Yasadışı bahis baronu Halil Falyalı’nın öldürülmesine ilişkin görülen davada, mağdur olarak yer alan Süleyman Soylu ve bazı yargı mensuplarına mahkemede dinlenmeleri için tebligat gönderdi.
Halil Falyalı’nın öldürülmesine ilişkin görülen davanın sanıklarından Mehmet Faysal Söylemez:
“Süleyman Soylu, Hüsnü Falyalı'dan milyon dolar almıştır.
Parayı Hüsnü Falyalı'dan alıp 'Soysuz Süleyman'a getiren kurye kişi eski Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz'dır.
Bunu ben dahil herkes bilmektedir.”
( Gerçek Gündem - Seyhan Avşar)
Fb 31 Mayıs 2026 Mali Raporunu paylaştı.
(GS paylaşınca onu da hesaplayacağım)
TFF izin verebilir ama UEFA affetmez!
Fb Mali Raporu’na göre;
31 Mayıs 2026 hasılatı: 13,57 milyar TL
UEFA dönemsel ortalama kuruyla: ≈274 M€
UEFA hesabına esas tahmini düzeltilmiş gelir 295 M€
Güncel kadro brüt maaş maliyeti: =135 M€
Oyuncu amortismanı: = Yaklaşık 70 M€
Menajer + teknik ekip + diğer giderler: 15 M€
Total tahmini Squad Cost = 220 M€
Oyuncu satışları ve UEFA’nın gelir düzeltmeleri hesaba katıldığında;
220 M€ / 295 M€ = tahmini Squad Cost Ratio = %74,6. UEFA limiti: %70!
Dolayısıyla Fb’nin %70’e inebilmesi için yaklaşık 13,5 M€ yıllık maliyet alanı açması gerekiyor.
Bu, 13,5 M€ bonservisli oyuncu satmak demek değil; maaş boşaltmak, amortisman yükünü azaltmak, oyuncu satış karı yaratmak veya geliri artırmak gerekiyor.
Fb zaten %70 sınırını aştığı için 7 M€ ceza almıştı. Şimdi daha da aşmış durumdalar ve başka oyuncular da alacaklar!
Yani mesele transfer parasını bulmak değil, yeni transferin yıllık maaş + amortisman maliyetini UEFA’nın %70 denklemine sığdırmak! Muhtemelen Amrabat ile temizlik operasyonuna başlayacaklar.
Önemli! Hemen itiraz edecekler için;
Squad Cost ve oran, kamuya açık veriler üzerinden yaptığım tahmini hesaplamadır; resmi UEFA oranı değildir. UEFA tarafından açıklanmış resmi rakamlar değil; kamuya açık veriler üzerinden alıp yazdım. Net ve kesin oran ve rakamlar değildir..
@DrSinanBugu@ErdenBaronTimur 😂😂😔
Ben de tam bunu yazmış, vazgeçmiştim!
Yine yeniden bu mu? Her çaresiz hissedildiğinde servis edilen tek yazı! Kişinin bundan haberi var mı?
Uyuşturucuya karşı mücadele edenlere tutuklama!
Amedspor Barikat taraftar grubu yaptığı açıklamada 3 arkadaşlarının tutuklandığını duyurdu.
Amed’de uyuşturucuya karşı mahallelerde başlatılan nöbet eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle dün sabah saatlerinde ev baskınları ile gözaltına alınan Hejar Başer, Mazlum Doğan Sarıkaya ve Furkan Koç bugün çıkarıldıkları mahkemece tutuklandılar.
— Güneş Spor Kulübü'nün Galatasaray'dan Kopuşu, 1937 Saha Olayı ve 1937-1938 Sezonu İstanbul Futbol Ligi Şampiyonluğu
1929'dan beri süregelen iç anlaşmazlıklar, Galatasaray Spor Kulübü'nde 1933 yılında amatörlük-profesyonellik tartışması etrafında bir bölünmeyle sonuçlanmıştır. 3 Şubat 1933'te Eşref Şefik'in (Atabay) Olimpiyat dergisinde yazdığı kulüp aleyhtarı bir yazı nedeniyle üyelikten ihraç edilmesi tepkiye yol açmış; uzun yıllar kulüp başkanlığı yapmış olan Yusuf Ziya Öniş ile Ulvi Yenal başta olmak üzere bir grup üye istifa etmiştir. Ayrılan 25 üye, Yusuf Ziya Öniş önderliğinde yeni bir kulüp kurma kararı almış; başlangıçta "Sarı-Kırmızı" adını talep etmiş, bu talebin reddi üzerine kulüp 1933 yazında "Ateş-Güneş" adıyla tescil edilmiştir. Kulüp, Atatürk'ün isteği üzerine kısa süre sonra yalnızca "Güneş" adını almıştır. Galatasaray Spor Kulübü'nün Türkçe Vikipedi maddesi, bu ayrılığın ardından Güneş'in mali ve siyasi gücü sayesinde Galatasaray'ın önde gelen oyuncularını transfer edebildiğini ve kulübün 1932-1949 yılları arasında İstanbul Ligi'ni kazanamadığını belirtmektedir.
4 Temmuz 1937'de oynanan Galatasaray-Güneş Millî Küme karşılaşması 1-1 devam ederken futbolcular arasında kavga çıkmış, olay tribünlere yayılmış ve polis müdahalesiyle karşılaşma yaklaşık on beş dakika durmuştur. Galatasaray İkinci Başkanı Suat Hayri Ürgüplü'nün açık mektubunun ardından, Başvekil İsmet İnönü 27 Temmuz'da resmî bir tebliğ yayınlamış; bu tebliğ maçın ilgililerinin cezalandırılmasını, Maarif Vekâleti'nin Galatasaray Lisesi'nde soruşturma yapmasını ve Türk Spor Kurumu nizamnamesinin İstanbul'da uygulanmasını içeren tedbirler getirmiştir. 29-30 Temmuz'da Galatasaraylı futbolculardan Ekrem bir yıl, Lütfi dokuz ay, Reşat yedi ay, Necdet ve Gündüz üçer ay men cezası almış, Güneşli İsmail altı ay ceza almış; gazeteci Eşref Şefik'in Türk Spor Kurumu kaydı silinmiş ve Güneş kulübünden ayrıldığı bildirilmiştir.
Bu olaylar Güneş'in faaliyetlerini hemen sona erdirmemiştir. İlk kez katıldığı 1935-1936 sezonunu 5., 1936-1937 sezonunu 2. sırada tamamlayan kulüp, aynı yılın Temmuz ayındaki saha olayının hemen ardından başlayan 1937-1938 sezonunda hem İstanbul Futbol Ligi'ni hem Millî Küme'yi kazanarak ilk kez şampiyon olmuştur. On kulüplü ve tek devreli oynanan bu sezonda Güneş, Fenerbahçe ve Beşiktaş 24'er puanla eşitlenmiş, şampiyon dönemin averaj hesaplama yöntemiyle (atılan golün yenen gole bölünmesiyle) belirlenmiş ve bu hesapta önde çıkan Güneş SK ligi kazanmıştır. Galatasaray Spor Kulübü sezonu dördüncü sırada tamamlamış; ligin gol krallığını 16 golle Beşiktaşlı Şeref Görkey üstlenmiştir. Kulübün futbol, güreş, atletizm ve denizcilik şubelerinin kapatılması ise 26-27 Ekim 1938'de, Atatürk'ün vefatından yaklaşık iki hafta önce gerçekleşmiştir.
📄 Kaynak: bkz. Türk Futbol Tarihi (1904-1991), Cilt 1, Türkiye Futbol Federasyonu Yayınları (Haziran 1992); Cem Atabeyoğlu, 1453-1991 Türk Spor Tarihi Ansiklopedisi, An Grafik Basın Sanayi ve Ticaret AŞ (1991);
Ahmet Gülen, "Etki ve Yankılarıyla Türk Sporunda Güneş Spor Olayı", Türk Spor Kongresi Bildiriler Kitabı, Türk Tarih Kurumu (2025); dönem gazeteleri Cumhuriyet, Tan, Ulus, Yeni Asır, Son Posta, Kurun (Temmuz 1937).
B:5; T:16
BURHAN CAN TERZİNİN İFADESİ ❓️
"KARAKOLDA BU İSMİ AÇIKLAMAK İSTEMEDİM AMA HAZAR BÜYÜKA AÇIKLAMA YAPTIĞINDAN DOLAYI AÇIKLAMAK İSTİYORUM."❗️
İŞTE İFADESİ:
"Karakolda ifade verirken bir Galatasaray üyesi tarafından bu haberin bana iletildiğini söylemiştim. O an bu ismi açıklamak istememiştim. Ancak bu ismi şu an açıklamak istiyorum. Bunun nedeni ise Hazar Büyüka’nın kendi Twitter (X) hesabından bu konuyla ilgili açıklama yapmasıdır. Kendisi benimle iletişime geçtiğinde babası olan Şansal Büyüka’nın Oktay Ercan ile görüştüğünü, bu haberi Oktay Ercan’dan bizzat aldığını, babasının kendisine söylemesi üzerine samimiyetimize binaen bu haberi sana iletiyorum dedi.
Bana “bu haber kesindir, başkan Dursun Özbek’ten de teyitlidir” dedi. Ben de bir spor muhabiri olarak işimin en doğal görüntüsü olarak bu haberi paylaştım. Bu haberi paylaşırken başkaca hiçbir maksadım bulunmamaktaydı. Galatasaray Kulübünün tekzip açıklaması yapmasından sonra bu haberimin arkasında durma sebebim o bana bu haberi veren Hazar Büyüka ile tekrar iletişime geçmemden kaynaklıdır. Bu tekzip açıklamasından sonra Hazar Büyüka’yı aradığımda bana “haberimin arkasındayım, sen de arkasında durabilirsin. Yöneticiler şu an yalan söylüyor, bu haberi bizzat Oktay Ercan babama verdi. Zaten transferi Oktay Ercan yürütüyor” dedi.
Ben haberlerimi ilk paylaştığım anda kimsenin ismini zikretmedim. Ancak Mehmet Özcan/Sabah Gazetesi haberinde ilk defa Oktay Ercan Musiala haberi paylaşılınca ben de Oktay Ercan ismini zikretmekten çekinmedim. Aynı zamanda ben bu haberi ilk paylaştığımda aynı anda TRT ve Beinsport da bu haberi kendi kaynaklarından onaylatıp son dakika haberi olarak girmişlerdir.
Olay bahsettiğim şekilde olmuştur. Suç işleme kastıyla hareket etmedim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ayrıca bu konuda benden şikâyetçi olan ve mağdur olmama sebep olan şahıs hakkında tüm kanuni haklarımı saklı tuttuğumu belirtmek isterim."
(Burak Doğan)