Depresyonda olduğum dönemde yürüyebilmeyi mümkün kılmak için Yedi Tepe dizisini açıyordum, çarşıda telefon elimde diziyi izleyerek yürüdüm. İnsanın kendisini hayata bağlayan şeyler çok küçük ve tuhaf görünebilir: bir dizi, bir şarkı, bir kitap, belli bir sokak…insan kırılgan.
Hassasiyet, insanın söylenen sözden çok, o sözün ardındaki niyeti duyabilmesidir. Hassas insan incelik arar, bağ kurar, anlamaya çalışır. Alınganlık ise sözü büyütüp kendini merkeze almaktır. Biri ruhun derinliğidir; diğeri çiğ benliğin kendine biçtiği fazladan değerin kırılganlığıdır.
Eski bir Türk sözü der ki: Birini gerçekten seviyorsan, onu iki kez seversin. İlk sefer hızlıdır; kalbindeki o kelebeklerdir. Gülüşüne kapılırsın, sana en kolay sevilecek hâlini gösteren tarafına çekilirsin. Ama zaman geçer, maskeler düşer. Sakladığı yanlarını, güvensizliklerini görmeye başlarsın. Ve işte çoğu insan tam bu noktada gider. Ama eğer kalırsan… Dağınıklığını, kusurlarını gördükten sonra bile onu seçmeye devam edersen; her şey romantik ya da kolay olmadığında bile vazgeçmezsen, işte o zaman ikinci sevgi başlar. Gerçek olan sevgi budur. “Seni olduğun gibi görüyorum ve yine de buradayım” diyen sevgidir. Çünkü zor zamanlar geldikten sonra söylenen “Seni seviyorum” artık bir duygu değil, bir karardır. Bir sözdür.
Aslında hiç değmeyecek kişilere yine de içtenlikle yaklaşmaktan, uğraşmaktan nefret ediyorum. Çünkü niyet olarak da olsa karşılığı yok. Siz sanal medyadan insan stoğundan, hazcılıktan, kendini gösterme gayesinden, yapaylıktan, ilgi bağımlılığından devam ben böyle mutluyum. Yeeap!
Hayatımın öyle bir dönemindeyim ki; konuşacak, küsecek, kavga edecek, barışacak uğraşacak halim yok. Devran dönmüş dönmemiş ne fark eder ki? Ben artık çok başka bir evredeyim. Kim ne demiş, ne yapmış, hakkımda ne düşünmüş hiç ilgilenmiyorum. Ben kendimden, iyi niyetimden emin olduktan sonra siz ne demişsiniz bir önemi yok ki.
"Ey ölümlü insan, seni böyle hüzne, kedere boğan ne? Bana öyle geliyor ki, yeni ve alışılmamış bir şeyle karşılaştın. Kaderin sana karşı değiştiğini sanıyorsun, ama yanılıyorsun."
Felsefenin Tesellisi, Boethius