“İhtiyarlık, şu 50’li yaşlarım beni sırtımdan bıçakladı. İnanır mısınız, aşksızlık bana daha romantik geliyor gayrı. Gönül sayfasını temi tutmak, meçhul sevgiliyi ölümüne bekleyiş, Eros’un vardiyasını Azrail’in devralması.”
Hissettiklerim bundan daha güzel anlatılamazdı .
Yetmedi Yüzüklerin Efendisi serisini bitirmek. Şimdi mitolojisine geçtim. İlk 70 sayfa beni çok yordu ama başardım o yolu geçtim. Yoldan çıkmazsam mücevhere ve yüzüklere dair bu uzun efsaneyi bitireceğim. Hayatım zenginleşti resmen Tolkien ile Orta Dünya ile🌿🍀
Augustinos’a göre aşk, zamanın yarattığı o büyük kaygıyı ve kederi kapatabilen tek şimdiki zamandır. Çünkü keder hep "artık olmayana" kaygı ise "henüz gelmeyene" dairdir; aşk ise sadece “şimdi” ile beslenir.
"Volo ut sis"
“Senin var olmanı istiyorum” | Augustinos
Şu zamanın kendiliğinden akıp gitmesi ne kadar nadir yakaladığım bir his. Zaman geçmez bende çünkü. İlgilendiğim şeyin tatmin etmesi ile ilgili bir şey bu. İnsan zihni anlam bulduğunda zaman akar gider ve bir bakmışsın saat kaç olmuş. Ne şahane..Balkonum, bol çatı gören manzaram
“Hangi beste sözün musikisiyle, sözün füsunuyla boy ölçüşebilir. Kelime kanattır, kelime buse. “
Cemil Meriç’in Lamia’ya mektuplarında geçiyor bu ifade. Geceyi bu mektuplara ayırdım, o kadar keyif alıyorum ki..Aşk işte ne kadar tatlı efsunlu bir şeyse okumak bile yetiyor.
“İhtiyarlık, şu 50’li yaşlarım beni sırtımdan bıçakladı. İnanır mısınız, aşksızlık bana daha romantik geliyor gayrı. Gönül sayfasını temi tutmak, meçhul sevgiliyi ölümüne bekleyiş, Eros’un vardiyasını Azrail’in devralması.”
Hissettiklerim bundan daha güzel anlatılamazdı .
@Sevgili1Zafer Ahahaa o kadar güzel anlatmışsın ki…Ben 50 yaş ve üstü ile takıldığımda çok rahatım. Ne kırışıklığımı görüyorum, ne yaşlandığımı hissediyorum ama benim bir yaş grubum var ki aramanızda 20 yaş var işte onların yanında değnekli Gandalff’ım.😅
Heidegger için çatlak, olumsuz bir hasar veya basit bir bozulma değildir. Aksine, alışkanlıkların körlüğünü kıran, varlığın kendi gizemini ve hakikatini ifşa ettiği ontolojik bir yırtılma anıdır.
“Zaman zaman çatlarız içimize ışık girsin diye”
Acı, insanı hiç beklemediği bir anda iyileştirir diyor Heidegger. Çünkü gerçek şifa acının bitmesi değil, insanın o yaranın açtığı çatlaktan sızan hakikatle yüzleşmesidir. Konforlu uykusu biter, maskeleri düşer; belki canı yanmıştır ama artık çok daha sahici bir insandır .