"beşli çete" lafı en çok diğer büyük hatta en büyük sermayelere yaradı. sanki bunlar namusuyla ve alın teriyle birikim yaratmış, başarı öyküsü yazmış ama beşli çete gelip iktidarın tüm imkanlarından yararlanmış, ağaç kesmiş, suyu kirletmiş gibi. 5'li değil 500'lü çete..
Yıllarımı verdiğim Cumhuriyet Halk Partisi’nden kayyum kararı sonucu olarak işime son verildi.
İnsan bazen işinden değil, değerlerinden uzaklaşan yönetim anlayışlarından ayrılır.
Ama gerçekler asla değişmez!
6 yılı aşkın süre CHP’ye ve içime işlemiş olan foto muhabirliği görevime inançla hizmet ettim. Karşılığında aldığım şey ise SGK’dan bir SMS ile Kod 48 oldu!
Koltuklar değişir, yönetimler değişir, kararlar değişir. Ama verilen emek ve yaşananlar hafızalarda kalır! +++
Nikah şahitliğinden kovmaya!
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, Alperen Kaya ve birçok emekçinin işine son verdi.
Fotomuhabir Kaya CHP’de işe Kılıçdaroğlu’nu dönemi girmişti. Ayrıca Kılıçdaroğlu, Kaya’nın nikah şahidiydi.
20 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, tahliye edildi.
90 gündür tutuklu bulunan Uludağ’ın tahliyesi, gazeteciliğin suç olmadığının bir kez daha göstergesi oldu.
Yeniden hoşgeldin Alican!
Gazetecilik suç değildir.
#GazetecilikSuçDeğildir
#AlicanUludağ
✍️ Çiğdem Toker yazdı:
📌 Cantürk Alagöz, henüz AKP milletvekili değilken Alagöz Madencilik Şirketi’ni 2021 yılında kurdu. Kurulduğunda 2 milyon TL sermayesi olan şirket birkaç ay içinde 5 milyon TL’ye yükseltti. 2025 yılının Kasım ayına gelindiğinde, Alagöz Madencilik’in sermayesi 1 milyar 300 milyon TL olmuştu. Önceki sermayesi 300 milyon TL’yken 1 milyar TL artışla 1 milyar 300 milyon TL’ye çıkarılan sermayedeki bu artışı nakit olarak Keymen İlaç sağlamıştı
https://t.co/nl9xVSUc0u
@cigdemtoker
Gazetecilik suç değildir.
TBMM'de bir kadın gazetecinin görevini yaparken Süleyman Soylu ve yanındaki kişilerce engellenmesi, soru sorarken fiziki müdahale ile durdurulmaya çalışılması basın özgürlüğüne açık bir müdahaledir.
Hiç kimse, hele ki kamu gücünü kullanmış siyasetçiler, gazetecinin koluna vurarak, görüntü almasını engelleyerek kendisini hukukun ve denetimin üstünde göremez.
Gazeteciler, TBMM’de mesleğini icra etmek için bulunur. Gazeteciden kaçan, sorudan rahatsız olanlara bunu hatırlatıyoruz. Kamu adına soru soran gazetecilere yönelik bu tutumu kabul etmiyoruz.
Bu hadsiz müdahaleyi kınıyoruz. Yetkilileri, basın özgürlüğüne ve gazetecilerin çalışma hakkına saygı göstermeye çağırıyoruz.
#GazetecilikSuçDeğildir
📌EMNİYETİN GİZLİ BİLGİLERİ AYHAN BORA KAPLAN SUÇ ÖRGÜTÜNÜN ELİNE GEÇMİŞ
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin yeniden başlayan yargılama sürecinde kritik bir detay ortaya çıktı. NEFES’in ulaştığı soruşturma kaynaklarına göre Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Şuçlarla Mücadele Başkanlığı’na ait birçok gizli veri suç örgütünün eline geçti.
📌ANKARA’DAKİ SUÇ ÖRGÜTLERİNİN DETAYLI BİLGİLERİ
Suç örgütünün ele geçirdiği emniyetin gizli bilgileri arasında Ankara’da bulunan organize suç örgütlerinin detaylı bilgileri yer aldı. Böylece, Ankara’da kaç tane suç örgütü var, bunlardan kaçı aktif, kaçı pasif konumda, örgütsel şemaları, ellerinde bulundurdukları sermaye, bağlantıları ve uzantıları gibi birçok bilgi suç örgütünün eline geçti.
📌BAKANLARA GÖNDERİLEN BİLGİ NOTLARI DA VAR
Yine ABK suç örgütünün eline geçirdiği bilgiler arasında polis şeflerinin, Ankara’daki suç örgütleriyle ilgili bakanlar için hazırladığı gizli bilgi notlarının da yer aldığı öğrenildi.
Öyle ki Kaplan’a yönelik operasyonu gerçekleştiren polis şeflerinin gizli ve özel birçok bilgisi X’de yeni açılan bir sosyal medya hesabında paylaşılmaya başlandı. Eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, konuya ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu ve ilgili sosyal medya hesabının erişime kapatılmasını, hesabı açanların da bulunmasını talep etti.
Tutuklu bulunan tüm meslektaşlarımıza dayanışma mesajlarımızı iletiyoruz.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da tutuklu gazeteci meslektaşlarımıza mesajlarını iletti.
Tüm üyelerimize ve kamuoyuna tutuklu gazeteciler ile dayanışma çağrısı yapıyoruz.
#GazetecilikSuçDeğildir
Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin "2025 Yılının Başarılı Gazetecileri" ödül törenini meslektaşlarımız ve bizlerle dayanışma gösteren dostlarımızın katılımıyla gerçekleştirdik. Ödül alan meslektaşlarımızı tebrik ediyoruz.
Törene katılan;
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, @eczozgurozel, CHP Milletvekilleri Utku Çakırözer, @utkucakirozer Okan Konuralp, @okonuralp, Ümit Özlale @UmitOzlale, Sezgin Tanrıkulu @MSTanrikulu, Aylin Nazlıaka @AylinNazliaka, Aliye Timisi Ersever @AliyeErsever, Rahmi Aşkın Türeli @ratureli, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, @hcanguner, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, @DrErkol
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, @tuncerbakirhan, DEM Parti Milletvekili Sevilay Çelenk @SevilayyCelenk, Parti Meclisi Üyesi Zeyno Bayramoğlu @_B_Zeyno, Ankara İl Eş Başkanı Fatin Kanat @fatinkanat
İYİ Parti Milletvekili Selcan Taşçı,
@stselcan
RTÜK üyesi Tuncay Keser,
@tuncayksr
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu @diskinsesi@ArzuCerkezoglu
Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım,
@OrhanYILDIRIM__
@BirlesikKamu_is
TMMOB Başkanı Emin Koramaz @eminkoramaz@TMMOB1954
Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu,
@ankarabarosu@muskoroglu
başta olmak üzere katılan ve dayanışma gösteren tüm konuklarımıza; Her zaman mücadeleyi birlikte yürüttüğümüz basın meslek örgütleri ve STK temsilcilerine;
Bize güç katan tüm üyelerimiz, meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
"Gazetecilik Suç Değildir!" diye haykırmaya her platformda devam edecek, mesleğimizin ilkelerini savunacak, özlük hakları iyileşene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Tutuklu gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması çağrımızı bir kez daha yeniliyoruz!
Ödül töreninde görev alan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerine, @GorunumGzt, programın sunumundaki büyük emeği nedeniyle Bala Ateş’e,
@balaates, katkılarından dolayı Gökmen Mumcular, @gokmumcular ve Cansu Timur'a @CansuTimur emeği geçen, dayanışma gösteren tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz.
@cgdankara@CagdasGazeteci@demet_aran@ceren_dnz@AEmekkent@cgdege@CGD_BURSA@alibas26@GKarafazli@yaylaa28
#GazetecilikSuçDeğildir
Zeytin ağacı Homeros'un kulağına fısıldadı:
"Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce de buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım "
https://t.co/pxO8t8ryQX
Ankara’nın köklü mahallelerindeki kimlikli yapılar bir bir yıkılırken Ankara grileşiyor. Bu grileşen ortamda bir renk daha solmak üzere: Mavi.
Eğer Mavi Apartman yıkılırsa ortaya çıkan enkaz sadece bir beton yığını olmayacak, aynı zamanda bu sokakta 71 yıllık bir hafıza, yaşayanlarının anıları, belleğimiz o enkazın altında kalacak. Bu bir kentsel dönüşüm değil, hafızının kırımı, belleğin enkazlaşmasıdır.
https://t.co/smskYVNaWm
İşten çıktım metroya bindim. Karşılaştığım tablo hiç de şaşırtmadı.
Gözüme çarpan kim varsa telefonundan hesap makinesiyle asgari ücretle maaşını çarpıyor. Kimisi ise yapay zekaya soruyor. Yüzleri düşüyor.
İndim, Marmaray’a aktarma yaptım yine aynı fotoğraf karşıma çıktı. Telefonlar elde, oyun yok, mesajlaşma yok. Asgari ücret üzerinden maaşlar hesaplanıyor, derin derin iç çekiliyor.
Konuştuğum bir ekonomist 2026 yılının sosyal bir felaket olacağını söylemişti.
Belirlenen bu ücretle sosyal, psikolojik ve manevi bir çöküş ve çürüme kaçınılmaz.
Nefes gazetesi muhabiri ve üyemiz Nisanur Yıldırım’a “Bakanın şirketine 150 milyon dolar piyango vurdu” başlıklı haberi nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un şikayeti üzerine “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamasıyla dava açıldı.
Yıldırım’ın duruşması yarın saat 10.35’te Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek.
Gazeteciler haberlerini kamuyu bilgilendirmek için yapar. Kamu görevlilerinin haberini yapmak ve bunu kamuoyuna duyurmak suç değildir. İktidarın mesleğimizi davalarla yıpratmalarına izin vermeyeceğiz.
#GazetecilikSuçDeğildir
🔴 "11. Yargı Paketi", Adalet Komisyonu'nda...
CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül: İki gün önce -gözlerim yaşardı- bir kadın aradı beni, bir anne aradı, 3 çocuğunu depremde kaybetmiş kadın, 3 çocuğunu ve daha sonra, firar eden kişiler bir AK Parti milletvekilinin damadının evinde yakalanmış, kadın bağırıyor, 'Adalet istiyorum' diyor. Düşünebiliyor musunuz? Daha dün gelen bir vatandaşın da avukat oğlu Maraş depreminde, yine Maraş depremde vefat etmiş, 'Biz adalet arıyoruz' diyor.
https://t.co/bNmUTuzg4s
@avsbulbul
Sözcü TV’deki yönetim değişikliğinin ardından çok sayıda meslektaşımızın işine son verildi.
Gazetecilerin iş güvencesinin kişilerin iki dudağı arasında olduğunu bir kez daha ortaya koyan bu kıyım, dayanışmanın önemini de bir kez daha gösterdi. Keyfi şekilde işlerinden edilen arkadaşlarımızın yanında olacağız.
İşten çıkarmaların devam edeceğine yönelik kaygımızı da paylaşıyoruz. Süreci yakından takip ettiğimizi tüm meslektaşlarımıza duyuruyoruz.
Soruyorum: Siz hem Adalet Bakanı Hem de HSK'nın başkanısınız:
Neden anayasayı çiğneme cüretinde bulunan bu hakimler hakkında işlem yapmadığınız gibi tek söz dahi etmediniz?
Fotoğrafını gördüğünüz bu çocuk Tayfun Kahraman’ın kızı Vera.
Vera, babasını görüş kabinlerinde tanıdı.
Adaletin yarısı yasa yarısı vicdandır.
Soruyorum: bu sizin vicdanınıza sızlatmıyor mu?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek:
Adalet Bakan Yardımcısıyken 29 Ocak 2024’te kamu şirketi olan Eti Maden’e Yönetim Kurulu üyeliğine atandı. Bu üyelik 29 Temmuz 2025’te yenilendi. Kasım 2024’ten 6 Ağustos 2025’e kadar yani Başsavcılık döneminde kamu şirketi Eti Maden'den 9 ay boyunca huzur hakkı aldı.
Sayın Bakan bu konuda neden hiçbir açıklamada bulunmadınız?
Başsavcı da olsa Adalet Bakan Yardımcısı da olsa bu kişinin resmi veya özel bir görev alması, üstelik maaş alması, Anayasanın 140’ıncı ve Hakimler ve Savcılar Kanununun 48’inci maddesi gereğince yasaktır.
👉Siz İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının idari bakımdan denetleyicisi değil misiniz?
👉Neden bu savcıyı derhal görevden alıp hakkında adli ve idari soruşturma başlatmadınız? Başlatacak mısınız?
Sayın Bakan;
Soruyorum:
YETKİNİZ Mİ YOKTU YOKSA BU İŞ SİZİ AŞIYOR MU?
Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığı Ekim 2024'ten sonra her sabah bir başka şafak operasyonuyla uyanmaya başladık.
Bu "kişi", İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi ve 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen en kritik davalarda mahkeme başkanıydı.
Kaftancıoğlu, Demirtaş, ÇHD, TTB ve en önemlisi AYM’ye “Berberoğlu kararını tanımıyorum” diyerek rest çekmiş birisi.
TEST EDİLDİ, ÖDÜLLENDİRİLDİ , OPERASYON MERKEZİNİN BAŞINA OTURTULDU‼️