Mersin’deki operasyonda bir kadının ev kıyafetleri ile görüntülerinin fütursuzca servis edilmesi açık bir suç ve insan onuruna yönelik alçakça bir saldırıdır!
Bakanların "Bizimle ilgisi yok" diyerek topu birbirine atması, bu rezaletin üstünü örtemez ve sorumluluktan kaçış olamaz.
Devlet, vatandaşının mahremini ifşa edip haysiyet cellatlığı yapamaz.
Bu ahlaksızlığı ve hukuksuzluğu tümden reddediyoruz!
Sorumlular yargı önüne çıkana kadar bu işin peşini bırakmayacağız.
ARAMA KARARI,
TEŞHİR RUHSATI DEĞİLDİR.
Bir insanın evine soruşturma kapsamında girilmesi, o evin mahremiyetinin kameraya alınıp basına ve sosyal medyaya servis edilmesi anlamına gelmez.
CMK 157 açık: Soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.
TCK 285 açık: Soruşturmanın gizliliğinin alenen ihlali suçtur. Üstelik bu fiilin kamu görevlisi tarafından görevin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza artırılır. Soruşturma veya kovuşturmadaki kişileri suçlu gibi gösterecek biçimde görüntülerinin yayımlanması da ayrıca düzenlenmiştir.
Anayasa’nın 20’nci maddesi özel hayatın ve kişisel verilerin korunmasını, 21’inci maddesi konut dokunulmazlığını güvence altına alıyor.
Dahası, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 1’inci maddesine göre polisin görevi mesken dokunulmazlığını korumaktır.
Polis hukukun gücüdür; siyasi teşhirin aracı değildir.
Soruşturma dosyasından çıkan görüntülerle kamuoyu oluşturulamaz.
İnsanların yatak odası, salonu, ailesi, özel yaşamı siyasi propaganda malzemesine çevrilemez.
Arama yapılabilir; teşhir yapılamaz.
Delil toplanabilir; mahremiyet dağıtılamaz.
Soruşturma yürütülebilir; peşinen suçlu ilan edilemez.
Şimdi soruyoruz:
Bu görüntüleri kim çekti?
Kim dışarı çıkardı?
Kim basına servis etti?
Kim buna izin verdi?
Hukuk herkese lazımdır.
Cumhuriyet savcılığı bu görüntülerin kaynağını derhal ortaya çıkarmalı; sorumlular hakkında adli ve idari soruşturma başlatmalıdır.
Devlet soruşturma yapar; teşhir yapmaz.
Hukuk devleti intikam görüntüsü üretmez.
@ZeybekciNihat Fonlar SPK denetimindeydi, TEFAS'ta satılıyordu, lisanslı şirketlerce yönetiliyordu. Sistemin her halkasına güvendik. Kim sebep olsuysa hesap vermeli.
#HalkınSesiAnaPara
Fon soruşturması kapsamında, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan’a ait olduğu tespit edilen ancak üçüncü kişiler adına kayıtlı bulunan, piyasa değeri 1,2 milyar TL olan İstanbul Acarkent’teki 5 lüks villaya el konuldu.
Tekrar uyarıyorum!
Fon vurgunuyla ilgili süreçler;
Mevcut SPK üyeleri, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank ve Borsa İstanbul yönetim kurullarıyla yönetilemez.
Zira 5 yıl süren bu vurgunun neresindeler belli değil!
🔴 #SONDAKİKA | Yeni Parti milletvekili Murat Emir'den bomba bir iddia geldi.
"Asrın vurgununda yeni perde! Mevduat yetkisi olmayan TERA Yatırım Bankası bono satıp borçlandı, yasal sınırı 8,5 kat delerek çevresine 600 milyon dolar kredi dağıttı. Krediyi alanlar da o parayla dönüp yine aynı grubun Tera Portföy fonlarını aldı!
Kendi kredisiyle kendi fonunu şişiren dev bir saadet zinciri!"
Fatma Betül Sayan Kaya’nın 2,2 milyar TL'yi Hazine'ye iade etmesi masumiyet değil, suçun ve soygunun resmi itirafıdır! Deşifre etmeseydik milletin milyarlarını çıtır çıtır yiyeceklerdi.
Ancak yağma yok, kanun açık:
📌 SPK'nın OZATD suç duyurusu listesinde Fatma Betül Sayan Ve eşi İlyas Kaya neden yok, ifadeleri neden alınmadı?
📌 SPK 107/3'e göre elde edilen menfaatin kendisi değil, İKİ KATI ödenmek zorunda!
📌 Ödeme yapmak, SPK 106. maddeden (Bilgi Suistimali) yargılanmayı durdurmaz; o maddede etkin pişmanlık geçmez!
📌 Telefonları incelenerek neden irtibatları sorgulanmıyor?
O paralar nereden geldi, hisseler kime satıldı tek tek ortaya çıkacak.
Ayrıca 2,2 milyar TL bugün bankaya konduğunda mevduat faiziyle vergiler düşüldükten sonra bile saatte net 87 bin TL, günde net 2 milyon 88 bin TL para getirir.
Yakalanınca ana parayı bırakıp kaçmak yok, yargı önünde hesap vermek zorundasınız!
Fon vurgunu suç örgütünün ilişkiler ağını deşifre ediyoruz!
Emre Tezmen ile Sayan ailesi arasındaki kritik bir bağlantıyı ortaya çıkardık.
Emre Tezmen’in Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)’in Türkiye-Finlandiya İş Konseyi Başkanı yapılmasının ardından;
Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası Ayşe Hilal Sayan Koytak’ın da 5 Eylül 2026’da Finlandiya Büyükelçisi olarak atandığını tespit ettik.
Peki Emre Tezmen, devletin finans piyasalarındaki kozmik odası olan;
Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun yönetim kurulunda kiminle birlikte yer alıyordu?
DEİK Finlandiya sürecinin yürütücüsü olan Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile!
Yani hepsi birbiriyle bağlantılı, hepsi bir ekip ve hepsi her şeyi biliyordu!
Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ve Finlandiya Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Kotak da derhal görevden alınmalıdır!
Asrın vurgununda yeni perde!
Mevduat yetkisi olmayan TERA Yatırım Bankası bono satıp borçlandı, yasal sınırı 8,5 kat delerek çevresine 600 milyon dolar kredi dağıttı. Krediyi alanlar da o parayla dönüp yine aynı grubun Tera Portföy fonlarını aldı!
Kendi kredisiyle kendi fonunu şişiren dev bir saadet zinciri!
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e soruyorum:
🔹 Bu 600 milyon dolar kredi kimlere verildi?
🔹 Teminatı buharlaşan batık kredilerin faturası kime kalacak?
🔹 Banka 2,6 milyardan 71,7 milyara şişerken BDDK, SPK ve Merkez Bankası nereye bakıyordu?
DİKKAT(İNİZE)
#ÇHD Onursal Başkanı Av. #SelçukKozağaçlı 3.253 gündür F tipi cezaevinde
9 yıldır hapishanede olan Av. #BehiçAşcı, “tahliye olmak için disiplin cezası almadı” denilip “iyi halli” bulunmadı
Dile kolay 6 Yıldır hapishanede #NazmiGür
UNUTMA(DIK)
@chdgenelmerkez
Anayasa Mahkemesi önünde hakkını ararken canına kıyan emekli polis memurumuz Ali Şekeroğlu’na Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm emeklilerimize başsağlığı diliyorum.
Uzun süredir söylüyoruz; emeklilerimizin yaşadığı geçim sıkıntısı artık bir sorun olmaktan çıkmış, çaresizliğin ve isyanın eşiğine gelmiştir.
Başbakanlığın önüne bir yazarkasa atılması yıllarca konuşuldu, bugün bir emekli Anayasa Mahkemesi önünde canına kıyıyor.
Ama iktidar medyası haberi bile görmüyor.
Ya bir an önce sandığı getirsinler, emekliler bu iktidardan kurtulsun. Ya da emeklileri bu sefaletten kurtarsınlar.