Makine Mühendisi, Teknik Danışman, Eğitmen, Denetçi -- Tek yönden değil, geniş açıyla bakmaya çalışan bir Trabzonspor Sevdalısı... İnadına Trabzonspor!
5'te 5 TS'nin yeni bölümü yayında. w/Ramos
-Oulai'nin gidişi
-Nwaiwu & Onuachu teklifleri ve yerine gelecekler
-Eren Mert mevzusu
-Osorio & Tsygankov
-TS'den bu sezon neler beklenmeli
https://t.co/901v9dx2g5
🔥 Trabzonspor gündeminin sezon boyunca konuşulacağı Fırtına ikinci bölümüyle yayında!
👀 Eren Mert neden istifa etti?
🤝 Dario Osorio gelecek mi?
🎙️ @merrveal & @OnurNizamoglu_ & @ustadogus
📺https://t.co/U3Q95DqOCy
Ben hayatımda ilk kez teknik heyette ya da yönetimde yer almayan bir kulüp profesyonelinin istifası sonrası kaosa giren futbol kulübü görüyorum. Bu tacı da kimselere bırakmayan Trabzonspor'u tebrik ederim.
Görüş ayrılığı, ego, ücret meselesi bilmem ne. Bence asıl konuşmamız gereken bunların hiçbiri değil.
Tekrarlıyorum, bir kulüp profesyonelinin ayrılığının bu kadar büyük bir kamplaşma yaratabilmesi akıl dışı. Dışarıdan bakan hiç kimsenin, bakın hiç kimsenin kulübün içinde yaşananları bütün boyutlarıyla bilme şansı yok.
Trabzonspor dev bir kulüp ama Trabzon çok küçük bir şehir. Kulüp de profesyonel bir organizasyondan çok büyük bir cemiyet gibi. Camia demiyorum bak, cemiyet. Herkes birbirini tanıyor, herkes bir yerden bir şey duyuyor, herkesin bir kaynağı var. Bunun hayırlı olduğu taraflar da olabilir de genel olarak manzara tam bugün yaşadığımız gibi.
Sürekli dolaşımda olan birtakım bilgiler var. Bilmediğimiz bir şey yok. Hiçbirimiz de demiyoruz ki kardeşim ben kimim de Trabzonspor'un bu bilgisine hakimim ya, bana niye geliyor abi bu? Saçma olan o. Bilgiyi alan kişiler değil, bilginin gelmesi, taşınması.
Kulübün iç işleyişine dair olmaması gereken kadar fazla detay kamuoyunda dolaşıyor. Sürekli ama sürekli. Üstelik çok da zıt veriler bunlar. Eh bunun üzerinden de insanlar kime meyletmişse onun üzerinden birbirini hedef alıyor. Scout ekibini destekleyenler hocaya yükleniyor, hocayı destekleyenler scout ekibine. İstanbul medyasının hangi tarafı öne çıkardığı bile tartışmanın başka bir cephesi hâline geldi ki tecrübelerimiz çok tatlı değil zaten bu açıdan.
Bu hiç sağlıklı bir zemin değil.
Daha önce Gökhan, hocayla scout ekibi arasında sorunlar olduğunu söylediğinde ciddi şekilde eleştirilmişti. Ben o gün de şunu söylemiştim: Gökhan ne duyuyorsa bugüne kadar söyleyen, bunu da gizlemeyen biri. Bu yönüyle inanılmaz tutarlı. Ben olsam o bilgiyi o gün paylaşmazdım ama o paylaşır. Nitekim doğru olduğu da teyitlendi. Şimdi de onun Eren Mert'e yakın durduğunu düşündükleri için yapılan her eleştiriyi isimli isimsiz ona da yöneltiyormillet. Gökhan bir aracı isim bu arada derdimi anlatabilmek için; meselenin artık kişiler üzerinden okunmaya başlandığını göstermek için örnekliyorum. Salın adamı artık.
Profesyonel yapılarda insanlar gelir, insanlar gider. Teknik direktör değişir, scout değişir, sportif direktör değişir. Kurum devam eder.
Eğer tek bir profesyonelin ayrılığı kulübü böyle bir kaosa sürüklüyorsa burada bizim sistemi sorgulamamız lazım.
Haklılık meselesini geçtik, içeride yaşanan her kırılma dışarıda bir taraf savaşına dönüşüyor. Belki halledilebilecek sorunlar büyüyor, çözümsüzleşiyor. Ünal'ı Güneş'i Ahmet'i Mehmet'i hepsinde oldu oluyor.
Trabzonspor'un büyüklüğü, cemiyetin küçüklüğüne yem oluyor yani. Yine. Yeniden.
Bu olay özelinde de kim haklı bilmiyorum. Vallahi bilmiyorum. Zaten bunu dışarıdan hiçbirimiz bilemeyiz. Ama şunu söyleyebilirim. Fatih Tekke kolay bir karakter değil, eleştiriyi kolay hazmeden, egosunu kolay yöneten biri değil - bence. İyi adam ama fazla kendine dönük, alıngan bir tabiatı var, tırnak içinde mağdur edebiyatını seviyor her Trabzonlu gibi biraz. Öte tarafta da scout ekibi, özellikle son dönemde yaptığı sansasyonel transferlerin oluşturduğu rüzgârla belki kendi etkisini biraz fazla büyüttü, bu transferlerin büyüsüne fazla kapıldı. BENCE. Belki öyleydi, belki değildi, bunu da içeridekiler bilir.
Böyle karakterleri aynı masada yönetmek ise başkanın işidir. Şahsi tecrübeden de söylüyorum, en zoru insan yönetmek, ego yönetmek. Hele ki bu kadar büyük kitlelere hitap eden, göz önünde kurumlarda. Görünen o ki bu süreçte o denge kurulamadı. Bazen olmaz.
Profesyonel hayatta yollar ayrılır. Bazen doğru insanlarla bile yollar ayrılır. Seven sevdiğini bırakıyor yahu, siz ne anlatıyorsunuz :D
Eren Mert'in yolu açık olsun. Artık geriye dönüp taraf seçmektense önümüze bakmamız gerekiyor.
Trabzonspor'un daha güçlü bir kurum kültürüne, daha net sınırlara ve içeride kalması gereken meselelerin gerçekten içeride kalabilmesine ihtiyacı var. Yoksa hepimiz çeşitli whatsapp gruplarından duymaya, öğrenmeye, cepheleşmeye, savaşmaya devam edeceğiz böyle.
İnanılmaz saçma.
🇵🇹 Portekiz'in Kuzeyi | 2. Bölüm şimdi yayında! 🔥
Trabzonspor'un yeni transferi Noah Saviolo'yu tüm yönleriyle masaya yatırıyoruz.
⚽ Oyun profili 📊 Güçlü ve zayıf yönleri 🎯 Portekiz'deki performansı 🔍 Trabzonspor'a neler katacak?
https://t.co/UVTQo2GxIM
Portekizinkuzeyi ilk kaydı hazır !!!
🎥 PRESTIANNI TRABZONSPOR'A GELİYOR MU?
Benfica'nın genç yıldızı Prestianni, Trabzonspor için doğru transfer olur mu? Oyun stili, güçlü yönleri, eksikleri ve transfer ihtimalini detaylı analiz ettim.
https://t.co/Inqg6gjj5G
#Trabzonspor #Prestianni #Benfica #TS #Transfer #YouTube
Bazı vedalar, geçirilen zamandan değil; kurulan bağdan dolayı anlam taşır.
Bu armaya duyduğun aidiyet ve geride bıraktığın unutulmaz izler için teşekkürler Felipe ❤️💙
Mecraya, gündeme soğuk kaldım, tam linci kaçırdım ki severiz linç malum, eski tecrübeler. Fakat iki laf da ben etmiş olayım mevzuya bakınca. Beni tanıyanlar sözümü pek esirgemeyeceğimi bilirler, tanıdığım sevdiğim kişilere özenle yaklaşırım elbette, o başka. Gökhan’ı yüz yüze hiç görmedim ama epey izledim ve bence anladım da. İçerik sıkıntılı mı? Evet bence sıkıntılı, yani ben paylaşmayı tercih etmezdim misal, çünkü bizim camia küçük, etki alanı büyük insanların hassas konularda her lafı olay yaratabiliyor. FAKAT. Aşırı tutarlı. Gökhan’ı azıcık tanımış olanlar bu kardeşimin yıllardır hep aynı şeyi dediğini de bilir: “şeffaf olun, ben duyduğumu söylerim.” Transfer konusunda da muhabirleri, duyumcuları vs hep darlamıştır oldu bitti, gizlemeyin konuşun açık olun diye. Yani kendisiyle son derece tutarlı, dünden bugüne değişmedi, aynı. Gökhan duyduğu haberi söyler, olumlu veya olumsuz etki yaratır, ama söyler. Olai iyi sonuç verdi, bu vermez. Ama hep söyledi. Ajandası yok adamın. Niyete girmiyorum bile. Ajandası yok bakın, öyle bir derdi yok. Bu işler zor, kendini ortaya koyuyorsun her sözünde, her dakikanda, her yayınında vs. Gökhan öfkeli anında da açıyor yayını çat çat anlık hissiyle ve samimiyetiyle konuşuyor. Samimi kalmaya ve kendi olmaya devam ediyor. Sev, sevme. Bu hem farkı, hem de bence handikapı. Alınacak bir ders varsa alınır ama takılmaya gerek yok, bunu Gökhan’a söylüyorum, bu işin götürüsü bu. Direkt Gökhan’a ne yazacaktıysam buraya yazdım.
Oulai'yi keşfeden Bastia scoutu Pierre Antonetti ile yaptığımız röportaj yayında.
İzlemek isteyenler için link aşağıda.
"Oulai'yi ilk izlediğimde defterime yazdığım ilk kelime 'Sihirbaz" oldu. Pozisyonunda dünyanın en iyi oyuncusu olabilir. Onu Verratti'ye benzetmiştim. Ama onun artık kendine has bir tarzı var"
https://t.co/19HlngF3te
Noah Saviolo'nun kariyerinde en çok skor katkısı verdiği teknik adam olan Luis Pinto ile yaptığımız röportaj.
Pinto'nun açıklamalarından öne çıkan kısımlar;
🔴Noah son derece yetenekli ve bire birde (1v1) muazzam becerilere sahip bir oyuncu. Özellikle önünde geniş alan bulduğunda, savunma arkasına sarkabileceği metreler yakaladığında durdurulması imkansız bir güce dönüşüyor.
🔴Oyununun üçüncü bölümü, üzerinde çalışmaya ve kendini geliştirmeye devam etmesi gereken en kritik alan.
🔴Onun için en büyük sınav, günümüz futbolunda ne kadar nadir ve özel yeteneklere sahip olduğunun farkına varması ve her zaman odaklanmış durumda kalmasıdır. Çünkü kafasını tamamen oyuna verdiğinde hem hücumda büyüleyici işler yapıyor hem de savunmaya inanılmaz bir katkı sağlıyor
🔴Günümüz futbolunda onun gibi saf yeteneklere ve bire bir eksiltme becerisine sahip oyuncu bulmak artık çok zor. Bu nadir özellikleri sayesinde gelecekte Avrupa’nın en üst düzey liglerinde rahatça oynayabilecek bir potansiyele sahip. Oyun tarzı olarak dünya futbolunda en çok Manchester City forması giyen Jeremy Doku’ya benziyor.
🔴Üçüncü bölgedeki etkinliğini ve zihinsel devamlılığını geliştirirse, Portekiz Milli Takımı formasını giyebilir.
Dipnot; Pinto, oyuncunun sakatlık geçmişi hakkında da şunları söyledi;
"Geçtiğimiz sezon, ondan önceki toplam 3 sezondan daha fazla maçta süre aldı. Zirvede/üst seviyede kalabilmek için gereken standartları ve disiplini artık kavradığını düşünüyorum."