Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Bütün ümidim gençliktedir" dediği Türk gençliğini, yoksulluk, adaletsizlik, umutsuzluk, karamsarlık ve en önemlisi ümitsizlik içinde bırakmayacağız!
19 Mayıs'ta Samsun'da açıkladığımız Zafer Partisi Gençlik Programı'nın detaylarını ve gençler için hazırladığımız gelecek vizyonumuzu bundan böyle düzenli olarak sizlerle paylaşacağım.
Unutmayın; Mustafa Kemal’in cumhuriyeti emanet ettiği Türk gençliği yalnız değildir, ümitsiz hiç değildir!
#TürkGençliğininÜmidi
BASTIĞI YERDE OT BİTMEZ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Beşiktaş' taraftarlığını bırakıp, "Fatih Karagümrük Spor taraftarı olduğunu" açıklamıştı. Bahçeli'nin açık desteğine rağmen bu takım küme düştü.
Türk halkının AKP’ye, MHP’ye oy veren kitlesi dahil en az yüzde 80’i bu sürece karşı.
"Öcalan’ın serbest bırakılması ve PKK’lılara af" diye sorduğunuzda oran yüzde 86’lara çıkıyor.
Şimdi bu matematik gerçek ortadayken ve AKP-MHP’yle ittifak yapmış DEM Parti de varken, CHP’nin DEM’den gelecek oylar uğruna Türk halkının kahir ekseriyetini karşısına alıp hala o masada oturmasının politik olarak bir manası yok.
Kendi belediye başkanları Silivri’de yargılanan partinin, o başkanları yargılayan iktidar bloğuyla hareket eden DEM’le aynı masada oturmayı kimse demokrasi olarak anlatmasın.
Bakın en son CHP Genel Başkanı Özgür Özel seçim çağrısı yaptığında DEM’den destek bulamadı.
@zaferpartisi
Zafer Partisi Malatya İl Başkanlığı'nda düzenlediğim basın toplantısında Türkiye'nin ve bölgemizin içinde bulunduğu jeopolitik durumu, Siyonist İsrail'in ABD desteği ile İran'a açtığı savaşın askeri, politik, güvenlik ve ekonomik risklerini ve Türkiye'nin alması gereken tedbirleri açıkladım.
@zaferpartisi
Ben düşman ceza hukuku uygulamalarına en sert ve en haksız şekilde muhatap olan yurttaşların başında geliyorum.
Önce hakaret etmediğim halde Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla gözaltına alındım ve konuşmayı Antalya'da yapmıştım. Antalya'da bir soruşturma açılmalıydı. Hadi olmadı, ben Ankara'dayım, Cumhurbaşkanı Ankara'da, Ankara'da açılabilirdi ama İstanbul'da açıldı.
Mahkeme bile ilk kez iddianameyi kabul etmedi. Dedi ki bu bizim yetki alanımızda değil ve savcılığa geri yolladı. Evet, mahkeme kabul etmedi. Bunun üzerine Cumhurbaşkanının avukatları, Cumhurbaşkanı bu konuşmayı İstanbul'da Şişli'de bir büroda izlediği için başvuruyu İstanbul'da yaptık dediler. Ben de şükrettim, iyi ki New York'ta izlememiş. O zaman New York'ta Amerikan mahkemesinde yargılanacaktım demek ki.
Evet ve beraat ettim. Sonra tahrik etmediğim, aksine yatıştırmak için çaba sarf ettiğim ve bütün parti teşkilatımızla çaba sarf ettiğimiz Kayseri'de Olaylarının yatışması süreciyle ilgili haksız yere suçlandım, 5 ay hapiste tutuldum Silivri'de ve 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldım. 2 yıl 4 ay hapis cezası alanlar arkadaşlar normalde 2 ay yatarlarmış avukatların bana verdiği bilgi.
Şimdi de Şeyh Said'in hatırasına hakaret etmekten Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi beni ‘kişinin hatırasına alenen hakaretten’ adli para cezası uygulanmasına çarptırdı.
Üstelik savunmamı da almadı. Üstelik avukatım yazılı olarak mahkemeye savunma yapacağımızı beyan etmesine rağmen bu bir düşman ceza hukuku uygulamasıdır.
Bakın Şeyh Said'e hakaret ettiği iddia edilerek hakkında soruşturma açılan birçok gazeteci, takipsizlik kararı almışlar ve beraat almışlar. Bana yolladılar kararları. Bu gazetecilerin bazıları iktidar yanlısı gazeteciler. Benimle hiçbir temasları yok. Hınıs’taki mahkemenin aldığı karar onların vicdanını bile kanattı.
Benim Şeyh Said'le ilgili kullandığım ifadeler İstiklal Mahkemesi'nin kararında ifade edilen hususlardır. Mahkemenin bana ceza verdiğini hissetmiyorum, değerli arkadaşlar.
Mahkeme Mustafa Kemal Atatürk'e ceza vermiştir. Mahkeme İsmet İnönü'ye ceza vermiştir. Mahkeme Mareşal Çakmak’a, Mahkeme Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve Türkiye Cumhuriyeti'ne ceza vermiştir. Evet, biz bu karara itiraz ettik ve savunma hakkımızı kullanacağımızı ifade ettik.
Şunun altını çizelim, bu tür cezalarla beni de Zafer Partisi'ni de susturamazsınız, sindiremezsiniz.
Şeyh Said'e, Seyit Rıza'ya, Mustafa Sabriler'e vatan haini demeye devam edeceğiz. Çünkü bu bir tarihi gerçek, bunlar vatan haini.
Aynen Abdullah Öcalan'ın vatan haini olduğu gibi.
Siz bir vatan haininin hatırasını düşünürken, biz Mustafa Kemal Paşa'nın hatırasını düşünmeye devam edeceğiz. Hainlerin katlettiği şehitlerimizin hatırasını savunacağız ve bir hainin hatırasına ceza vermek, devleti kuran kahramanların, gazilerimizin ve aziz şehitlerimizin ruhlarına ceza vermektir. Bunun da bilinmesini istiyoruz.
Kimse bizi teröriste terörist demekten, haine hain demekten vazgeçiremez.
PKK elebaşı Öcalan, Karayılan, Bayık, FETÖ terör örgütünün elebaşı Fethullah Gülen, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu. Bunların hepsi teröristtir, Türk düşmanıdır, Türkiye düşmanıdır.
Adalet Bakanlığı'na tavsiyem, soruşturma açılması gerekenler, hainlere hain diyenler değil, Öcalan'a sayın diyenler, kurucu önder diyenler, Şeyh Said adını bulvarlara verenlerdir.
Çünkü bunlar başta şehit analarımız olmak üzere büyük Türk milletinin aziz şahsiyetine, kutsallarına ve mukaddesatına hakaret ediyorlar.
Biz Zafer Partisi olarak Mustafa Kemal Paşa'nın yanında kalmaya ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Bu yolda son sözümüz budur.
@zaferpartisi
02 Kasım 2017 tarihinde Hakkari Yüksekova'da terör örgütü PKK'nın hain saldırısı sonucu Ortaklar Karakolu'nda 8 kahraman askerimiz şehit olmuştu.
İşte o aziz şehitlerimizden biri olan Ömer Küçük'ün Hatay'daki anne ve babasını ziyaret ettim.
Şehit anası Hatice Küçük, yıllardır ağlamaktan artık göremeyen gözlerinden akan yaşlarla anlattı yaşadıklarını.
Evinin önüne oğlu için yaptırdığı anıtın nasıl tekrar ve tekrar saldırıya uğradığını, Türk bayrağının ve hatta evinin yakılmaya çalışıldığını...
Anne Hatice, Baba Cuma vatana bir evlat, millete bir can, bayrağa kan verdiler.
Terörle müzakere edenler, Öcalan'a özgürlük isteyenler herkesten ve her şeyden önce Şehit Ömer Küçük'ün anne ve babasına gidip, "Biz senin evladını katleden teröristlerin elebaşını serbest bırakacağız" desinler!
@zaferpartisi
@ismail_TURK55 Sokak röportajları Türk toplumunun sosyolojisini de ortaya koyuyor. Toplum siyasi gerekçelerle değil, ekonomik gerekçelerle oy veriyor. Seçim sathına girildiğinde emekliye yüzde 200 zam verirler ve sorun çözülür. Tekrar iş başına geçerler. Demokrasi adalet ve hukuk boş işler.
Kazım Karabekir Paşa! Şark Fatihi, Kars'ın kurtarıcısı, yetimlerin babası, Doğu Cephesi'nin demir yumruğu! O, İstiklâl ateşi sönerken kolordusuyla 'Emrinizdeyim Paşam!' diyen yiğitlik abidesidir.
Türk milleti onun gibi komutanlarını hiçbir zaman unutmaz, unutturmaz!
Başın eğik olmasın ey Türklük, çünkü Karabekir Paşa gibi evlatların hâlâ ruhumuzda yaşıyor!
Ruhu şad, mekânı cennet olsun
@ismail_TURK55 Şunu da unutmamak gerekir.
Dem'e oy verenler, bu partinin, askerimizi polisimize şehit eden, bölücü terör örgütü, dünyanın en büyük uyuşturucu şebekesi PKK'ya açıktan destek verdiğini biliyor. Buna rağmen oy veriyorlar.
Bu durum göz ardı edilmemeli.
Şanlı Türk Bayrağı Namusumuzdur! #BayrakNamustur
Suriye’deki istikrarsızlığı bahane eden PKK-YPG-SDG destekçisi bölücü terörist unsurların, Mardin Nusaybin’de Büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlık sembolü olan Şanlı Türk Bayrağı’nı hedef alan alçak girişimini şiddetle kınıyoruz.
Yaşanan bu hadise, münferit bir provokasyon değil; Ankara’da kapalı kapılar ardında oynanmaya çalışılan "İkinci İhanet Süreci" tiyatrosunun sokağa yansımasıdır.
Gazi Meclis’in çatısı altında teröristbaşına meşruiyet alanı açmaya çalışan zihniyet ve TBMM’de kurulmak istenen "Öcalan Komisyonu" gibi hukuk dışı girişimler, bu cüretkâr eylemlerin asıl cesaret kaynağıdır.
Devlet otoritesinin sarsılmasına ve milli egemenlik alametlerimizin aşağılanmasına asla müsaade etmeyeceğiz!
Türkiye Cumhuriyeti, müzakere masalarında değil, hukuk ve devlet ciddiyetiyle yönetilir.
Zafer Partisi, bu kirli pazarlıkların karşısında Türk Milleti’nin sarsılmaz iradesi olarak durmaya devam edecektir.
Yüce Türk Milleti'ne saygıyla duyurulur.
@E_SemihYalcin Siyasetçinin söylediği sözlere değil yaptığı işe bakılır. CHP önergesini kabul etmiyorsanız, MHP Olarak emeklinin sefalet ayrılığından kurtulması için bir girişim yapın da görelim.
Laf herkeste bol.
Sonuç: Emekli açılıkla mücadele ediyor
17 milyon emekli, dul ve yetimin çok büyük bir bölümü açlık sınırının 10 bin TL altında yoksulluk sınırının ise nerede ise beşte biri kadar maaş alıyorlar.
Buna artık maaş denilemez, dense dense sosyal yardım veya asgari transfer denilebilir. Oysa emekli maaşı bir sosyal yardım değil emeklinim yıllarca çalışarak ödediği primlerin karşılığında hak ettiği ücrettir.
Zafer Partisi emeklilere SÖZ veriyor: Emekli maaşları açlık sınırının altında ve sizi yoksul bırakan bir maaşları OLMAYACAK. @zaferpartisi
Ömrünü Kıbrıs Türklüğü'nün bağımsızlığına adamış Büyük Devlet Adamı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum.
@zaferpartisi