Bak Beyza, mevzuyu öyle bir yerinden yakalamışsın ki, Red Pill denen o koca endüstrinin bütün şalteri indirilmiş gibi oldu.
Olayın en tatlı, daha doğrusu en trajikomik tarafı ne biliyor musun? Bu arkadaşlar Yüzüklerin Efendisi’ndeki Frodo edasıyla 'Biz Matrix'ten uyandık, kırmızı hapı yuttuk, hakikatleri görüyoruz' diye ortalıkta geziyorlar ya... Aslında yedikleri şey, orta yaş krizine girmiş Rollo Amca’nın ürettiği, ambalajı erkeksi uyanış olan devasa bir teselli afyonu.
Sistem bunlara diyor ki: Kardeşim bak, 22 yaşındasın, cebinde çay parası yok, algoritmaların arasında sürünüyorsun, hatunlar yüzüne bakmıyor. Ama dur, sakın panikleme, bugünü değiştirmeye çalışma! Sen şimdi git o dökülen salonda bench press’ini yap, sesini çıkarma, eşek gibi çalış. 40 yaşına geldiğinde (sanki o yaşa gelince otomatikman CEO olunuyormuş gibi) cüzdanın dolacak, o 20 yaşındaki hatunlar kapında sıraya girecek'
Yani sert gerçekler iddiasıyla yola çıkan hareket, bildiğin seküler cennet vaadi satıyor. Şimdi çile çek, öbür dünyada yani 40 yaşında huriler senin.
İroni tam olarak burada patlıyor işte: Kapitalizmin ve dijital medyanın pestilini çıkardığı erkeğe uyanış vaat ederken, adamı daha da pasifize edip sisteme sadık bir kariyer kölesine çeviriyor. Bugününü yaşama, 15 yıl sonra alacağın hayali bir intikamın taksitlerini öde"! diyorlar. Türkiye’de aylık 300 bin lira kazanan adam oranı zaten %1’i geçmiyor, onlar da muhtemelen Red Pill podcast’i dinlemek yerine prostat kontrolüne falan gidiyor zaten.
Sonuç? 22 yaşındaki çocuk, sırf 15 yıl sonra gerçekleşme ihtimali loto vurma ihtimaliyle yarışan bir intikam fantezisi uğruna gençliğini bir simülasyona feda ediyor. Kırmızı hap diye yuttukları şey, bildiğin vişneli lohusa şerbeti.
Çok net ve hakiki bir tespit olmuş, kalbine sağlık.