır satın alımı şeklinde yaratılan algı Haluk Levent ve ekibi tarafından bilinçli olarak dolaşıma sokuldu.
Bu bilgi kesinlikle içeriden servis edilmiştir. Bu şekilde olup bitenler siyasi zemine kaydırıldı.
Sanatçılar çoğunlukla manipüle edildi. Kızılay zaten bir iştiraki üzerinden çadır temin ettiği için teknik olarak bunu satmak zorundaydı. Yani kendisi bile temin etmek istese bu para çıkışına ihtiyaç vardı.
Ben o dönem oluşan devlet karşıtı havanın yaklaşan seçimlerle birlikte bu tür bir haberle bilinçli olarak yayıldığını düşünüyorum.
Bu şekilde de dernek çok fazla taraftar ve bağış toplamış oldu.
Haluk Levent bana bir sorun olursa kendisinin İsviçre’ye kaçacağını söyledi.
Ben de şaşırdım. ‘Yaptığımız yasadışı bir şey değil, neden kaçalım?’ dedim.
Daha sonra benden evrakları olabildiğince gizlediler. Beni dışladılar. Adım�� ajana çıkarttılar.
Uzaktan çalışma sistemini yasadışı faaliyetlerini daha rahat yürütebilmesi için getirdiğini düşünüyorum.
Kıymetli Maarif Ailem, sevgili öğrencilerimiz ve değerli velilerimiz,
PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, okuma becerilerinde 16, fen bilimlerinde 18, matematikte 9 puanlık artışla OECD ülkeleri arasında üç alanda da puanını en fazla artıran ülke oldu.
Bu başarıda öğrencilerimizin gayreti, öğretmenlerimizin emeği ve ailelerimizin desteği var. Evlatlarımızı yürekten kutluyor, öğretmenlerimize ve velilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde eğitime yaptığımız yatırımların çocuklarımızın başarılarına yansımasından gurur duyuyoruz. Her evladımızın nitelikli eğitim imkânına kavuşması için aynı azimle çalışmayı sürdüreceğiz.
Eğitimde yönümüz ileri.🇹🇷
#PISA2025ZirveninAdıTürkiye
Yusuf Tekin hakkında iki yıldır öyle bir felaket edebiyatı yaptılar ki, insan PISA 2025’e, yani #PISA2025’e Türkiye yerine Orta Çağ’dan küçük bir derebeylik katılıyor falan sanıyordu. Sonuçlar gelmiş; üç branşta da yükseliş, OECD ülkeleri arasında en yüksek puan artışı Türkiye almış. MEB dersine çalışmış, çocuklar ilerlemiş. Demek ki çöken möken yokmuş, çocuklar bildiğin kat çıkmış. Çöken, kuduruk ideolojik, fesoeptik zeka seviyeleriymiş.
Deprem zamanında toplumu kin ve nefrete yönlendirip AHBAP’ın yaptığı yardımlar üzerinden Kızılay’a, AFAD’a ve Hükümete köpek gibi saldıranlar bugün insanlığından utanıyor mu acaba?
Muhittin Böcek soruşturması artık mide bulandırıcı bir noktaya ulaştı.
Yolsuzluk ve rüşvetle başladı. Fuhşa zorlamayla sürüyor.
Fuhşa aracılık ettiği tespit edilen 3 erkek ve 1 kadından 3’ü tutuklandı; tespit edilen 20 mağdur kadından 11’inin işe alınma vaadiyle, 9’unun ise ev kirası, beyaz eşya alımı ve ailelerine yardım vb. vaatlerle fuhşa yönlendirildiği öğrenildi.
Şu ana kadar 8 mağdur kadının da şikâyetçi sıfatıyla ifade verdiği belirtildi.
Yıllar önce Tayyip Erdoğan, Ahmet Hakan'a yapacaklarını anlatıyor.
Ahmet Hakan inanamıyor ve bu olursa devrim olur diyor.
Bugün bazı şeylerin yapılmış olması özellikle genç nesillere çok basit görünsede.
O zamanki şartlarda bunlara imkansız gözüyle bakılıyordu.
İşte bu yüzden biz Erdoğan demek devrim demek diyoruz.
Anlayana...
Yer işaretlerine ekleyelim
❗️ Olayların Türkiye’ye maliyetleri:
**Gezi Kalkışması: 200 milyar $
**15 Temmuz: 350 milyar $
**Pandemi:150 milyar $
**EYT: 200 milyar $,
**Deprem: 400 milyar $,
**Terör: 150 milyar $,
Toplam: 1 trilyon 450 milyar $
Bütün bunlar 10 yıl içerisinde gerçekleşti. Ona rağmen hepsinin üstesinden geldi.
CHP’nin başarısızlığı: Öğleden sonra saat 3.00 olunca içmeye başlıyorlar, gece 3.00’e kadar. Ondan sonra saat 2.00’ye kadar yatıyorlar. Geriye kalıyor bir saatleri; onda da bir şey yapamıyorlar. Özeti bu. 😎
Reis, Avrupa’nın en büyük sağlık kompleksi olan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ni yaptı.
Ekrem İmamoğlu, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin bağlantı yollarını “bütçem yok” diyerek yapmadı.
O yolları da Reis yaptı.
İmreniyorum şu arkadaşların mahallesine!!!
Bu hanımefendiye 'gazeteci' diyorlar.
Saçmaladıkça daha da çok alkışlıyorlar.
Misssss!
Ne müthiş bir konfor!
▪️“Devlet Bahçeli’nin aşısını yapan Gülnaz Şırınga isimli hemşirenin Bahçeli’nin aşısını yaparken canını acıttığı için darp edildiği’ şeklindeki mizahi metni haber diye okuyan,
▪️Türkiye'den Çin'e gidecek ilk ihracat trenin İstanbul Halkalı'da durduğunu iddia eden ve "Halkalı'da duruyor tren. Çin'e vagon gitmiyor yani. Yolculuk Halkalı'da bitmiş" diyen bu kafanın TOGG’a vurmak için motorin fiyatını kullanmasına şaşırmamak lazım…
Tamam onların pek itirazı yok ama izleyicisini bu kadar aptal yerine koymak fazla
👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇
Özlem Gürses “Diyelim ki bir Togg’unuz var, deposunu kaça dolduracaksınız? Motorinin litre fiyatı uçacak.”
Lan artık göğsümüzü gere gere su gerçeği yüzlerine haykıralım Böcek'in , ATM faresinin, Papazoğlunun gel hasıl karşı mahallenin en tepesindeki heriften, en tabandakinin sahip olduğu ahlaka, seviyeye bakınca diyorum ki
Lan oğlum sizin mahallenin en iyisi var ya en iyisine , bizim mahallenin en kötüsü, ahlâk, edeb, haya , adamlık, insanlık dersi verir....