@Haberturk Gökyüzünden zehirleniyoruz, Avrupa da yasaklı tarım ilaçları Türkiye de hala stoklarda ve satılmaya devam ediyor. Tütün kullanımı küçük yaşlara indi ve içeriği zehir dolu. Kanser etmek için kurulmuş sistem başarıya ulaşıyor işte.
ADI TAMAMLAYICI, YÖNTEMİ ZORUNLU, TES DAYATMASINI REDDEDİYORUZ!
Son günlerde kamuoyuna “tamamlayıcı emeklilik” söylemiyle sunulan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), isminden bağımsız olarak gerçekte çalışanların maaşından zorunlu kesinti öngören yeni bir mali yük ve cebri tasarruf modelidir. Bu düzenleme bir sosyal güvenlik reformu değil; çalışanın rızası dışında gelirine müdahale eden, ücret üzerinde idari tasarruf kuran zorunlu bir kesinti mekanizmasıdır. Adı “tamamlayıcı”, yöntemi ise “zorlayıcıdır.”
Zorunlu Katılım ve Kesinti, Hukuka Aykırıdır ve Kabul Edilemez!
Tasarruf gönüllülükle olur; zorla yapılan kesintinin adı tasarruf değil dayatmadır. Önerilen modelle tüm çalışanlar sisteme zorunlu olarak dahil edilecek, maaşlardan otomatik %3 kesinti yapılacak, en az on yıl sistemde kalma mecburiyeti getirilecek ve çıkış hakkı fiilen sınırlandırılacaktır. Çalışanın maaşı devletin finansman kaynağı değildir; rızası dışında gelirine el konulamaz. Bu düzenleme mülkiyet hakkına, ücret dokunulmazlığına ve sosyal devlet ilkesine açıkça aykırıdır. Hukuka aykırı bu zorunlu katılım ve kesinti dayatmasını kabul etmiyor, çalışanların iradesini yok sayan hiçbir uygulamaya meşruiyet tanımıyoruz.
Asıl Amaç Emekliye Güvence Değil, Devlete Finansman Sağlamaktır!
TES savunucuları, sistemi “ek emeklilik geliri” söylemiyle sunmaktadır. Oysa gerçekte hedeflenen; milyonların maaşından toplanacak kesintilerle büyük bir tasarruf havuzu oluşturmaktır. Yani emekliye refah değil, devlete finansman sağlanmaktadır. Ekonominin yükü bir kez daha öğretmenin, memurun, işçinin ve tüm kamu çalışanlarının omuzlarına bırakılmaktadır. Bu yaklaşım kabul edilemez. Devletin görevi çalışanların gelirini korumaktır; maaşına el koymak değildir. Çalışanın alın teriyle kazandığı ücret, kamu finansmanının aracı ya da bütçe açıklarının kapatılacağı bir fon kaynağı olarak görülemez.
Geçmiş Tecrübeler Ortada: NEMA ve KEY Mağduriyetlerini Unutmadık!
Türkiye bu tür uygulamaları daha önce yaşamıştır ve sonuçları hafızalardadır. Tasarrufu Teşvik Hesapları (kamuoyunda bilinen adıyla NEMA) sürecinde çalışanların maaşlarından zorunlu kesintiler yapılmış, bu birikimler yıllarca bloke edilmiş, ödemeler gecikmiş ve enflasyon karşısında ciddi değer kayıpları yaşanmıştır. Benzer şekilde Konut Edindirme Yardımı (KEY) uygulamasında da maaşlardan kesintiler yapılmış, ödemeler uzun yıllar sonra ve taksitli şekilde gerçekleştirilmiş, milyonlarca çalışan mağdur edilmiştir. Her iki sistem de kamu vicdanında zorunlu tasarruf mağduriyeti olarak yer etmiştir. Bugün TES adıyla önerilen modelin mantığı da aynıdır: maaştan zorla kesinti yapmak, fon oluşturmak ve birikimleri uzun vadede geri ödemek. Geçmişte yaşanan bu olumsuz tecrübeler ortadayken, aynı yöntemin yeniden “reform” olarak sunulması kabul edilemez. Çalışanlar bir kez daha zorunlu tasarruf deneyinin deneme tahtası yapılamaz.
Yürürlüğe Girmesi Durumunda Hukuki Mücadele Başlatacağız!
Buradan kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz: Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin bu haliyle yürürlüğe girmesi durumunda, Mil-Sen olarak derhâl iptal davası açacak; düzenlemeyi hukuka aykırılık gerekçesiyle yargıya taşıyacağız. Üyelerimizin ve tüm çalışanların maaş ve mülkiyet hakkını sonuna kadar savunacağız. Bu bizim için sendikal bir tercih değil; hukuki ve vicdani bir sorumluluktur.
Karar alıcılara çağrımız açıktır!
Zorunluluk ısrarından vazgeçin. Sistemi gönüllülük esasına göre yeniden düzenleyin. Çalışanın gelirine zorla müdahale etmeyin. Aksi halde karşınızda yalnızca bir sendika değil, emeğinin hakkını arayan milyonlar olacaktır. Mil-Sen olarak alın terine uzanan her elin karşısında durmaya devam edeceğiz. Kamu çalışanlarına ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Mustafa Dağaşan
Mil-Sen Konfederasyonu Gnl. Bşk. Yrd.
Mil Maarif-Sen Genel Başkanı
#MustafaDağaşan #MilSen
#TES #TESDayatması #TamamlayıcıEmeklilikSistemi
#MaaşımaDokunma #HakİçinMücadele
@msmdgsn@tcbestepe@RTErdogan@csgbakanligi@isikhanvedat@HMBakanligi@memetsimsek
Almanya’nın başkenti Berlin’de polis, Gazze’deki sivil ölümleri protesto etmek için toplanan göstericilere müdahale etti
Bazı göstericiler gözaltına alındı
@yazarmuratakan Babayı alıp ülkeyi sattıklarını millet zaten farkediyordu. Bu da ifşası oldu. Diline sağlık kardeş. Küfür kelimesinin asıl anlamı örtmek, gizlemekmiş. Sen küffarı ifşa ettin. Rızkı Allah verir ondan başkasından rızık beklemek ahmaklıktır.
100 Mil’in altına düştük.
İçimde yere göğe sığmayan bir heyecan ve umut var.
Ufukta Gazze’yi göreceğim diye bakınıp duruyorum. Duygularım darmadağın Yüreğim çatlayacak gibi!
Ey Alemlerin Rabbi olan Allahım!
İzzetin hakkı için bizi ulaştır.
Senin bize yazdığından başkası isabet etmez.
Ulaşamazsakta senin takdirine boyun eğdik!
Hayatım islama fedadır!
İstikbal İslamındır!
🍀 Trabzon'dan Türkiye'nin dört bir yanına ata tohumu gidiyor. Trabzon'da yaşayan Fatih Çolak, bahçesinde yetiştirdiği bitkilerden elde ettiği ata tohumlarını Türkiye'nin dört bir yanına ücretsiz dağıtıyor.
🎙️ @fatihcolak19831
#SonDakika | Gözaltılar başladı: Akbelen'den tüm Türkiye'ye çağrı!
"Köyümüz, zeytinlerimiz yeniden ablukada. Ağaçlarımız üzerlerinde meyveleriyle sökülüyor. Bu ülkenin geleceğini 1 şirketin çıkarına satıyorlar! Buna izin veremeyiz, buna asla izin vermeyeceğiz! Tüm herkesi dayanışmaya çağırıyoruz!"
https://t.co/5QxV1JZrji
➖ Korkarım ki Türk toplumu uyanıncaya kadar telef edilecek hayvan kalmayacak.
Pfizer sadece insanlar için ilaç ve aşı üreticisi değil, veterinerlik alanında da Dünya'nın en büyük şirkettir
2013 yılında Pfizer veterinerlik ismini değiştirerek Zoetis Akademi olarak tüm Dünya'da çalışmalarına hız vermiştir
Türkiyede birçok hayvansal ilaç ve aşı bu firmanındır.
İşin içinde,
Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE) ve AB Şap Hastalığı ile Mücadele Komisyonu (EuFMD) var.
Türkiye'de hayvanlara yapılan şap aşısının içeriği ve zararları...⤵️
Şap hastalığı değil ŞAP AŞISI öldürüyor. Çözümü aşı değil, kaya tuzudur. Yangın işgâlleriyle köyler, hayvanlar ekili alanlar yakılıp yok ediliyor, köylüler tahliye ediliyor. Ormansız, hayvansız bir yeni düzen inşa edilirken geriye kalan hayvanlar şap aşılarıyla toplu bir şekilde imha ediliyor. Ülkemizde binlerce, milyonlarca insan, partiler işgâl altında olduğumuza neden değinmezler. Çoğunluk kendi kendini imha ediyor, helak ediyor. Tarih tekerrür ediyor, sadece sorgulayan bir kitle olayın farkında.
#ÇanakkaleYanıyor
#İzmirYanıyor
#TekirdağYanıyor
#SinopYanıyor
#KarabükYanıyor
#Sondakika #yangın
#GazzeyeUmutOl
Yahudi Sermayesi neden Porno ve Çocuk İstismarı içerikli siteleri yada örgütleri destekliyor?
Guetemala’da Interpol tarafından yakalanan dünyanın en büyük Yahudi pedofil çetesi Lev Tahor’un 35 yaşındaki üyesi Yoel Alter, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Aralık 2024’te Guetemala polisi çocuk istismarı ve insan ticareti iddialarının ardından çetenin merkezine baskın yapmış ve 160’dan fazla çocuğu çetenin elinden kurtarmıştı.
Peki porno sektörü ve çocuk seks ticaretinin arkasında arkasından neden Yahudiler çıkıyor? Amaçları ne?
Gelin birlikte bakalım.