Dostumuz ve grubumuzun emektarı Talha Enes Muslu’nun vefatının üstünden bugün koskoca bir yıl geçti. Onu kaybetmenin acısını hâlâ ilk günkü gibi yaşıyoruz. Bizler bir dostumuzu kaybettik ama onu sonsuza kadar yaşatacağız. Var oldukça onun ismini anıp yaşatmaya devam edeceğiz.
Sözlerimize onun o güzel sözüyle nokta koymak istiyoruz:
“Eğer bugün dünden daha çok savaşılacaksa, Beşiktaş için en önde gitmeyen namerttir.”
Bizler Beşiktaş ve dostlarımız için en önde gitmeye ve senin adını yaşatmaya devam edeceğiz.
SENİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ TALHA ENES MUSLU!
SERDAL ADALI KAYITLAR NEREDE?
Cumhurbaşkanlığı ofisinin yanı başında, yüzlerce kamerası bulunan akıllı stadyumda yaşanan planlı pusunun görüntüleri nerede?
O gün saha içinde yaşanan bu alçak pusunun kayıtları neden ortadan kayboldu? Kim, neyi gizlemeye çalışıyor?
O stadyumun her köşesini izleyen kameralar bir anda kör mü oldu? Yoksa birileri bilerek mi kararttı?
KAMERA KAYITLARI NEREDE?
KİMİN ELİNDE?
NEDEN HALA KURUMSAL OLARAK DOSTUMUZA BİR GEÇMİŞ OLSUN MESAJI İLETMEDİNİZ?
Bu sessizlik, bu gizlilik kabul edilemez! Eğer kayıtlar saklanıyor, siliniyor ya da gizleniyorsa, bu gerçekleşen kahpe pusu kadar suçtur!
GERÇEĞİ AÇIKLAYIN, YOKSA SUSKUNLUĞUNUZUN ADI KAHPE PUSU SUÇUNA ORTAKLIK OLUR!
AÇIKLAMAMIZDIR
Dün gece İnönü Stadyumu’nda meydana gelen olayda bir dostumuz, bu tribünün rantçıları, işbirlikçileri ve karaborsacıları tarafından; üzerinde yaralayıcı bir alet bulunmamasına rağmen, iki kişi tarafından kahpece pusuya düşürülerek silahlı saldırıya uğramıştır.
Dostumuzun yüzüne dahi bakacak cesareti gösteremeyip arkasından gelerek hain pusuya kalkışan şahıs ile dostumuzu pusuya düşüren diğer kişi, bu kahpelerle işbirliği içinde olan rant sağlayıcısı mevcut yönetim, olay anına ait kamera kayıtlarını apar topar ortadan kaldıran taraftardan sorumlu yönetici, stat amiri, stat müdürü, güvenlik görevlileri ve bu kahpelerle işbirliği yapan tribünümüzün diğer numuneleri hepiniz hesap vereceksiniz!
Kalem kılıçtan keskindir; dostlarımıza olan bağlılığımız da kahpe kurşunlarınızdan daha delicidir. Kurduğunuz düzeni BAŞINIZA YIKACAĞIZ! Hepinizle hesaplaşacağız, KAHPELER!
Değerli yol arkadaşımızın durumu iyi ve herhangi bir sorunu bulunmamaktadır. Bizim dostlarımız sizin KAHPE kurşunlarınızla yıkılmaz!
DOĞRULARIN GÖZLE GÖRÜLMEYEN ORDULARI VARDIR!
BEŞİKTAŞ TARAFTARINA ÇAĞRIMIZDIR!
2 Kasım Pazar günü yapılacak kongreye tüm kongre üyelerinin katılım sağlaması, Beşiktaş’ımızın yarınları açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Kongre gününün her zaman olduğu gibi yine bir derbi gününe denk getirilmesi ve sonrasında, her seferinde olduğu gibi, yangından mal kaçırırcasına oylama yapılması; Beşiktaş taraftarını sürekli olarak farklı düşüncelere itmektedir.
Pazar günü gerçekleştirilecek ibra oylamaları, Beşiktaş’ımızın kaderini şekillendirecektir. Bugün artık “bakarız, geliriz” günü değil; bugün “gelip sözümüzü söyleme” günüdür. Kim ne derse desin, Beşiktaş taraftarı bu kulübün gerçek sahibidir. Ve gerçek sahip, kulübünün kaderine sessiz kalmaz!
İLKEMİZ BEŞİKTAŞ JK,
İLKEDEN TAVİZ İNTİHAR DEMEKTİR!
MALATYA’YA TOFAŞ, FETO’YA SAKSO, YASA DIŞI BAHİS SİTESİNE KUCAK DANSI.. İŞTE C*MBOM İŞTE…
Kirli mazisini teşvik primleri ve şikelerle, himmet dualarıyla, kaçak kestaneleriyle, hakem ittirmeleriyle dolduran malum camia, yasa dışı bahis çetelerinin aparatı olan hakemlerle yatıp kalkmaktan da utanmamış; bir de bu sitelerin patronlarına oyuncularının maaşını ödetmiştir.
Son günlerde ülke futboluna damga vuran yasa dışı bahis olayları üzerine “son 5 yılın araştırılacağı” haberleri servis edildiğinde, malum camianın gönülsüz cinsel münasebet artıkları tarafından ANLI ŞANLI BEŞİKTAŞIMIZIN alın teriyle kazanmış olduğu 2020–2021 şampiyonluğu hedef alınmıştır.
Buradan gönülsüz yapılmış cinsel münasebetin zekâsız artıklarına sesleniyoruz:
2020/2021 sezonu Beşiktaş’ımız; hakemleri, medyayı, yayıncı kuruluşu, federasyonu ve Beşiktaş ile maç oynayacakları hafta “Beşiktaş’ı yeneceğiz” açıklamaları yapan Anadolu takımlarını, sarı kardeşleri üst üste koyup inleterek şampiyon olmuştur! Meşhur Hatay maçı öncesi, Hatayspor daha kendi maçını oynamadan; Hatayspor’un hocası “Beşiktaş maçını kazanmak için oynayacağız” açıklaması yapmıştır. Hatay maçının oynandığı gün; şampiyonluk hedefiyle alakasının olmadığı, maçın sonunda ise sosyal medya ve spor kamuoyunda “şike veya teşvik değil, Beşiktaş’ın baskın oyunu ve şampiyonluğu” görüşü baskın kılınmıştır. Bu şampiyonluk anamızın ak sütü gibi helaldir. Buradan bir şike veya teşvik hikâyesi çıkarmak ancak ve ancak sizin gibi gönülsüz cinsel münasebet artıklarının hayal fantezisidir. Bu şampiyonluktan g*tü yanan tüm eşşekler, 20/21 sezonu sonunda hocalarının yaptıkları gibi buz kovasına oturmalıdır. O sezon şampiyonlukla alakanız bile yokken; Konya–Kayseri–Antalya maçlarında bahis çetesine mensup hakemler tarafından nasıl yarışa sokulduğunuzu tarih yazmıştır! Türlü oyunlarınıza rağmen kazanacağınızı sandınız ama Beşiktaş JK “Mayıslar Bizimdir” sloganınıza bir travma ekledi. Bu travmayı hiçbir zaman unutmayın! Bu travma, 92/93 sezonunun HAKLI VE TERTEMİZ İNTİKAMIDIR! SİZE VE AĞABABALARINIZA ASIL KOYAN DA BUDUR!
TERÖRİST GÜLEN’İN KUDUZ KÖPEKLERİ, “SON 5 YIL ARAŞTIRILSIN” DENİLDİĞİNDE KONUYU TERTEMİZ BEŞİKTAŞ ŞAMPİYONLUĞUNA GETİRMEKTEDİR! BUNUN SEBEBİ DE KENDİ PİSLİKLERİNİN ÜSTÜNÜ ÖRTÜP HEDEF ŞAŞIRTMAKTIR. SON 5 DEĞİL, 25 SENE ARAŞTIRILSIN! KİMİN NE PİSLİĞİ VARSA ORTAYA ÇIKSIN!
HODRİ MEYDAN: İŞTE C*İMBOM BOM, KAÇA KAÇA YIRTILDI GÖTÜNDEKİ DON!
Konuşmanız gerektiğinde sustunuz, susmanız gerektiğinde konuştunuz. Sayısız iletişim hatalarınızla oyunculara, camiaya ve rakiplerimize yanlış mesajlar verdiniz. Oyunculara “Avrupa’da kulüp için değil, kendiniz için oynayın.” dediğinizi gülerek anlatırken, derbide alenen hakkımız yendiğinde sadece üç maymunu oynadınız.
Sayın Serdal Adalı, sizin maalesef camiamıza korku, rakiplerimize güven vermekten başka; başkanlık koltuğunu dolduracak hiçbir liyakat taşımadığınızın ispatı olmuştur bu bir sene. Devasa başarısızlığınız dışında geleceğe dair kimseye umut veya güven veren en ufak bir ışık veremiyorsunuz. Başkanlık süresi olarak kısa sayılabilecek bir dönemde bu derece bir enkaz oluşturabilmek size nasip oldu.
Beşiktaş’ımızın sizinle kaybedecek bir dakikası da sabrı da kalmamıştır.
Sizi, gelinen noktanın sorumluluğunu üstlenip başkanlık için doğru kişi olmadığınızı açıklayarak derhal İSTİFA ETMEYE davet ediyoruz.
#BeşiktaşınSahibiTaraftarıdır
BEŞİKTAŞ'IMIZIN 36. BAŞKANINA AÇIK MEKTUBUMUZDUR;
Geçen sene, “Beşiktaş’ın kaybedecek bir dakikası bile yok ve en önemli projemiz futbol takımı olacak” diyerek kulübümüzün şanlı başkanlık makamına aday olup seçildiniz. Bugünkü bilançoya bakınca, yıllarca yöneticilik yapan, üç kere aday olup kaybeden ve on yıldır başkanlık hayali kuran birine göre bu kadar hazırlıksız, iş bilmez ve başarısız olmanız sizi destekleyenler için hayal kırıklığı ve camiamız için büyük talihsizliktir!
Kampanyanızda, "Futbol takımını yeniden ayağa kaldırmaya geliyorum" diyerek camianın teveccühünü alıp, sonra ilk icraat olarak 180 derece strateji değiştirerek “Bundan sonra gelecek vadeden scouting transferleri yapacağız.” diyip, bir sürü acil kapatılması gereken defosu olan futbol takımımıza devre arası sadece iki tane ergen Güney Amerikalı oyuncuyu milyonlarca dolar karşılığında sıfır katkı sağlayarak ilk 6 ayı çöpe attınız. Bu akıllara durgunluk veren strateji değişiminiz neticesinde takımımız Türkiye Kupası’nda Göztepe’ye elenip, ligde Samsunspor’un arkasında kalıp dördüncü olup hiçbir hedefine ulaşamadı.
İkinci büyük seçim vaadiniz olan, kulübe yeni havaalanına yakın bir yerde değerli bir arsa üzerinde gayrimenkul projesi geliştirerek 200 milyon euroluk bir gelir yaratıp borçları kapatacağınızdı. Seçildikten sonra Amerika’da bulunan arsanın sahibi iş insanını ikna edemediğinizi söyleyerek bu projeyi gerçekleştiremeyeceğinizi açıkladınız. Onun yerine bu proje yerine yapacağınız sermaye artırımıyla Bankalar Konsorsiyumu anlaşmasından çıkacağınızı söylediniz; ancak hazırlıksız bu girişiminizle beklediğiniz tutarın ancak üçte birini toplayabildiniz.
Bu hezimetlerin üstüne, yeni mega projeniz olarak genel kurula, Dikilitaş’ta üzerinde spor alanlarımızın da bulunduğu taşınmazımızda Emlak Konut’a bir proje geliştirtmeyi; ortaya çıkacak projenin büyük kısmındaki gayrimenkulleri satarak kısa sürede bankalar konsorsiyumundan çıkmak için yetki aldınız. Kulübümüzün en değerli taşınmazlarından birini satmak yerine alternatif finansal projeler geliştirmeniz gerektiği görüşümüzü ifade ettiğimiz için o gün itibarıyla bizi de kendinize düşman bellediniz.
Yaz transfer sezonunda sağ bek için sırasıyla Osayi, Kyle Peters Walker ve Emerson ile anlaştığınızı söyleyip bir buçuk ay boyunca sağ bek transferi yapamadınız. İki senedir takımın en büyük ihtiyacı olduğu 7'den 70'e herkesçe bilinen, sizin de “en acil önceliğimiz” dediğiniz sol kanat transferini Avrupa’da iki turnuvada üst üste elenip ligde kötü başladıktan sonra ancak 12 Eylül’de, hâlâ soru işaretleri taşıyan ve katkı verememiş Jota Silva’yı getirerek gerçekleştirdiniz.
Önceki yönetimlerin finansal kararlarını yerden yere vurup eleştirerek seçilen bir başkan olarak, kulüp tarihinin bonservis rekorlarını kıran transfer sezonuyla hem eksikleri kapatamayarak hem de bütün kulvarlarda Ekim ayında havlu atarak tersten “tarih yazdınız.”
Bu beceriksiz ikinci transfer döneminizde, iki tane 23 yaş yabancı kontenjan hakkımız için her mevkide beşer tane adayınız olduğunu ama transferleri zamanında yetiştiremediğinizi alâlade bir durummuş gibi açıkladınız. Bu beceriksiz dönemi eleştirip, bir hoca değişikliği yapmadan esas sorunları çözmeye öncelik vermeniz gerektiğini söylediğimiz için önceden hedefe aldığınız yıllar sonra tribünlere dönen bizlere spor büro aracılığıyla operasyon çektirdiniz. Belki de başkanlık döneminizin tek başarılı ve gerçekleşen icraatı bu olabildi!
Hazırlıksızlığınız ve iş bilmezliğinizin bir diğer göstergesi olarak, hem yakın dönemin bir başka sabıkalı yönetimlerinden olan Ahmet Nur Çebi’nin yönetiminin eski kadrosuyla yola çıktınız. Döneminizde, sizden önceki ve “abim” dediğiniz başkan, camianın merakla beklediği açıklamaları yaparken kürsüde divan başkanının fiziksel saldırısına uğradı ve siz bu olayı ufak bir basın açıklamasıyla geçiştirdiniz. Tarafsız olmanız gereken divan seçimi öncesi adaylardan biriyle “Divan Lokali Projesi” için objektifler karşısına geçip poz verdiniz.