Bugün Halkapınar'da, 7 Temmuz Salı günü NATO'ya karşı gerçekleştireceğimiz eylemi duyurmak için bildirilerimizi dağıttık.
NATO'culara da NATO'ya da rahat vermeyeceğiz.
Gittiği yere savaştan başka bir şey götürmeyen NATO, yeni savaş planlarını yapmak için Türkiye'ye geliyor.
Bizler, NATO'nun ve işbirlikçilerinin Türkiye'de rahatça savaş planları yapmasına izin vermeyeceğiz.
7 Temmuz Salı günü saat 19.00'da Şirinyer İZBAN önünde buluşuyoruz.
33 Yıl, 33 Can
Unutmadık, Hesabını Soracağız!
33 yıl önce bugün, Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas'a gelen 33 sanatçı ve aydın "kışkırtılmış kalabalıklar" bahanesinin arkasına saklanamayacak kadar organize bir saldırı sonucu yakılarak katledildi. Katliam, kolluk kuvvetlerinin göz yummasıyla, siyasi iktidarın desteğiyle ve medya organlarının doğrudan hedef göstermesiyle devlet kontrolünde gerçekleşmiştir. Aydınlar şehre ayak bastıkları andan itibaren yerel basında hedef gösterilmiş; "Müslümanlar" imzalı katliam çağrısı yapan bildiriler halka dağıtılmış, tekbirler ve bozkurt işaretleriyle Madımak Oteli'nin önünde toplanan dinci faşist güruha polis saatlerce müdahale etmemiş, itfaiye olay yerine dahi ulaşmamıştır. Bölgede bulunan askerlerin ise "olaylara müdahale etmeyin" talimatı aldıkları ortaya çıkmıştır.
Katliamın ardından yürütülen yargı sürecinde katiller korunmuş, dava zamanaşımı ile düşürülmüş, dönemin başbakanı Erdoğan "zaman aşımı hayırlı olsun" diyerek katliamı fiilen aklamıştır. Yani devlet yıllarca süren cezasızlık politikalarıyla da bu suça ortak olmuştur.
Tüm bunlar göstermektedir ki Madımak Katliamı'nda sadece alevi kimliği hedef alınmamış, tekrar hareketlenen toplumsal muhalefetin tamamına göz dağı vermek için dinci-faşist kitle aparat olarak kullanılmıştır.
Bugün karşımızda duran sermaye-tarikat-mafya düzeni bize Sivas'ın hesabının nasıl sorulacağını da göstermektedir. Yeni Madımak'lara geçit vermemek ancak örgütlü mücadeleyle mümkündür. İşçi sınıfı ve ezilen hakların eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükseltmek Sivas'ta yitirilen canlara olan borcumuzdur.
İşçinin cebinden çalıp NATO'cular için milyonlarca lira harcayan işbirlikçi AKP'yi de NATO'yu da göndereceğiz.
Bu toprakların her sokağında anti-emperyalizmin sesini haydut NATO'ya ileteceğiz. Yasaklar, gözaltılar, tutuklamalar sökmedi, sökmeyecek!
Bu gözaltılara verilebilecek en iyi cevap arkadaşın konuşmasında mevcut. Biz Nato'ya karşı durmaya, işlediği suçların,katliamların hesabını sormaya devam edeceğiz siz de bekçiliğini yapmaya devam edebilirsiniz ama unutmayın hesap verme günü size de gelecek.
NATO'ya karşı yapacağımız eylem öncesinde arkadaşlarımız gözaltına alındı.
Yoldaşlarımız gözaltına gelen polislerin yüzüne devrimcilerin kararını okudu: Siz NATO'nun bekçisisiniz.
Biz 6.filoya karşı direnen Mahirlerin, Denizlerin yoldaşıyız.
Bu topraklarda NATO'cular ellerini kollarını sallayarak gezemeyecekler.
NATO'yu da onları ağırlayan işbirlikçi AKP'yi de göndereceğiz.
Haydut NATO güçleri ve onların işbirlikçisi AKP'ye karşı Buca'da NATO üssüne yürüyoruz.
İran'da halkı bombalayan, Filistin'de çocukları katleden NATO'cular ve işbirlikçilerini göndereceğiz.
Ankara'da NATO'ya ve işbirlikçilerine geçit vermeyen devrimciler gözaltına alındı.
İzmir'den sesleniyoruz: Ne gözaltılarınız, ne tutuklamalarınız, ne de baskılarınız bizi durdurabilir. NATO'ya ve emperyalist savaş politikalarına karşı yürüttüğümüz mücadeleyi sürdüreceğiz.
📍 İnönü Parkı
Bugün sabah saatlerinde ev baskınları ile gözaltına alınan mücadele dostlarımız ve hakları için direnişe geçen özel sektör öğretmenlerine destek vermek adına bir araya geldik.
Gözaltı ve tutuklamalarla NATO karşıtı mücadelemiz engellenemez!
Birleşe birleşe kazanacağız!
Öğretmenlerin açlık grevinin 7. günündeki mücadelesine İzmir'den ses verdik.
Öğretmenlerin mücadelesi yalnızca onların değil, insanca yaşam ve çalışma koşulları için direnen herkesin mücadelesidir.
Hak mücadelesi veren öğretmenlerin yanındayız.
Baskılar bizi yıldıramaz!
Mücadele arkadaşlarımız NATO'ya ve işbirlikçilerine geçit vermediği için ev baskınlarıyla gözaltına alınarak tutuklandı.
Halkların katili NATO'ya karşı verdiğimiz mücadeleden geri durmayacağız!
Suruç için adalet, herkes için adalet!
11 yıl önce Kobane'nin yeniden inşası için yola çıkan 33 düş yolcusu, IŞİD'in saldırısıyla katledildi.
Katliamın 11. yılında, yitirdiğimiz 33 düş yolcusunu Alsancak TSKM önünde andık.
İktidarın NATO'ya geçit vermeyen devrimcilere yönelik baskı, yasak ve tutuklamalarına karşı yarın Alsancak TSKM önünde "NATO defol!" demek için buluşuyoruz.
23 Ocak'tan bu yana tutuklu bulunan yoldaşımız Ali Emre Ecer'in görülen ilk davasında tutukluluğunun devamına karar verildi.
NATO için devrimcilere dönük işbirlikçi iktidarın tutuklama saldırılarına teslim olmayacağız.
Tutuklamayı, tecriti, ablukayı dayanışmayla kıracağız.
Ali Emre Ecer'i ve tüm siyasi tutsakları alacağız.
İKTİDARIN SALDIRILARINA KARŞI TEK YOL FİİLİ MÜCADELEDİR
AKP-MHP iktidarı yıllardır siyasi baskılarla ayakta durmaktadır. İktidarının başından bugüne kadar başta devrimci muhalefet olmak üzere bütün toplumsal muhalefete dönük saldırılarının esas sebebi sokak mücadelesinin önünü kesmektir.
Mevcut iktidar halktan meşruiyet kazanma ve rıza üretme gücünü kaybetmiştir. Yıllardır merkezileştirdiği devlet gücünü sermaye lehine topluma karşı kullanmaktadır.
Son birkaç yıldır ise bu saldırganlık oligarşi içi klik savaşı olarak ortaya çıkmaktadır. İktidar burjuva demokrasisiyle dahi hesaplaşmaktadır. CHP’nin yönetimini değiştiren karar bunun en çarpıcı noktasıdır.
Bu sürecin başından itibaren toplumun öfkesini soğuran, sandık çağrıları yapanlar, AKP nizamının hukukuna bel bağlayanlar iktidarın saldırılarının önünü açmış ve açmaktadır.
NATO’ya bağımlı AKP-MHP iktidarı, sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda emeğe, işçi sınıfına saldırarak ayakta kalmakta. Tam da bu nedenle bu düzen seçim sandıklarıyla, iktidarın çizdiği sınırlarda muhalafet yapmakla ortadan kalkamaz.
Bu saldırılar sözlü kınamalarla, sandığı adres göstermekle durdurulamaz. Saldırı çemberinin bu kadar genişlediği noktada esas olan sokakta AKP’nin çizdiği sınırları kaldırmaktır.
CHP’nin şu ana kadar çizdiği sınırlarda muhalefet yapanlar bu saldırıların daha kapsamlısını çok zaman geçmeden görecektir. Son yaşanılanlarla birlikte, burjuva iktidarına karşı mücadelenin burjuva muhalefet yedeğinde ve düzen muhalefeti yöntemleriyle yapılamayacağı ortaya çıkmıştır.
Tutarlı bir toplumsal muhalefet AKP’nin bu dizginsiz saldırılarına karşı sokakta yan yana gelmekten geçer. Sosyalizm ve demokrasi güçlerinin birlikte bu saldırıları karşılaması dışında bir seçenek yoktur.
Ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Dilan Köse Yazdı | 1 Mayıs: A Noktasından B Noktasına Varabildik Mi?
"Taksim fikrinde somutlaşan durum nesnellikle iradenin kesiştiği nadir anlardandı. Dolayısıyla burayı güçlendirecek anlayış nicelikle ifade edilmeyecek siyasal sıçrama anlarından biri olabilirdi. 2026 1 Mayıs’ında kaçırılan şey özü itibariyle buydu."
https://t.co/KWfYvipbr2
Bu sabah saatlerinde, aralarında bir yoldaşımızın da bulunduğu onlarca kişinin evi basıldı.
Yoldaşımız adresinde bulunmazken onlarca devrimci gözaltına alındı. Bu saldırı, 1 Mayıs öncesi gözdağı verme operasyonudur ve iktidarın kitlesel Taksim 1 Mayıs'ı korkusunu gözler önüne sermektedir.
Patronların, sermayenin iktidarı olan AKP-MHP'nin bu saldırılarına karşı emeğin kızıl bayrağını Taksim'de dalgalandıracağız!
İzmir Newroz'undayız
Sömürgeciliğe karşı Kürt halkının özgürlük mücadelesinin en önemli direnişi olan Newroz'da omuz omuzaydık.
Kürt halkının eşitlik mücadelesi kazanacak. Yaşasın Newroz.