Baba Muhammed Baca: "Benim kızım kafasından 3 tane kırıkla darbedildi.
Şu an hala tahrik etmeye çalışıyorlar. İki gün önce motosikletler tarafından takip ediliyordum. Tehdit ediliyorum.
Kızım, çocuklarım burada. Dört aydır ne okul psikolojileri kaldı, ne ev düzenimiz kaldı. Evimi zorla sattırdılar. Evden çıktım, terk ettim.
Bu kızı kimse bu hale getiremez. Gelip adalet önünde herkes hesap verecek."
Hak ettikleri maaş için açlık grevi yapan Doruk Madencilik işçileri, direnişlerinin zaferle sonuçlanmasının ardından onayları olmadan ücretsiz izne çıkarıldı.
İLAYDA ZORLU — 18 yaşında üniversite öğrencisiydi; polisin ailesini arayıp “kızınız eylemlere katılıyor — 8 Mart” diyerek provoke etmesi üzerine aile içinde ağır baskı ve tehditlere maruz kaldı ve babasının silahından çıkan kurşunla hayattan koparıldı.
8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü ve katılan kadınlar kriminalize edildi.
İstanbul’da, İlayda Zorlu için yürümek isteyen öğrencilere polis orantısız güç kullanarak müdahale etti.
🖇️ Öğrenci arkadaşları ve Öğrenci Kolektifleri
2023'te KYK yurdunda meydana gelen asansör kazasında hayatını kaybeden Zeren Ertaş davasında, tüm sanıkların beraatine karar verildi:
"Yurt müdürü suçsuz bulundu... Kim suçlu? Zeren mi suçlu?
Ben onu 19 sene boşuna mı büyüttüm?"
Fatma Nur öğretmenimizin öldürülmesinin üzerinden bir buçuk ay geçti. Bu süre içinde medyada gündem olmayan onlarca, yüzlerce şiddet olayı yaşandı okullarda. Bugün yine Siverek’te yaşanan bir olayla, bir vahşetle karşı karşıyayız. Kınama mesajlarının ötesinde yapıcı adımlar atılması gerekiyor. Biz ne desek boş. Yaralılara şifa diliyorum.
Yalova'da sözde aşiretler tarafından küçük kızı ve kendisi darp edilen adamın bugün de erkek çocuğuna saldırmışlar
Bu oruspu çocukları ne zaman hesap verecek?
İstinaf, Diyarbakır'da yıllarca kızı Nilay Esmer'e cinsel istismarda bulunan baba Erdoğan Esmer'e verilen 13 yıllık hapis cezasını "rızası var" diyerek kaldırdı. (Ferit Demir)
Bence en güzel Sevgililer Günü kutlaması; salaş bir kebapçıya gitmek, ardından sahilde veya caddede biraz turlayıp çay-kahve eşliğinde güzel bir tatlı yemektir. Sonunda eve gelip romantik bir film izlemek her şeye değer; çünkü birbirini gerçekten seven insanlar lüzumsuz şatafata gerek duymaz.
Bu konu aklıma bir çocukluk anımı getirdi.
Henüz çocukken, annem birkaç gün boyunca nedensiz yere durgunlaşmıştı. Kısa süre sonra mesele anlaşıldı. Meğer Sevgililer Günü gelip geçmiş, babam ise ne bir hediye almış ne de küçücük bir taltifte bulunmuştu. Aslında kültürümüzde böyle günler pek dikkate alınmazdı ama o sene annemin aklına düşmüş işte...
Beni asıl şaşırtan ve aklımın almadığı kısım ise başkaydı: Annem, babamın nereden sevgilisi oluyordu? Onlar karı-koca değil miydi, sevgililik de nereden çıkmıştı?
O zamanlar karı-kocanın "sevgili" olabileceği fikri bana çok uzaktı. Çünkü etrafımızda sevgili gibi davranan, hatta bırakın onu, nezaket çerçevesinde ilişkisi olan karı-koca bile pek görmezdik. Koca bir amir veya patron gibi vakur, kadın ise emir kulu bir hizmetkar edasındaydı.
Şimdi anlıyorum ki Sevgililer Günü, aslında sevgi ve saygıya dayalı evlilik müessesesine çok güzel bir katkı sağlayabilirmiş. Tabii bunu gösterişin ve israfın bir parçası yapıp haddi aşmaktan bahsetmiyorum.
“Bizim geleneğimizde Sevgililer Günü olmaz, bu gavur icadıdır” diyenlere şunu sormadan edemeyeceğim: Türk geleneğinde kadınlara karşı kabalık, nezaketsizlik ve despotluk mu var da bu hadsizlikleri her gün icra ediyordunuz?
Sevgililer Günü doğrudan kültürümüzün bir ögesi olmayabilir; fakat ilişkilerdeki sevgi, muhabbet ve zarafet evrensel birer değerdir. Eğer bu gün, yılda bir kez bile olsa bize bu değerleri hatırlatıyorsa, buna ancak minnet duyulur.
Annemle babama gelirsek... Belki de gerçek sevgili onlardı. Bir ömrü her türlü sıkıntıya rağmen düşe kalka birlikte geçirmiş, çocuklar büyütmüş ve birbirlerinden abartılı beklentilere girmeden makul bir hayatı paylaşmışlardı...
İkisi de kadın; biri Karadeniz’de, diğeri Doğu’da yaşıyor.
Birinin elleri yara olmuş; tek böbreğiyle, astım hastası olduğu hâlde pazarda çalışıyor.
Di��erinin elleri ise trafodan kaçak elektrik çekiyor; çalışmıyor, yetmiyor, bir de “devlet bize bakmıyor.” diye isyan ediyor.
🚨SON DAKİKA | EPSTEİN BELGELERİNDE KIZ ÇOCUĞU DOLU AKVARYUM ÇIKTI!
E-mailde aynen şu cümle geçiyor: “Karayipler’deki adamda içi kız dolu akvaryumum…”
Epstein, çocukları öldürürken ise şöyle diyor: “Onlar karides gibidir... kafasını atarsınız, gövdesini saklarsınız.”
Onlar sadece bir cinsel suçlu grubu değil; insanlığa karşı işlenmiş, akıl almaz, iğrenç bir suç grubu!
Epstein’in Türkiye ayağındaki herkes tespit edilmeli! Bu vahşet asla cezasız kalmamalı!
Allah belanızı versin!