Gerçek özgürlük, her istediğini yapmak değildir. Çünkü insanın her isteği kendi hakikatinden doğmaz. Bazı istekler korkudan gelir. Bazıları kıskançlıktan. Bazıları gösteriş arzusundan. Bazıları da yıllarca sorgulanmadan taşınan alışkanlıklardan. Olgun insan önce şu soruyu sorar. "Bunu gerçekten ben mi istiyorum, yoksa beni yöneten görünmeyen bir alışkanlık mı istiyor?" İşte bu soru, özgürlüğün kapısını aralar. Yalnız bu soruyu sorabilmek için de doğru meditasyonu ve tefekkürü bilmek gerekir. Odaklanmadan, derinleşmeden bazı sorular sana gelmez.
O kılıçla Anadolu'da başta Aleviler olmak üzere birçok kadim halk katledildi.
Bugün ise Aleviler, kendilerini katledenlerin simgesini boyunlarında taşıyor, vücutlarına kazıtıyor, hediye veriyor. Gel de kahrolma.
2 Temmuz 1993
Devlet, Madımak Katliamı öncesinde istihbaratıyla, askeriyle ve polisiyle gerekli önlemleri almadı. Katliamın ardından ise "Bu vahşet neden yapıldı?" sorusunu sormadı. Cevabını arama gereği bile duymadı.
Aziz Nesin: “İslamcılar 8,5 saat boyunca ‘şeriat isteriz’ diye bağırdılar. Hükümet sustu ve bizi orada ölüme terk etti. Bu bir al��aklık modelidir.”
35 can kaybettik, bu nüfusun içinde çocuklar da dahil.
#2Temmuz #Madımak #SivasKatliamı
Bakırköy’ün ortasında, 2 yaşındaki bir çocuk da dahil olmak üzere 12 insanı yakarak katleden bir terörist, “Dönüp dolaşıp pişmanlık yasasına gelecekseniz dönüp bize bakın meydandaki onbinlere bakın biz de pişman olmuş bir hal var mı? Bu meydanda evladım pişman olarak gelsin pişman olsun onu evlat olarak kabul eden var mı ? diyor ve onurdan söz ediyor.
Oysa bu ülkeyi var eden; Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Abazasıyla milyonlarca onurlu insandır.
Onur; masum canlara kıymakta değil, birlikte yaşama iradesinde, vicdanda ve insanlıktadır.
PKK; kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları katleden, kan ve şiddetten beslenen, hiçbir halkın onurunu ve iradesini temsil etmeyen bir terör örgütüdür.
İşin en tehlikeli ve acı yanı da hafızası kaybetmiş Alevi toplumudur.
İşte sen hafızanı kaybedersen peşinde koştuğun adamlar seninle adeta dalga geçer.
Garip dede dergahında Özgür Özel'in iki yanındaki adama bakın.
Kim bu adam ?
Ahmet Özer.
Peki Ahmet Özer'in Alevi toplumu için özelliği ne ?
Bu adam değil miydi Halt TV de
"Türkler ve Kürtler olarak 1514 de Şah İsmail'e karşı Çaldıran da birlikte mücadele ettik" diyen.
Bu lafları için kınama yayınlayan Alevi kurumları, protesto eden de Aleviler değil miydi?
Sen bir Alevi olarak bunları unutursan Özgür Özel özellikle peşine bu adamı takar ve seninle adeta dalga geçer. Ve seni de kapıda "hain Kılıçdaroğlu" diye bağırtır.
Büyüklerimiz Deniz Baykal’ı Alevi zannederdi.
Oysa o, Alevi düşmanı ve katıksız bir faşistti.
“Sivas halkı bu olayların içinde değildir, bu olayların parçası değildir.” demişti. (4 Temmuz 1993, TBMM)
Oysa gerçek şuydu: Maraş ve Çorum’da olduğu gibi, Sivas’ta da halkın katliamın ( olay değil ) içinde olduğuna dair kuşkuya yer yoktu. Gerçeği örtenlerdendi...
Başka ne demişti.
Başkanlık sistemi değerlendirilmeli. (2016)
“Abdullah Gül %49’un adayı olabilir.” (2017)
“Türkiye’nin Suriye’ye yönelik bombalamalarını doğru buluyorum.” (2016)
“Halep Sünni kentidir, Esad’a bırakılamaz.” (2016)
Bugün bir dedeyle tanıştım. Ağuçan ocağına bağlıymış. Bana sordu ocağımı, "Hubuyar" dedim. "Vay sen bizim talibimizsin" dedi. "Aşk ile dedem" dedim. Sonrasında ona sorular yönelttim.
Dedem, yol nereden geçer?
- "Allah, Muhammed, Ali yolundan geçer," dedi.
Dedem, peki yol nereden başlar?
- "Kâlu beladan başlar," dedi.
Öyleyse İslam tarihi ve Kâlu bela tarihi nedir dedim?
- "Muhammed Ali'yi Mürşit gördü. Ali Muhammed'i Pîr gördü. Allah'ı yol gördüler, Alevi tarihi buradan başlar," dedi.
Dedem, biz İslam mıyız?
- "Hayır değiliz, bizim yolumuz var," dedi.
Öyleyse yolu neden Allah, Muhammed, Ali ile başlattın, hani kâlu beladan beri vardık dedin?
Dedem sustu.
Dedem, Ali ve Muhammed yola ikrâr verdi mi?
Dedem, "Verdiler" dedi.
Peki nerede ve hangi tarihte ikrâr verdiler dedim.
Dedem sustu.
Peki Ali, Muhammed cem yaptılar mı? Semah döndüler mi?
Dedem sessizce yüzüme baktı.
"Aşk ile dedem, kal sağlıcakla," deyip yanından uzaklaştım...
Nurcan Baybars - (Nurê) - Ana
Alevilik ne bir etnik yapı, ne bir din, ne de bir mezheptir.
Alevilik, rıza ile girilen; insan-ı kâmil olabilmenin ve hakikat şehrine yürüyebilmenin yoludur.
Bu yol; her dilden, her mezhepten, her inançtan, her dinden insana açıktır.
Yeter ki yolun edep ve erkânına uysunlar.
Mualla Coşkun - Ana
Resimler ve video Ana cana aittir.
1- Alevilikte cenaze namazı yoktur. Devriye esaslı Hakk'a uğurlama erkânı vardır.
2- Aleviler Müslüman değildir.
3- "Aleviler Müslüman değil" diyen Sünni, İslam'a göre konuşuyor; doğruyu konuşuyor. Kıvırmıyor. Saygı duyulur.
4- Alevilik, tüm dinlerden ayrı, dünyevi bir öğretidir. Varoluşu esas alır, yaratılışı değil.
Bunları sormadan hesabıma bir baksaydın, 17 bin takipçili boş yazan Avukat Bey.
Dün bir kadın öğretmen, kız çocuklarına çevrimiçi eğitim verdiği için Taliban tarafından halka açık şekilde kırbaçlandı.
Şeriat diye bağıran kadını Afganistan’a gönderip bir hafta staj yaptıracaksın, dünüşte bizden fazla Atatürkçü olur, desem katılır mısınız?
🔴CHP'li İstanbul İl delegesi Reşat Şahin Öztürk:
“Ekrem İmamoğlu ve adamları CHP'yi parayla dizayn ettiler.
Şerefim namusum Allah'ım kitabım çocuğum üzerine yemin ederim
Çıksınlar onlar da ��ocukların üzerine yemin etsinler."
Biz bu ülkeyi beraber kurduk diyenler
1914 Bitlis ayaklanması
1915 Botan ayaklanması
1916 Dersim ayaklanması
1916 Kığı ayaklanması
1917 Dersim ayaklanması
1917 Harput ayaklanması
1917 Mardin ayaklanması
1917 Diyarbakır ayaklanması
1918 Sincar ayaklanması
Kürtlerin
•Malazgirt cephesinde Rusları desteklemesi 1915
•Ermeni çetelerini evlerinde saklamaları 1915
•Osmanlı konvoyuna saldırıp askerleri katletmesi 1916
Ben burada sadece Osmanlı’ya karşı işgal kuvvetleri gibi savaşanları görüyorum !
Biz bu ülkeyi size rağmen kurduk..!
Dr. Sümeyye Uçar Akyüz, Tıbbi Mikrobiyoloji ve Anatomi alanlarında uzmanlaşmış bir akademisyendir. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Dr. Öğr. Üyesi olarak görev yapmaktadır. Madımak katliamında yitirdiğimiz canlar için söylemiş. Diline yüreğine sağlık can.
ASLAN
Benim herkesin iyi gününü bildiği ama kötü günlerini kimsenin tanımadığı Aslan’ım… Bazen seni yoran şey yalnızlık değil. Hep güçlü görünmek zorunda hissetmek. İçinden “Bir gün beni de taşıyan biri olacak mı?” diye geçirdiğin oldu. Ve cevabı evet. Çünkü her şeyi tek başına yapmak zorunda kaldığın dönem bitiyor. Çok yakında seni yormayan, aksine içini dinlendiren bir enerji girecek hayatına. Ve ilk kez birinin yanında güçlü görünmeye çalışmadan da sevilebildiğini göreceksin. İşte o zaman gözlerin dolacak… Çünkü meğer insanın en çok ihtiyacı olan şey, güçlü görünmek değilmiş. Güvende hissetmekmiş.