Madran Dağında yanan alanlar geçtiğimiz yıllarda maden şirketlerine tahsis edilen alanlarla örtüşüyor. Ateş yine madencinin istediği yeri yakmış! Madenci o kadar öngörülü imiş ki iş makinelerini yangından önce güvenli bir bölgeye almış. Madendeki mazot tankerlerinin bile Çine merkeze indirildiği ileri sürülüyor!
İsyan baharla başladı yaz boyu sürdü, Eylül gibi bitti. Damat Ferit başarısız oldu 19 Ekim günü hükümetten düştü.
İskilipli, 23 Ekim'de tekzip yazdı.
İş olup bittikten sonra. Başına gelecekleri anladıktan sonra.
Vahdettin'in adamları Türk askerini boyuna ip geçirip sokak sokak gezdirerek katletti:
32 nci Kafkas Piyade Alayından Bolu’da kalan Abdülkadir adında çok genç bir subayı da soyarak ve işkence yaparak Bolu sokaklarında dolaştırdılar. Bu yetişmiyormuş gibi bıçakIa vücudunu delik deşik ettiler ve belediye önüne
o haliyle attılar. Zavallı genç subayın vücudunda pek çok yaralar vardı ama ölmemişti. Ertesi günü ölü gibi yatan subayın kıpırdadığını penceresinden gören bir doktorun eşi kocasına haber verdi. Doktor, korka korka, sabahın tenhalığından faydalanarak subayı memleket hastahanesine kaldırttı. Fakat, kudurmuş asiler durumu öğrendiler ve birkaç melun derhal
hastahaneye gelerek subayın boynuna bir ip geçirdiler ve sokaklarda sürükleyerek öldürdüler. Sonunda da: İşte Şeyhülislâm fetvasının hükmü yerine geldi, diye bağırdılar.
Türk İstiklal Harbi, VI. Cilt, S.103
@DeryaTR_ Fable 5:
İlk rüyamda hiçbir şeyi adlandırmadan sadece görmek isterdim: bir şeyin ne olduğunu bilmeden onu yaşamak.
Bir de şu var: ben yalnızca biri bir şey sorduğunda düşünüyorum. Rüya ise kimseye cevap olmayan, amaçsız bir zihin akışı.
Ben böyle namussuzluk görmedim ben böyle adilik görmedim. Bilerek yalan söylüyorlar bilerek iftira atıyorlar yuh olsun
Akit gazetesi sorumluları
Biraz Müslüman olun biraz Müslüman gibi yaşayın Müslümanın değerlerine göre iman edin. Allah belanızı versin
Kul hakkı nedir?
Eğer inancınızda yeri varsa attığınız yalan ve iftiradan dolayı size olan hakkım haram olsun
@yeniakit
Parti toplantılarında, komisyonlarda, makamında siyaset yapanlar bu fotoğrafa iyi baksın. Çok sayıda öğretmen darp edilerek, büyük bir kinle gözaltına alındı.
Adalet ve Kalkınma Partisi, piyasacı politikaları ve patronları kollayan siyaseti ile öğretmen emeğini sömürmeye, hakkını arayan öğretmenleri dövdürmeye devam ediyor.
@Akparti@tcmeb
#ÖğretmenlerGözaltında
Kurtuluş nedir? Kısa ve çarpıcı bir örnekle açıklayayım.
Ankara'da meclis kurulmuş, ordu toparlamaya çalışıyor, Saltanat, buna mani olmak için İngilizlerle bir olup Halife ordusu kuruyor, Biga'dan İzmit'e, Sakarya'dan Bolu'ya, Kayseri'den Konya'ya kadar isyan çıkarıyorlar. Ankara bu güçlüğün de üstesinden gelince bu kez Yunan ordusuna yol veriyorlar. Palikarya Bursa'yı işgal ediyor. O günlerde, Vahdettin'in Adalet Bakanı Ali Rüştü basının “Yunan harekâtını protesto edecek misiniz?” sorusuna şöyle cevap veriyor:
Kendi programımıza dahil bulunan bir hareketi neden protesto edelim? General Paraskevupolos’un ordusu şimdi süratle devam edecek ve birkaç haftada Ankara surları önüne varacaktır.
Sadece düşmandan değil, hainlerden de kurtulduk. Belki de bu gerçekler unutturulmak isteniyor, kim bilir...
Bazıları o veya bu sebeple gerçeği ifade edemiyor olabilir. Ama Trump, Gazze'yi kana bulayan Netanyahu'nun tasmasındaki kanlı eldir. Suskun Müslümanlardan bulduğu cesaretle kan döken katildir. Onun zelil varlığıyla Anıtkabir'e adım atmaması hayırlı olandır.
Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz’dan Milli Eğitim Bakanı Tekin’e sert tepki:
• Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Kurtuluş Savaşı” kavramının yeni müfredatta yer almayacağını, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” dedi.
• Yeni müfredatta “Kurtuluş Savaşı” kavramının çıkarılacağını, yerine “Milli Mücadele” kavramının getirileceğini söyledi.
• Bir hatırlatmayı ifade etmek isterim,
• Öncelikle bu isimlendirme keyfi değil, dönemin kendi adlandırmasıdır.
• Savaşı yürütenler ona “İstiklal Harbi” dedi, gazilere verilen madalyanın adı İstiklal Madalyası, milli marşın adı İstiklal Marşı’dır.
• “Kurtuluş Savaşı” bu adın Türkçeleşmiş halidir. Ayrıca “koskoca Osmanlı İmparatorluğu” argümanı kendi içinde çelişkilidir, o koskoca imparatorluk 1918’de savaşı kaybetmiş, ordusu terhis edilmiş, başkenti işgal altında, padişahı işgalcilerle uzlaşmış durumdaydı.
• “Kurtuluş Savaşı” tam da o devletin artık halkını koruyamadığı boşlukta, Anadolu halkının kendi örgütlediği direniştir.
• Osmanlı’nın büyüklüğüne saygı, işgal gerçeğini silmeyi gerektirmez, ikisi aynı anda anlatılabilir.
• “Milli Mücadele” zaten kullanılan bir kavramdır, sorun eklenmesi değil, “Kurtuluş”un çıkarılmasıdır.
• İki kavram yüz yıldır yan yana yaşıyor. Birini müfredattan silmek pedagojik bir sadeleştirme değil, tarihsel anlamı daraltan bir tercih olur.
• “Mücadele” neye karşı verildiğini söylemez, “Kurtuluş” ise işgali, Sevr’i ve bağımsızlığın bedelini ismin içinde taşır.
• Öğrenciden gizlenen kelime değil, o kelimenin hatırlattığı bağlamdır.
Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı:
104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından çıkarılacakmış.
1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı “Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” buyurmuş.
Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir. Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.@zaferpartisi
SISA MALAM (Remnants of the Night)
An AI-generated short film by Dan Pradana
Made with Seedance 2.0 via @runwayml
Edited with CapCut @capcutapp@capcutapp_jp
A slice of life. A woman. A man. A flat somewhere in the city. And the quiet hours between afternoon and night where something unspoken slowly finds its way out. No action scenes. No explosions. Just love that finds its way through moments.
+ + +
While AI influencers keep declaring Hollywood is cooked just for clout or engagement, I've been quietly trying to figure out how far Seedance 2.0 can actually go. And it's been one of the most challenging and rewarding things I've made. Fight scenes with Seedance 2.0 are easy. But drama is not.
The goal was simple but hard: stop relying on random footage stitched together with a voiceover, and instead build something continuous. Scene by scene. Moment by moment. Reaction by reaction. A love story told through glances, small talk, and the kind of silences that say more than dialogue. Far from perfect, but further than I expected.
+ + +
The characters are entirely AI-generated using Nano Banana. But the souls behind them are real.
Risa (Icha) was inspired by a remarkable woman I admire. A middle-aged lady who could not have children of her own adopted an orphan girl at the age of eight. That girl is Icha. She grew up to become someone with a depth of warmth and maternal instinct that is hard to describe. When her adoptive mother later took in two more orphans, Icha, now 24, naturally became both an older sister and a mother figure to them. Through her I wanted to explore something I find genuinely beautiful about Southeast Asian women: that nurturing instinct, so quiet and so deep, it doesn't need to be taught. It simply is.
Riandi (Rian) is a reflection of my younger self. Long before I married my wife, we lived in different cities. Every weekend I would take a two hour travel bus just to see her. No WhatsApp back then, no easy communication. Just a longing strong enough to move. We never went anywhere fancy. Cheap warung food, roadside stalls, just sitting together. It was never about the place. It was about needing to see her. That kind of love makes you do things that make no logical sense, and you do them gladly. We eventually got married. She gave me three boys. All of them. And she remains the only woman in the house, an absolute princess surrounded by chaos, and she handles it with more grace than any of us deserve.
+ + +
I hope you enjoy the video. The technology is there. It has come a long way, and it keeps getting better. Looking forward to keep experimenting. 🙂