Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanı sanırım lisede okutulan Emin Oktay’ın Tarih kitabından öğrendikleriyle Timur ve Şah İsmail’le ilgili açıklama yapmışlar. Bir tarihçi olarak tarihimizi anlatırken, özellikle Türkün Türk’le savaşında zaferden söz etmemek gerektiğini söylemem gerekir. Gerek Timur’la Yıldırım Bayezid’in, gerekse Şah İsmail’le Yavuz Sultan Selim’in ve de gerekse Fatih Sultan Mehmed’le Uzun Hasan’ın savaşını bir talihsizlik ve hata olarak görmemiz ve karşılıklı düşman yerine hakimiyet hırsı olarak değerlendirmemiz gerekir. Bundan sadece ders çıkarılır. Sonuçta karşılıklı ölenler aynı milleti oluşturanlardır. Özellikle devlet adamlarının, bu Türk hükümdarları arasında rekabetin neden oluştuğunu, sonuçta nelere sebep olduğunu iyi tahlil etmeden konuşmamaları gerekir. Aslında yapmaları gereken tarihten ders çıkarıp, elde edilen tecrübeyle geleceğe daha sağlıklı bakmayı ve aynı hatalara düşmemeye gayret etmeleri şarttır. Tarihte Türkler pek çok milletle savaşmıştır. Türklere ihanet eden pek çok devlet ve millet olmuştur. Bütün bunlara rağmen siz sadece bu Türk devletlerinden söz ederseniz, bugün o devletleri kendi devletlerinin devamını sayan Türk devletlerini üzer ve birliktelik oluşturamazsınız.
Beni en çok üzen haber yetişmiş insanlarımızın yurt dışına gidişi oluyor.
Her defasında içimden bir şeyler kopup gidiyor.
Bir ekonomi için bundan büyük israf olamaz.
Ne dış açık, ne enflasyon ne de rezervler… Önümüzdeki yıllarda esas sorunumuz nitelikli işgücü açığı olacak.
Sevgili gençler, umudunu yitiren herşeyini yitirir.
Atatürk “Umutsuz durum yok, umutsuz kişi vardır” derken çok önemli bir gerçeği dile getiriyor. Sakarya muharebelerinin ilk günlerinde cephenin yarılma tehlikesini görüyor. Ankara’ya telgraf çekerek “Büyük Millet Meclisi’nin Kayseri’ye taşınması için hazırlıklara başlayın” emrini veriyor.
Sakarya’da kaybetsek dahi umudunu yitirmeden savaşa devam edecek. Yenildik demeyi asla düşünmüyor. Sakarya muharebelerinin 21. gününde Fevzi Paşa ve İsmet Paşa hazırlanan raporu okuduklarında “yenildik” diyorlar.
Aynı raporu kırık kaburgasından dolayı iki kez okutarak dinleyen Atatürk “Kazandık İsmet, taarruza geçelim” diyor.
Şimdi bir çok kişi “Erdoğan kazandı” diyor. Ben, "bu Pirus zaferi" diyorum. Yani kazanırken kaybetti.
Asla umudunuzu yitirmeyin. Atatürk’ü sevmek, Atatürk gibi düşünmeyi ve Türk halkına güvenmeyi gerektirir. Unutmayın, Atatürk bugün yaşayan halkın dedeleri ile İstiklal Harbi’ni yaptı ve Cumhuriyeti kurdu.
Hem Cumhur İttifakı'na hem Millet İttifakı'na hem ATA İttifakı'na oy verenlerin dedeleri ile verildi bu savaş. HDP’ye oy verenlerin dedeleri de İstiklal Harbi’nde yer aldı.
Özetle; Atatürk gibi düşünün ve Türk halkına güvenin. Ama Atatürk gibi sizde halka yol gösterin, doğruları bıkmadan, usanmadan anlatın. İnanmayanlara tekrar anlatın.
Ve unutmayın 20 sene sonra Erdoğan’ı kimse hatırlamayacak. Atatürk’ü ise Oğuz Kağan gibi 2200 sene sonra dahi sevgi ve saygı ile anacak ve millattan 4200 yıl sonra bile anmaya devam edecek!...
Türk Milleti'nin mensubu olarak kendinle gurur duy. Sen Atatürk’ün askerisin. Ve muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Göçmenlerin/sığınmacıların ülkelerine dönmelerini kimler istemiyor?
-ABD: Dönerlerse BOP işlemez.
-AB: Ülkelerine göçmen akını başlar, AB’nin kabusu.
-PYD/PKK terör örgütü: Dönerlerse, işgal ettiği Suriye toprağını elde tutamaz.
-Soros: Göçmenler AB’nin güvenliğini tehdit eder diyor. Fonu var.
Yani bunlar göçmenleri gönderecekleri de desteklemez.
“Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.”
Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözünü hatırlamanın tam zamanı.
Bugün “patates soğan için oy vermem, ülke tehdit altında” diyenler bilmelidir ki, asıl tehdit ekonomide yaklaşan YIKIM’dır.
Hepimiz oyumuzu kullanmadan önce kendimize şu soruları sormalıyız👇
📍Vatandaşlığını 400 bin dolar veren herkese koşulsuz şartsız satan bir ülkenin ekonomisi güçlü olabilir mi?
📍Annelerin çocuklarını besleyemediği bir ülke geleceğe güvenle bakabilir mi?
📍Gençlerin işsiz, mutsuz ve umutsuz olduğu bir ülke kendi kaderini tayin edebilir mi?
📍Türkiye kadar stratejik öneme sahip bir ülke, ekonomisi dimdik ayakta durmadan ilkelerini koruyabilir mi?
📍Ekonomik bağımsızlığa sahip olmayan bir ülke tam bağımsız olabilir mi?
28 Mayıs’ta sandıkta bu gidişata dur demek için bir şansınız var. Oy verin, tepkinizi gösterin.
Olmaz da, benimkisi de bir temenni; kinci tur öncesi iki Cumhurbaşkanı adayı televizyona çıksalarda polemiğe girmeden ülkemizin devasa sorunlarını tartışsalar, fikirlerini, planlarını, projelerini açıklasalar demokrasimiz açısından ne kadar güzel bir gelişme olur.
Çocuklarımızın, torunlarımızın ve gelecek nesillerimizin daha güzel bir Türkiye'de ve dünyada yaşaması dileklerimle tüm annelerimizin anneler gününü kutlarım.