Gerçekten acı duyan bir anne, sizin yaptığınızı yapmaz. Amacınız kaybettiğiniz evladınız için adalet aramak mı, yoksa adaletsizliği derinleştiren bir girdabın içine sürüklemek mi?
Gerçek acı, insanı durup düşünmeye sevk eder: Neden bunlar yaşandı ve bir daha yaşanmaması için ne yapılmalı? Ancak siz, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 3., 37. ve 40. maddelerinin dahi üstünde bir konumda olduğunuz izlenimini yaratmaya çalışıyorsunuz.
Söylemekten utanıyorum ama, katledilen evladınız üzerinden bir popülerlik çabası içinde olduğunuz hissi oluşuyor. Bu tavır, ne adalete ne de hakikate hizmet eder.
Elbet bir gün gelecek beklenen zaman.
Bir gün, isyanın ateşiyle kavrulan gecelerin ardından, tutuşmuş bir şafağın içinden doğacak o özgürlük güneşi.
Belki o vakit, bilinmezliğin içinden filizlenen çiçeklerimiz gökyüzünün maviliğine gülümseyecek.
Belki de yağan yağmurlar arındıracak çamura bulanmış coğrafyamızı.
O gün geldiğinde, hiç olmadığımız kadar mutlu, hiç olmadığımız kadar özgür olacağız.
Çünkü geriye, isyanın küllerinden yeniden doğan özgür yaşamlar kalacak.
İnanıyoruz; her canın özgür, her bireyin eşit olduğu zirvelere doğru ilerleyecek yolumuz.
Ve o gün, o gün doğan güneş Kürdistan bahçelerinde açan çiçeklerimizi besleyecek.
Ve o gün bize bir hayat bırakacak. Sürgünsüz, özlemsiz, özgür hayatlar bırakacak.
#ÇağlarKarsantı
2022 sayılı Kanun değişikliği ve engellilerin ekonomik hakları projesinde birlikte mücadele etme onurunu yaşadığımız değerli hocamız Ömer Koç’u kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Emekleri, mücadelesi ve bıraktığı iz her zaman yolumuzu aydınlatacak. Başımız sağ olsun.
Zihinsel Özürlüler Federasyonu Eski Genel Başkanı Sayın Ömer Koç’un vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
yakınlarına, sevenlerine ve tüm engelli hakları mücadelesi savunucularına başsağlığı ve sabır dileriz.
Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu
Martı’ya zarar veren kişinin haberini sunarken neden ısrarla kişinin engelli kimliği ön plana çıkarılmaya çalışılıyor? Sanki sadece engelli kişiler çevrelerine zarar verir, hayvanlara işkence edermiş gibi bir algı oluşturularak haber yapılıyor. Oysa kişinin etnik kimliği veya engellilik durumu dışlanmadan, ayrımcı bir söyleme maruz bırakılmadan da bu haber gayet tabii yapılabilirdi.
Ancak hem ırkçı hem de engellilik temelli ayrımcı söylemler içeren bu yaklaşımı açıkçası size yakıştıramadım. Bir kişinin Bangladeşli olması, bir yerden bir yere göç etmiş olması ya da herhangi bir engel durumunun bulunması, işlediği suçla ilişkilendirilir şekilde haberleştiriliyor. Bu durum, evrensel hukuk normlarına ve Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin “bilinçlenme ve farkındalık” başlıklı 8. maddesi ile “eşitlik ve ayrımcılık yasağı” başlıklı 5. maddesine aykırıdır.
Aynı zamanda bu yaklaşım, açıkça sağlamcı bir bakış açısının ürünüdür. Bu haber tarzını size yakıştıramadık.
Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu Koordinatörü
Çağlar Karsantı
Sizi
#ProtestoEdiyorum
Gerçekleri görmezden gelircesine; özellikle otizmli bireylerin bakım evlerinde, Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmesi'nin "Şiddet ve İstismar Yasağı" başlıklı 16. maddesinin ihlali olan ölümlü vakalara varan şiddet hadiselerini ve aynı sözleşmenin "Eğitim" başlıklı 24. maddesinin ihlali olan otizmli çocukların okullarda dışlanması ile erişilebilir eğitim olanaklarına erişememe gerçeklerini yok sayarak, kahramanlaştırılan bir engelli figürü üzerinden yine şov ve reklam malzemesi yaratılmıştır maalesef.
Bizler, Ülkenin en yetkili makamı olan Sayın Cumhurbaşkanı'ndan Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmesi'nin "Bilinçlenme ve Farkındalık" başlıklı 8. maddesine uygun davranışlar sergilemesini beklerdik.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, İngiltere'de Müslüman karşıtı nefret eylemlerinin ardından camilerde kek dağıtarak başlattığı "Cake Not Hate (Nefret Etme, Kek Yap)" kampanyasıyla tanınan 12 yaşındaki otizmli Joshua Harris'i, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisinde kabul etti.
Anayasa Mahkemesi 2024/48161 başvuru numaralı, 2026/97 karar sayılı ve 17.06.2026 tarihli HPV aşısı kararı, 17.07.2026 tarihli 33312 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Mahkeme, aşının ücretsiz sunulmaması nedeniyle yapılan başvuruyu devletin mali kaynak sınırlılığını gerekçe göstererek reddetti.
Bu karar, Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin sağlık hakkı başlıklı 12. Maddesini ihlal etmektedir. Devletin ekonomik sınırları gerekçe gösterilerek alınan bu karar, yaşam hakkının parayla ölçüldüğünü ve sağlığa erişimde ekonomik bariyerler oluşturulduğunu göstermektedir. Sağlık hakkına erişimin önündeki bu engel bir an önce ortadan kaldırılmalı; sözleşme temel alınarak sağlık politikaları herkes için kapsayıcı şekilde düzenlenmelidir.
@AYM_tr@SaglikBakanligi@sgksosyalmedya
#SağlıkHakkı
#İnsanHakları
#HPV
#EvrenselNormlaraUyum
#BMEkonomikSosyalveKültürelHaklarSözleşmesi
📍Konya
Türkiye'nin otizmli bireylere yönelik ilk spor organizasyonu olan ve bu yıl ikincisi düzenlenen SOBE Otizm Spor Oyunları’nın açılışını gerçekleştirdik.
Bugün bir kez daha görüyoruz ki doğru destek, imkânlar ve güçlü bir dayanışmayla aşılmayacak hiçbir engel yoktur.
Bu anlayışı büyütmek ve otizmli vatandaşlarımızın hayatın her alanına katılımını desteklemek için çalışmaya devam edeceğiz.
Başta Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim (SOBE) Vakfı olmak üzere, organizasyonda emeği bulunan herkese gönülden teşekkür ediyor, kıymetli sporcularımıza başarılar diliyorum.
Engelsiz yaşam merkezi” adı altında engelli bireyleri toplumdan soyutlamak, evrensel tasarım ilkelerini yok sayarak ayrıştırıcı alanlara hapsetmektir. İnsan hakları ve eşitlik ilkesi, engellileri izole etmek değil; tüm yaşam alanlarını herkes için erişilebilir planlamayı gerektirir.
BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin Eşitlik ve ayrımcılık yasağı başlıklı 5. maddesinde geçen eşitlik ilkesi gereği; Show malzemesi olan bu politikalar yerine, gerçek ve kapsayıcı bir erişilebilirlik düzenlemeleri yapılması gerekmiyor muydu?
@tcailesosyal
#Erişilebilirlik
#İnsanHakları
#EngelsizYaşam
📍Konya
Baba ocağım Konya'ya, ülkemizin en büyük engelli ve aktif yaşam merkezlerinden birini kazandırmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.
Açılışını gerçekleştirdiğimiz Karatay Engelli Aktif Yaşam Merkezimiz ile engelli vatandaşlarımızın sosyal hayata ve üretime katılımlarını destekleyecek güçlü bir adım daha atıyoruz.
Merkezimizin bünyesinde faaliyet gösterecek Erken Çocukluk Gelişim Birimi ile evlatlarımız için erken müdahale sistemlerimizi devreye alıyor, ailelerimizin yanında oluyoruz.
Yeni hizmet noktamızın hayata geçirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür ediyor; engelli kardeşlerimize, kıymetli ailelerimize ve Konya’mıza hayırlı olmasını diliyorum.
Engelliliği sadece sosyal yardıma indirgeyen ve hak temelli bakış açısından uzak olan bu yaklaşım, hem etik olarak hatalı hem de pratikte son derece yetersizdir.
Bari yanlış politikalarınızı uygulamakta başarısız olmasaydınız.
Bakanlığın açıkladığı rakamlar; BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi ile ve BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin sosyal güvenlik başlıklı 28. maddesiyle temelden çelişmektedir. Sosyal güvenlik bir lütuf değil, evrensel bir haktır!
@TCAile,
@MahinurOzdemir
#EngelliHakları
#HakTemelliYaklaşım
#SosyalHaklar
Engelli vatandaşlarımızın ve ailelerinin hayatını kolaylaştırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bu kapsamda ailelerimize aylık 13.878 lira Evde Bakım Yardımı sağlıyoruz.
Temmuz ayında 516 bin vatandaşımıza toplam 7 milyar lira tutarında ödeme gerçekleştiriyoruz.
Memur maaş katsayısındaki yeni düzenlemeyle 15 bin 775 liraya yükselen Evde Bakım Yardımı'nın artışlı ödemeleri ağustos ayında yatırılacak.
🔗 https://t.co/aOixACGZEn
@Evnopp
MEDYADA ENGELLİ TEMSİLİ: HAK TEMELLİ BİR DÖNÜŞÜM ŞART!
Medyada engelli bireylerin yansıtılma biçimi, toplumsal algının şekillenmesinde belirleyici bir role sahiptir. Engelli bireyleri ya "acınacak bir özne" ya da "olağanüstü başarılar elde eden süper kahramanlar" olarak konumlandıran o geleneksel "iki uçlu" yaklaşımı reddediyoruz. Engellilik, bir lütuf veya başarı hikayesi değil; temel bir insan hakları meselesidir.
Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu olarak, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 8. (Farkındalık Yaratma) ve 24. (Eğitim) maddelerinin ışığında yürüttüğümüz savunuculuk çalışmaları kapsamında, Platform Koordinatörümüz Çağlar Karsantı, medyadaki bu çarpık temsili ve yapılması gerekenleri https://t.co/OocbMqzTwm için Rengin Uçkan’a değerlendirdi.
Bu haber dosyasının hazırlanması sürecinde, bilgi ve belge desteğiyle büyük emek veren Platform Genel Sekreterimiz Yeliz Eli Açık’a, Hukuk Sekreterimiz Av. Zilan Erdem’e, Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Dr. Sozdar Bütün’e, İzleme ve Raporlama Sekreterimiz Görkem Ateş’e ve koordinasyon sürecini planlayan Çağlar Karsantı’ya,
Ayrıca, engelli hakları savunuculuğuna sunduğu değerli katkıdan dolayı Rengin Uçkan’a ve bu önemli dosyayı kamuoyuyla paylaşan https://t.co/OocbMqzTwm ekibine teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Hak temelli medya dilini inşa etmek için, haberin tamamını aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz:
👉 https://t.co/MD4pQTyXfG
#EvrenselNormlaraUyum
#EngelliHakları
#BMEngelliHaklarıSözleşmesi
#HakTemelliMedya
#Savunuculuk
#9koy
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 37. ve 40. maddelerini yok sayan çocuk adalet düzenlemeleri kabul edilemez. Çocukları cezalandıran değil, rehabilite eden, uluslararası normlara uygun bir sistem şart!
@TBMMresmi@adalet_bakanlik
@ailebakanlik
#ÇocukAdalet
Anayasası’nın 90. maddesinin beşinci fıkrasıyla usulünce yürürlüğe konmuş olan uluslararası normları kanun olarak tanımlayan bir devletin bugün suça sürüklenmiş çocuklara yönelik çocuk adaleti düzenlemelerini yaparken çocuklara yönelik adalet sisteminde dikkate alınması gereken uluslararası normlar olan Pekin, Doha, Havana kurallarını, Riyad ilkelerini, aynı zamanda taraf olunan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi adalet mekanizmasında çocuklara yönelik alınması gereken tedbirleri içeren 37. ve 40. maddelerini hiçe sayarak aynı İstanbul Sözleşmesi’nde çekilmeye giden süreçte olduğu gibi, belli bir grubun keyfi beklentileri doğrultusunda çocuklara yönelik evrensel insan hakları ilkelerinin tamamen uzağında düzenlemeler yapıyor olması kabul edilemezdir.
Bir an önce çocuk adalet sisteminde ağır cezaları değil, çocuğun iyilik halini destekleyen, güçlendiren ve çocuğu rehabilite etmeye yönelik normları içeren uluslararası normlar doğrultusunda bir düzenleme yapılmalıdır! Çocukların geleceği ve adalet, siyasi tercihlerden üstündür.
@TBMMresmi@adalet_bakanlik@tcailesosyal
#ÇocukHakları
#ÇocukAdaletSistemi
#İnsanHakları
#ÇocuğunÜstünYararı
#HukukDevleti
#Adaletİstiyoruz
@MahinurOzdemir@tcailesosyal Şu an sizlere evrensel insan hakları değerlerinin Her aşamasını ayrı ayrı anlatmak geliyor içimden ama, söyleyebileceğim tek bir şey var.
Sadece ve sadece, çok komiksiniz!
Devlet mekanizması, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'nin Şiddet ve istismar yasağı başlıklı 16. maddesi uyarınca şiddet ve istismarı önleyici tedbirleri almadığı sürece bu acı haberleri duymaya devam edeceğiz. Rehabilitasyon adı altında kurulan toplama kamplarını değil, BM Engelli Hakları Komitesi’nin 10 Ekim 2022 tarihli kılavuz ilkeleri doğrultusunda engellilerin kendi öz yaşam alanlarında güvence altına alındığı bağımsız yaşam politikalarını savunuyoruz. Ayrıştırıcı merkezlerde ısrar etmek, insan haklarına aykırıdır.
@adalet_bakanlik
@ailevesosyal
Elazığ'da bir rehabilitasyon merkezinde otistik bir yurttaşımıza yönelik yapılan saldırıya dair Engelliler Komisyonumuzun açıklaması:
"Otistiklere yönelik şiddet münferit değil, sağlamcı sistemin sonucudur"
https://t.co/lrIxN0YVM3
@DEMGenelMerkezi@hbetulcelebi
@Evnopp
Medyanın Sağlamcı Bakışı Değişmelidir: Engelli Çocuklar 'Kahraman' veya 'Aciz' Değil, Hak Sahibi Bireylerdir!
Medya, sadece olanı aktaran bir araç değil; aynı zamanda toplumsal algıyı şekillendiren en güçlü hak arama mekanizmalarından biridir.
Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu olarak, engelli çocukların medyada "acınan" veya "kahramanlaştırılan" değil, hak sahibi birer birey olarak "eşit yurttaşlar" sıfatıyla temsil edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Bu doğrultuda, MediaCH'de gazeteci Fatma Boz tarafından hazırlanan "Medyanın Sağlamcılık Bakışı: Engelli Çocuklar Nasıl Doğru Temsil Edilmeli?" başlıklı dosyaya katkı sunmaktan mutluluk duyduk.
Platform Koordinatörümüz Çağlar Karsantı, değerlendirmelerinde; BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmesi’nin 29. maddesi ve BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi temelinde katılım hakkını merkeze alırken, dijital medya temsiliyetindeki hak temellilikten uzak içeriklerinde yarattığı risklere de dikkat çekti. Karsantı; dijital platformlarda engelli çocukların yaşamlarının görünür kılınmasının çoğu zaman hak temelli değil, "yardım temelli" ve mahremiyeti zedeleyen bir çerçevede gerçekleştiğini, bu durumun çocuğun üstün yararı ve birey olma hakları açısından ciddi bir istismar riski barındırdığını vurguladı.
Bu dosya içeriğinin hazırlanmasında, hak temelli bakış açısıyla çok değerli katkılar sunan;
Uçan Süpürge Kadın İletişim Ve Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selen Doğan'a,
İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aybike Serttaş'a,
Oyuncu Ada Acar'a,
Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu Koordinatörü Çağlar Karsantı’ya,
Ve bu konuyu nitelikli bir habercilik anlayışıyla gündeme taşıyan değerli gazeteci Fatma Boz ile MediaCH ekibine, hak temelli temsil mücadelesine verdikleri destekten ötürü teşekkürlerimizi sunarız.
Engelli çocukların sesi, dijital mecralarda da "yardım nesnesi" olarak değil, kendi kimlikleri ve görüşleriyle yankılanmalıdır.
Platform Koordinatörümüz Çağlar Karsantı’nın katılım hakkı ve dijital temsiliyet üzerine değerlendirmelerinin yer aldığı haberi okumak için:
👉 https://t.co/LuyaGl1DjU
#EvrenselNormlaraUyum
#EngelliHakları
#ÇocukHakları
#DijitalHaklar
#KatılımHakkı
#MedyaEtiği
#HakTemelliHabercilik
#Erişilebilirlik